Makale

Yolsuzluk var, darbe de var!!!

Yolsuzluk sorusturmasina yayin yasagi geldi ama birçok gazete buna uymuyor. Nitekim Erdogan Bayraktar ve Egemen Bagis’in mal varliklarini inceleyen komisyonun ön raporu, bazi yayin organlarinda yer aldi. Izah edilemeyen bir servet artisi tespit edildi. Öte yandan, Türkiye, ‘garip olaylar ülkesi’ oldugu için, ayni konular ve bakanlarla iliskili sahislar hakkinda savcilar tarafindan verilmis takipsizlik kararlari var. Riza Sarraf bile, serbest kaldi; elini kolunu sallayarak keyif ediyor. 17 Aralik dosyasini mahkemeye bile intikal ettirmeden sonlandiran savci Ekrem Aydiner’in, en azindan ‘Konu TBMM’nin gündeminde’ deyip, davayi beklemeye almasi gerekmez miydi?
Meclis Sorusturma Komisyonu faaliyeti medyaya yansidikça, iktidar yandasi olanlar bile pisligin üzerinin örtülemeyecegini görüyor. ‘Yolsuzluga göz yumdular’ damgasini yememek için, yeni bir izah tarzi benimsediler. Etyen Mahçupyan, bunun teorisini ortaya atti: Evet yolsuzluk var ama darbe de var. Darbe, milli iradeye yönelik bir kalkisma, dolayisiyla önce buna karsi bir tedbir almak gerekti. Yolsuzluklarin yargilanmasini kimse engellemiyor; onlar da yargilanacak.

Bu bakis açisi birçok zaafi içinde barindiriyor.

1) Neye göre darbe diyorsunuz? 17 Aralik dosyasinin savcisi Celal Kara’nin kimlerle iliski kurarak bu dosyayi hazirladigini tespit ettiniz ya da ‘Adli kolluk’ sifatiyla süphelileri takip eden, basta Mali Sube Müdürü Yakub Saygili olmak üzere diger polislerin Gülen Cemaati’yle bir irtibati mi vardi? Saygili defalarca açikladi: ’17 Aralik sorusturmasi MASAK raporu ve ihbarlar degerlendirilerek 2012 yilinin Eylül ayinda Riza Sarraf liderligindeki grubun örgüt halinde suç isledigi süphesiyle basladi ve bu eksende devam etti. Bakan çocuklariyla ve bakanlarla iliski 2013 yilinin Mayis ve Haziran aylarinda fark edildi.’

Operasyonu Cemaat organize etti iddiasina karsi da Yakub Saygili cezaevine girmeden önce bir açiklama yapmisti: ‘Sorusturmanin fitilini, Riza Sarraf grubunun 2010-2011 yillarinda Rusya’ya sokarken yakalattirdiklari milyonlarca dolarin kara para olabilecegi süphesi atesledi. Zira Rus makamlari tarafindan o tarihlerde, Türkiye Cumhuriyeti makamlarina resmi bir yazi gönderildi. Sorusturmanin baslangicinda rüsvet suçuna dair bilgi veya emare yoktu. Bu bir kara para sorusturmasiydi. Teknik takip çalismalari sürerken, rüsvet suçu fark edilerek sorusturmaya dahil edildi.’

2) Yolsuzluklarin adil bir biçimde yargilanmadigina dair ciddi endiseler mevcut. Zira sorusturmayi yürüten savcilar görevden alindi ve o dosyalar, süphelileri aklamak üzere göreve getirildikleri izlenimi yaratan savcilara teslim edildi. Üstelik bu savcilar, konunun mahkemeye intikaline firsat vermeden, takipsizlik kararlariyla davayi sonuçlandirdilar.

Mahçupyan’in darbe kaniti!

