Makale

Cumhurbaskani Gül, ABD Büyükelçisi’ne ne anlatmisti?

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone, Cumhurbaskani Abdullah Gül’e güven mektubunu sundugunda ilginç bir seyle karsilasiyor.

Aslinda simdi bakinca ilginç bir durum olmadigi anlasiliyor ama Ricciardone gibi 28 Subat sürecinde Türkiye’de görev yapmis, bu ülkenin kodlarini iyi bilen birisi açisindan ilginç.

28 Ocak 2011 tarihinde güven mektubunu sunuyor Ricciardone.

Makama kabul edilirim, güven mektubunu sunarim 5 dakika süren bir prosedürden sonra makamdan ayrilirim diye düsünüyor.

Ama düsündügünün tam tersi oluyor.

Cumhurbaskani Gül, diplomasiden de geldigi için daha önceki görevinden dolayi tanidigi Büyükelçiye, Türkiye’nin nasil degistigini anlatmaya basliyor.

Cumhurbaskani Gül, Türkiye’nin nasil degistigini hangi örnekten anlatmaya basliyor?

Duble yollardan mi, saglik hizmetlerinden mi, Türk Hava Yollari’ndan mi, yoksa askeri vesayetin geriletilmesinden mi?

Hayir.

Türkiye’nin degisimini Kürt sorunu üzerinden anlatmaya basliyor.

ABD Büyükelçisi açisindan çarpici olan nokta da bu.

Bir süre önce, bir grup gazeteciyle yaptigimiz sohbet sirasinda Ricciardone, ‘Bu konudan baslamasina sasirdim dogrusu’ demisti.

Ama eklemisti, ‘Daha da sasirtici olan benim 1990’larda düsündügüm seyleri söyledi.’

Peki ne söylemis Cumhurbaskani Gül?

‘Bu sorun sadece askeri yöntemlerle çözülebilecek bir konu degil, daha derin bir siyasi konudur. Sorunun çözümü için, teröristler umut olmak yerine, biz umut olmaliyiz.’

Cumhurbaskani Gül bunlari söyleyince ABD büyükelçisi, ‘Tamam’ demis. ‘Bu is çözülecek.’

Komplo teorilerini bir yana birakalim. ABD Büyükelçisi’nin, ‘Tamam bu is çözülecek’ dedigi nokta su. Türkiye’nin sorunu dogru teshis ettigini görmüs Ricciardone.

Üç bes bölücü teröristin isi olarak gören, ‘Eski Türkiye’yi çok iyi bildigi için, Cumhurbaskani Gül’ün yaklasiminda, ‘Yeni Türkiye’nin kodlarini tespit etmis.

O yüzden umutlanmis.

ABD Disisleri bakani Hillary Clinton, Türkiye’yi ziyaretinde BDP’lilerle görüsmüstü.

16 Temmuz 2011 tarihli görüsmeye BDP Es Baskanlari Selahattin Demirtas ile Gültan Kisanak katilmisti.

Hillary Clinton o görüsmede, esi Bill Clinton’un IRA sürecindeki deneyimlerini paylasmis.

Tony Blair, ‘IRA sürecinde en az benim kadar devrede olan birisi vardi, o da ABD Baskani Bill Clinton’ demisti.

Bill Clinton ayni yil Açe sorununda da devredeydi.

Hangi yildi o.

1999..

Peki Öcalan bize ne zaman teslim edildi.

16 subat 1999’da.

ABD’nin, o zaman, PKK’nin bitirilmesi için, genel af ilani dahil bazi önerileri olmustu. Türkiye, IRA ve Açe sorununda oldugu gibi Clinton’un desteginden yararlanip, lideri kendisine teslim edilmis olan PKK’yi indirebilirdi.

Ama bu yapilmadi.

Öcalan, Imrali’ya konuldu.

Içerideki silahli unsurlari çekerken, ‘500’ü içeride kalsin’ denildi.

Uluslar arasi konjonktürün bize sundugu bir firsattan yararlanilamadi.

Sifir sorun teslim ettik diyenlere ithaf olunur.

Ben tekrar Hillary Clinton ile BDP’lilerin görüsmesine dönmek istiyorum.

Bayan Clinton, ‘Bill bana IRA deneyimlerini anlatti. Eger Sin Fein siddeti kinamasa muhatap alinmayacakti’ diyor ve BDP’lilere dönüp, ‘PKK silah birakmazsa, siz PKK’dan uzaklasin’ uyarisinda bulunuyor.

Çözüm sürecinde yeni bir döneme girildi. Çözüm her geçen gün yeni bir testten geçiyor ve benim gördügüm Basbakan Erdogan’in çözüme olan inanci daha da artiyor.

‘Imrali beklentilerimize cevap verecek sekilde adimlarini atiyor’ sözleri de bunu gösteriyor.

Eger BDP yeni sürecin kodlarini dogru okur ve eski aliskanliklarini birakip, çözümün bir parçasi olmaya soyunursa, hayal edemeyecegi bir konuma yükselmesi içten bile degil.

Çünkü bu sürecin iki önemli aktörü var.

1-Öcalan

2-BDP

Kandil’i gözardi ettigim filan yok. Silah orada, güç de orada. Ama sürecin perde arkasindaki en güçlü aktörü Kandil oldugu kadar, perde önündeki aktörleri de Imrali ve BDP.

Ama BDP hala bunun farkinda degil.

————————————————–

Yeni Safak-4 Subat

Abdülkadir Selvi

Back to top button