34 yillik savasin Kürtler açisindan bilançosu: Kayip çok, kazanim sifir
Ülkemizi kan gölüne dönüstüren bu savas birçoklarinin dedigi gibi Agustos 1984’te baslamadi. Bu kirli savas 1978’de PKK’nin KUK, Rizgari, TKSP taraftarlarina sikilan kursunlariyla baslatildi ve bu yil 34 yilini dolduruyor. Bu savas basindan beri senaryosu yazilan ve yurtsever Kürt hareketinin canlandigi anda hayata geçirilen bir plan geregi Kürt halkina karsi baslatilan bir savastir. Türk devleti atalarindan edindigi tecrübelerle, hesapli bir sekilde bir kaç bin asker kaybini göze alarak bu savasi Kürt halkinin özgürlük mücadelesini bosa çikartmak için baslatti.
Bu savas araciligi ile:
40 bin Kürt katledildi.
17 bin faili meçhul cinayet meydana geldi.
Binlerce yerlesim yeri bosaltildi ve milyonlarca Kürt yurdundan oldu.
Ormanlarimiz yakildi, yaylalarimiza çikmamiz yasaklandi ve insanlarimiz geçim kaynaklari ellerinden alinarak batiya göçe zorlandi.
Kürt’lerin ülkelerinden kopup tüm Türkiye’ye yayilmalari ile bölgesel etnik yogunluluk birçok yerde yok edildi
Bu zorunlu göç ile milyonlarca Kürt asimile edildi. Izmir’e, Mersin’e, Adana’ya Istanbul’a v.b. illeri yerlesen Kürtlerin çocuklari, kendi anadillerini unuttuklari gibi Kürt olduklarini dahi kabullenmiyorlar artik.
Bu savas sayesinde Malatya, Maras, Adiyaman, Sivas , Erzincan, Erzurum, Elazig, Urfa , Kars , Antep ve Dersim Türklestirildi. Bu bölgelerin Kürtlere ait oldugunu ve orada yasayanlarin çogunlukla Kürt oldugunu kabullenen yerli sayisi oldukça azaldi. Böylece bu savas sayesinde Kuzey Kürdistan topraklarinin en az %50sini ve milyonlarca insanimizi kayip ettik.
Bütün bu acilara ve kayiplara ragmen Kürt halki 1970lerde sahip oldugu ya da olmadigi mevziden bir adim dahi ileri gitmis degil. Bu da bu savasin yalniz ve yalnizca Kürtlere zarar veren ve Kürtlere karsi yapilan bir savas oldugunun bir kanitidir. Hiç kimse kalkipta Türk ordusuna karsi 30 yildan beri kahramanca savasan bir Kürt halkinin kurtulus savasindan bahsetmesin. Bu tarihi tanimamak ve Kürtleri ahmak yerine koymaktir. Türkiye devletinin kaybi bir kaç bin asker ve bir kaç trilyon lira paradir. Ama buna karsi gelecege yönelik elde ettigi yeralti ve yerüstü kaynaklari ile yüzbinlerce kilometrekarelik bir alan, milyonlarca insanin yasadigi bir pazar ve yüzyillar için garantiye bagladigi nice Katrilyon gelirdir.
Osmanlilar sömürgecilik politikalari geregi binlerce askerinin yasami pahasina tüm Ortadogu’dan, kuzey Afrika’ya Balkan’lara yayilan bir imparatorluk kurdu. Türk devleti de emelleri için yeniçeri ordusundan, Hamidiye Alaylarindan edindigi tecrübeleriyle yoluna devam ediyor ve bu kez de yaygin ve sömürgeci emelleri için Kürtleri kullaniyor. Bugün Kürtlere karsi en acimasiz savas yürütenler Kürt asilli ya da kökleri Kürdistan’dan giden kisilerden olusuyor. JITEM itirafçi eski PKK’lilari katil olarak kendi halkina karsi kullandi. Türk devleti içindeki elemanlariyla PKK’yi kullanarak Kürtlere karsi bir savas baslatti. Bu arada kendisinin de bir kaç bin asker kayip edebilecegini atalari gibi o da hesaba katti.
Kürt halkinin kurtulusu için en temiz duygulari ile daga çikip savasan, sehit olan Kürt çocuklari Kürdistan’in kurtulusuna inanarak en degerli varliklari olan yasamlarini vermekten çekinmediler. Onlara hayatlarini vermekten baska bir alternatif birakilmadi. Bu çocuklarimiz ne yazik ki Türk devletinin sinsi oyununa getirilip kullanilmis, yasamlarindan olmus ve bu çirkin emelleri için kurban edilmis yavrularimizdir. Türk devleti Kürt halkina karsi ürettigi bir savasla hem ülkemizi hem de çocuklarimizin yasamini elimizden aldi.
Sonuçta 34 yillik savasin Kürtler açisindan bilançosunu kayip çok, kazanim sifir’ diye yorumlamak sanirim hiçte yanlis olmayacaktir.
Buna dayanarak kendimize sormamiz gereken bir kaç soru olacak:
Biz neden bu savasa girdik?
Bizi kim bu savasa soktu?
Neden hala savasmaya devam ediyoruz?
Bu savas bize ne getirdi ve ne getirecek?
Eger bunu devlet istiyorduysa, biz bu oyuna gelmek zorunda miydik?
Bu sorularin cevabi Kürt halkinin gelecegini belirleyecek niteliktedir.
Dr. H. Gundî