Haber

HAK-PAR: Kürt Meselesi Çözülmeden Sistem Tartismalari Çözüm Olamaz !

Hak Ve Özgürlükler Partisi Parti Meclis 28 Mayis 2022 tarihinde Genel Merkez’de toplanarak gündeminde ki konulari görüstü ve kamuoyuna asagidaki bildirinin yayimlanmasi kararlastirildi;

Çok uluslu, çok renkli bir toplum olan Türkiye’nin tek devlet, tek bayrak, tek din, tek dil slogani ile ifade edilen tekçilige ve asiri merkeziyetçilige dayanan idari yapilanmasi, 16 Nisan 2017 tarihindeki referandumu takiben parlamenter sistem yerine Cumhurbaskanligi sistemine geçilmesiyle neredeyse tek adam rejimine evirilerek daha otoriter bir hale dönüstü.

Demokrasi gelenegi zayif, sorun çözmek yerine bastirma kültürüne sahip Ortadogulu siyasetçilerin söz konusu sistemleri çagdas, demokratik içerikle insa etmeleri zaten beklenmemekteydi.

Bugün Türkiye’nin, yine sistem tartismalari içinde olmasi sasirtici degildir.

Türkiye’nin gerçek anlamda demokratik bir anayasaya, kültüre, hukukun üstünlügüne, güçler ayriligina dayanan bir sisteme kavusamamasinin en önemli nedeni Kürt sorunudur.

Kürt sorununun adil ve esitlikçi bir çözüme kavusturulmasini, Alevi sorununun gerçek bir laiklikle çözüme kavusturulmasini içermeyen sistem tartismalari bosa kürek çekmektir.

HAK-PAR Parti Meclisi, iktidari ile muhalefeti ile Türkiye’yi yönetenleri; pahalilik, yoksulluk, açlik ve issizlik ile patlama noktasina gelen topluma, irkçiligin, sovenizmin eslik ettigi asiri kutuplastirilmis idari sistem tartismalari yerine, temel yapisal sorunlarin çözümünü de içeren çagdas anlamda bir demokrasi projesi sunmaya davet eder.

HAK-PAR Parti meclis Kürtlerin enerjilerini, toplumsal problemlerin çözümüne yönelik hiçbir somut projeleri bulunmayan Millet Ittifaki ile Cumhur ittifakinin iktidar çekismesinde harcamak yerine kendi temel istemleri çerçevesinde siyaset üretmek, örgütlenmek, mesru hak ve özgürlük taleplerini merkeze alip seferber olmak için harcamaya çagirir.

Parti Meclisimiz, Rusya-Ukrayna Savasini ve yarattigi sonuçlari da degerlendirdi;

Küresel Emperyalist güçlerin hegemonya mücadelesi olarak degerlendirilen bu savasin her geçen gün tüm dünyayi ve bölgemizi daha tehlikeli boyutlar kazanarak etkileyecegi tespitini yapti.

Bilindigi gibi; 14 Dogu Avrupa ülkesini de bünyesine katarak genisleyen NATO’nun Rusya sinirindaki Ukrayna’yi da kapsama çabasi, savasi Avrupa’ya tasimis, Rusya Ukrayna’nin pek çok kentini isgal etmisti.

ABD, Avrupa ülkelerinin yaptirimlarla, para ve silah yardimlariyla harladiklari Rusya Ukrayna savasi devam ediyor. Savas büyük insani kayiplarla, Ukrayna da kentlerin yerle bir olmasiyla, , alt yapinin tahrip edilmesiyle sürerken, hammadde tedarik hatlarindaki aksakliklar, asiri fiyat artislariyla belirginlesen küresel enerji ve gida krizini de büyütüyor. Kitlesel göçler, Irkçilik, militarizm güçleniyor, ülkeler daha çok silahlanmak için bütçelerinden büyük paylar ayirmaya yöneliyor.

