Haber

HAK-PAR: KÜRD DILI SEÇMELI DEGIL, RESMI EGITIM DILI OLMALIDIR

TC Anayasasi’nin 42’nci maddesine göre ‘Egitim-Ögretimde Türkçeden baska hiçbir dilin anadil’ olarak taninmadigi’ bilinmektedir. Bu madde Kürd dilinin statüsünü yok etmekte, Kürdçenin anadil olarak kabul edilmesini yasaklamaktadir. Ancak uluslararasi hukuk ve Avrupa Konseyi kararlari bu maddenin üstündedir. Türkiye Avrupa Konseyi’ne üye bir devlettir, Avrupa Insan Haklari ve Temel Özgürlüklerin Korunmasi Sözlesmesine taraf olmus ve bu sözlesmeyi imzalamistir. Bu nedenle Türkiye akademik özgürlüklerin korunmasinin yani sira ifade, düsünce, gösteri ve toplanma özgürlüklerini korumak ve güvence altinda tutmak zorundadir. Iktidar vatandaslik haklarini, egitim hakkini ve akademik özgürlügü koruma ve gelistirmekle yükümlüdür.

Esas itibari ile devletin, Türkçenin yani sira Kürdçeyi de ikinci resmi dil olarak tanimasi ve Kürdçe egitim-ögretim hakkini anayasal güvence altina almasi gerekmektedir. Avrupa Konseyi ve Avrupa Insan Haklari ve Temel Özgürlüklerin Korunmasina Dair Sözlesme taraf ülkeler için bu konuda buyurucu hükümler tasimaktadir. Buna göre Türkiye’de Kürdçe egitim talebinin, ögrencilerin ana dillerin birinde egitim- ögrenim görme hakki çerçevesinde degerlendirilmesi gerekir. Türkiye tüm bu edimlerden kaçinarak okullarda Kürdçeyi ‘seçmeli ders’ kapsamina almistir.

KÜRD VELILERI VE ÖGRENCILERE SESLENIYORUZ

Kürd diline sahip çikin, “seçmeli’ de olsa egitim-ögretimde kendi dilinizi tercih edin. Bu hakkinizi bulundugunuz her yerde elde edin, koruyun ve gelistirin. Ortaokullardaki çocuklarimizin anadilimizle bir dönem için bile olsa temas etmesi, tanismasi, anadilimizi ders kitabinda görmesi ile ömrü boyunca dilimizi ve benligini koruma sansini verecektir.

Devlet okullari ve Milli Egitime bagli özel okullarda seçmeli Kürdçe dersleri yetersiz de olsa agir asimilasyon nedeniyle diline yabancilasan çocuklarimiz ilk kez Kürdçeyle tanisacak, dilimizi sahiplenecek ve birkaç kelime de olsa gündelik dilde kullanmaya baslayacak, hatta evde konusulmasini bile saglayabilecektir. Çocuklarimizin anadilimizi seçmeli ders olarak da olsa tercih etmesi güçlü ve uzun vadeli etkilerde bulunacaktir. Seçmeli Kürdçe derslerine talebin artmasi anadilimizde egitimin de okul öncesinden baslamasini mümkün kilacaktir.

Bu yil ortaokullarda ders seçme dönemi Ocak ayinin son haftasi sona erecek. Ortaokullarin 5, 6, 7 ve 8. siniflarinda ögrenim gören ögrencileri olan ebeveynlerden Kirmançki (Zazaki) ve Kurmanci’yi tercih etmelerini öneriyoruz.

Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR olarak, ögretmenlerimizi ve okul yöneticilerimizi seçmeli Kürdçe dersler konusunda ögrencilerimizi gerektigi gibi bilgilendirmeye davet ediyoruz.

HAK-PAR, olarak iktidara sesleniyoruz;

Bugüne dek ‘anti-demokratik’ hükümler olarak tanimladiginiz bir çok yasal hükümleri meriyetten kaldirmak için anayasayi defalarca degistirmekte tereddüt etmemis olan iktidariniz, bu konuda da yeni bir düzenleme getirip anayasanin ilgili yasa maddesini degistirmeniz gerekmektedir. 5 Aralik 2003 tarihinde iktidariniz tarafindan kabul edilen ve 25307 sayili Resmî Gazetede, yayinlanan hükme göre Kürdçe, ‘Türk vatandaslarinin günlük yasamlarinda geleneksel olarak konusulan bir lehçe’ kategorisinde tarif edilmis. Oysaki Kürd dili zengin ve kadim bir dildir. Kürdçeyi Türkiye’nin ana dil statüsünden yoksun birakmak, Kürdçe programlari ‘Dogu Dilleri” diye sifatlandirip ‘Yasayan Diller Enstitülerine’ havale etmek büyük bir yanlistir. Bu anlayis Kürd dilinin önemini büyük ölçüde azaltan komik bir anlayistir. Bu inandiriciliktan uzak olan bir görüstür. Bu görüs içte ve dista Türkiye’nin güven ve sayginligini da azaltmaktadir.

Dogru olan gerekli ve makul olan Kürdçenin de Türkçe’nin yansira resmi dil olmasi ve Kürdçe dilinin egitim ögretimin her asamasinda egitim dili haline gelmesidir.

Bu konuda gerekli yasal degisiklikler yapilmali ve bu hukuksuzluk giderilmelidir. 07.01.2021

Latif EPÖZDEMIR
Hak ve Özgürlükler Partisi / HAK-PAR Genel Baskani

Dengê Kurdistan

Back to top button