Makale

Yer yerinden oynar!

‘Eski Türkiye’de bu isler böyle yapiliyordu’ demek Yeni Türkiye iddiasini nereye tasiyor?

Polemik sevmem.
Fakat Türkiye medyasinin düzeyli ve sogukkanli tartismalara her zamankinden daha çok ihtiyaç var.
Çünkü siyaset ve medyada ortalik fazlasiyla tetikçi müptezellere kaldi!
Eskiden de vardi konjonktürel kalemler…
Ama hem sayilari bu kadar fazla degildi hem de sesleri bu kadar çikmiyordu.
Bu yüzden Mustafa Karaalioglu’nun Star’da yazdigi ‘Ergenekoncularin, cemaatin olsun, yüzde 50’nin medyasi olmasin mi?’ baslikli yazisini itirazlarim olsa da önemsedim.
‘Bu soruyu sormak bile abes, elbette olsun, olsun ama nasil’ dedim.
Iktidarin bu konudaki pervasizligini ve hukuksuzlugunu sorguladim.
Karaalioglu’nun ‘Türkiye’de medya hiç bu kadar rezil olmamisti’ tespitini çuvaldizi baskalarina batirirken igneyi iktidara yakin medyaya batirmasi kosuluyla sonuna kadar destekledim.

* * *
Dün ayni soruyu daha açik bir biçimde Hürriyet’te Akif Beki de sordu: Iktidarin medyasi olmasin mi?
Olmasin diyen yok, bu konuda herkes hemfikir.
Ben son yasananlardan hareketle Sabah Grubu’nun ortak havuz yöntemiyle devrini iktidar-medya iliskisinin ‘nasil’ini sorgulamistim, Akif Beki ise Sabah-Atv sorusturmasinin yapilis seklini sorgulamis. Para tasiyan araç görüntüleriyle sanki kaçakçilik yapiliyor görüntüsü verildigini, oysa ortada bir hisse satisi ve bankaya transfer oldugunu söylemis.

* * *

Akif Beki’nin operasyonlarin yürütülüs ve medyaya yansimasi konusunda yaptigi hakli elestirilere sonuna kadar katilirim fakat demokratik bir ülkede kamudan ihale alan bir müteahhit grubunun hükümet araciligiyla ortak havuz olusturarak bir medya grubunu almasini nasil izah edecegiz?
Basit bir hisse devriyle mi?
Keske bu kadar basit ve masum olsa.
Ama maalesef degil.
Sorusturma dosyasina giren tapeleri dinledikten sonra ortak havuza para aktaran müteahhitlerden biri olan Nihat Özdemir’in ‘100 milyon dolar verdim ama hisse karsiligi borç verdim’ açiklamasini kimse ciddiye alamiyor.
Keske öyle olsaydi, o zaman ne Nihat Özdemir telefonda havuza para koyan diger müteahhitlere ‘Bu islem duyulursa memlekette yer yerinden oynar’ derdi ne de bir baska müteahhit ‘Ben de parayi hisse aliyormus gibi yaparak aktarayim’ talebinde bulunurdu.

* * *
Ahmet Çalik, Sabah ve Atv Grubu’nu zamaninda 1 küsur milyar dolara ihaleye girerek aldi. Siyasi yakinligi ne olursa olsun, kimse hukuken agzini açamadi.
Eger Kalyon Insaat ya da hükümete yakin baska bir isadami seffaf bir biçimde Çalik’tan parasini verip alsa yine kimse hukuken agzini açamazdi.
Fakat böyle olmadi çünkü Kalyon grubunun bu degerde bir aseti alabilecek ekonomik gücü yok. Olmadigi için havuza katilan diger müteahhitler ‘Bu is ortaya çikarsa yer yerinden oynar’ diyor.
Ve Kalyon’a Sabah Grubu’nun satisinda para aktarabilmek için akla karayi seçiyor. Olmadik yollari deniyor. Kamu bankasindan borç aliyor…
Ve tüm bunlar iktidarin medyasi olsun diye yapiliyor!
Tekrar ediyorum: Iktidarin da muhalefetin de medyasi olsun da böyle mi olsun?
‘Eski Türkiye’de bu isler böyle yapiliyordu’ demek Yeni Türkiye iddiasini nereye tasiyor?
Tamam paralel yapilanmalari bu operasyonlarin yapilis seklini sorgulayalim da artik hiçbir çuvala sigmayan havuz medyasi mizragini ne yapalim?

Radikal-13 Subat

Eyüp Can

Back to top button