Yayilma egilimi gösteren bu savas bir an önce bitirilmeli, Emperyalist ülkeler ellerini bölgeden çekmeli, Rusya isgali sonlandirmali, Ukrayna da Dombas bölgesinin bagimsizlik talebini kabul etmelidir.

Öte yandan, Rusya- Ukrayna savasi yeni gerilimlere de kaynaklik ediyor; Isveç ve Finlandiya da NATO’ya katilmak için harekete geçmis bulunuyorlar.

Türkiye de iktidar, bir yandan bu ülkelerin ‘terör örgütlerine destek ‘verdiklerini ileri sürerek NATO ya katilmalarini veto edecegini ifade ederken diger yandan mevcut durumu firsata çevirerek Suriye siniri boyunca Bati Kürdistan’i tümden isgal etme planlari yapiyor.

Suriye’nin Kuzeyinde bir Kürt yapilanmasini ‘beka sorunu’ olarak gören ve basta Afrin olmak üzere pek çok bölgeyi isgal eden Türkiye, bu kez sinir boyunca 30 kilometrelik alani isgal etmeyi, burayi ‘güvenli bölge’ haline getirmeyi ve bu alana Türkiye’de bulunan 1milyon Suriyeli Arap mülteciyi yerlestirmeyi planladigini ifade ediyor.

Burada ki PKK/PYD varligini gerekçe yapan Türkiye’nin asil hedefinin bölgenin demografik yapisinin degistirilerek Kürtsüzlestirilmesi, Kürtlerin her hangi bir statü sahibi olmalarinin engellenmesi oldugu asikardir.

Türkiye Güney Kürdistan Federe Bölgesine de ayni gerekçelerle askeri operasyonlar gerçeklestiriyor, kalici üstlenmelere gidiyor.

Türk devleti hiçbir olumlu sonuç üretmedigi defalarca test edilen Kürt karsiti politikasini terk etmelidir. Her halk gibi Kürtlerin de kendi topraklari üzerinde özgürce yasama hakkinin oldugunu kabul etmelidir. Türkiye’yi yönetenleri; Kürt meselesini PKK ye indirgemekten vazgeçmeye, kendi sinirlari içinde Kürtlerin mesru haklarini teslim etmeye, esitlige dayali bir çözüm üretmeye, sinirlari disindaki Kürtlerle de iyi komsuluk iliskileri içinde olmaya çagiriyoruz.

HAK-PAR Parti Meclisi; her geçen gün Kürt karsiti karakteri daha da belirginlesen PKK’nin, Türkiye basta olmak üzere sömürgeci devletlerin her Kürt kazanimina saldirmalari için uygun zemin hazirlayan, yarattigi provokasyonlarla bu türden operasyonlara mesruiyet kazandiran eylemlerini özellikle son günlerde yeniden alevlendirilen, Güney Kürdistan Federe Bölgesindeki yasadisi etkinliklerini, provakatif saldirilarini Dohok ve Zaho’da TV ve Radyo kanalarini hedef alan roketatarli saldirilarini Kürt karsiti eylemler olarak degerlendiriyor ve siddetle kiniyoruz.

9.Kongre sonrasi yapilan ilk PM toplantisinda seçilen yeni Baskanlik Kurulu ve görev alanlari asagida belirtildigi sekilde olustu:

· Arif Sevinç Örgüt ve Örgütlenme Isleri

· Cafer Sterk Dis Iliskiler

· Davut Bilmis Ekonomi Alani

· Fazilet Çulha Kadin ve Örgütlenmesi

· Ibrahim Demirbas ‘

· Ilhan Çetin Basin ve Yayin Isleri

· Mehmet Gökçe Gençlik ve Örgütlenmesi

· Mahsum Çelebi —

· Mehmet Sevinç —

· Mehmet Sah Eren Siyasi Parti ve STK lar

· Necati Bayram Mali Isler

· Sait Demir —

· Semra Arcan Gökçen Hukuk ve Insan Haklari

· Zeki Çiçek —

Hak ve Özgürlükler Partisi

HAK-PAR Basin Bürosu

Dengê Kurdistan

Back to top button