Etyen Mahçupyan ve iktidara yakin kalemler, 17 Aralik, TOKI ve Fatih Belediyesi’ne iliskin 3 dosyanin birlikte devreye sokulmasini da darbe girisimi olarak degerlendiriyor. Oysa bunun makul bir sebebi var. Siyasi iktidar, Istanbul Istihbarat Subesi’nde önemli degisiklikler gerçeklestirerek, kendisine yakin buldugu polisleri göreve getirmisti. TOKI ve Riza Sarraf sorusturmasi, savci Celal Kara denetiminde yürütülüyordu. TOKI dosyasindan Organize Sube, Riza Sarraf dosyasindan ise Mali Sube sorumluydu. Muammer Güler’in oglu Baris Güler, takip edildiginden süphelenince babasina sikâyet etti. Güler, Istanbul Emniyeti’nden Riza Sarraf hakkinda bir sorusturma yürütülüp yürütülmedigini ögrenmeye çalisti. Bu çabalar fark edildi.
Istanbul Emniyeti’nde, Istihbarat haricinde operasyon yapabilecek 2 birim vardi: Organize Sube ve Mali Sube. Muammer Güler, Istihbarat’in bünyesindeki polislere güveniyordu. Ama Organize Sube ve Mali Sube’den bilgi akisi saglayamiyordu. Bunlari da degistirmeye karar verdi. Savci Celal Kara, Riza Sarraf ve TOKI sorusturmalarinin açiga çiktigini, yarim kalma ihtimali oldugunu duyumlar üzerine idrak etti ve farkli konular olmasina ragmen, her iki dosyada da (TOKI ve Riza Sarraf sorusturmasi) operasyon baslatti. 3’üncü dosya, Fatih Belediyesi’ne iliskindi. Bu da zaten TOKI dosyasindan ayrilip, memur suçlarindan sorumlu savci Mehmet Yüzgeç’e tevdi edilmisti. Mehmet Yüzgeç ve Celal Kara, her iki dosyadaki bazi sahislarin irtibati yüzünden, aralarinda sürekli istisare ediyorlardi. Hem TOKI dosyasinda hem de Fatih dosyasinda, Anitlar Kurulu’nu etkileyerek, insaat izni çikaran bir çete söz konusuydu. Dolayisiyla Fatih Belediyesi sorusturmasi da TOKI ve Sarraf sorusturmasiyla birlikte yani 3’ü bir arada operasyona dönüstü.

Bence Etyen Mahçupyan, ‘Madem 3 operasyon birlikte yapildi; bu bir darbedir’ diyecegine, Fatih Belediye Baskani hakkinda -Anitlar Kurulu Baskani’ni tehdit ettigini gösteren tapeler olmasina ragmen- nasil takipsizlik karari verildigini bir incelesin. Ak Mercanlar firmasinin otel projesinin Marmaray’i olumsuz etkileyecegine dair Japon mimarlarin yazdigi raporun, Anitlar Kurulu’ndaki dosyadan kimlerin çabalariyla çikarildigina bir baksin. Sadece Etyen Mahçupyan degil yolsuzluklari takip ettigini söyleyen Basbakan Ahmet Davutoglu’nun da harekete geçmesi gerekiyor. Geçsin ki, yolsuzluklarla mücadele azmine hepimiz inanalim.

Nagehan Alçi’nin yanilgisi

Nagehan Alçi’yi severim. Simdi kendisi NTV’de bir program yapiyor. Rahatlamis görünüyor. Çünkü karsisinda verdigi yanlis bilgileri düzelten yok. Mesela geçenlerde dedi ki: ‘Medya algi operasyonu yapti. Muammer Güler’in oglunun evine para sayma makinelerini polisler koymustu.’

Kendisinden o kadar emin konustu ki ne Ismet Berkan ne de Mehmet Tezkan sesini çikarabildi. Nagehan Alçi’nin bilinçli bir sekilde NTV seyircilerini kandirdigini söyleyemeyecegim. Google’da okudu ve yazilanlara inandi. Bu iddiayi, Egemen Bagis’in Özel Kalem Müdürü Ibrahim Bayram ortaya atti. Ama daha sonra ayni iddia yalanlandi. Polislerin para sayma makinesini oraya koydugunu ileri sürmek için, Baris Güler’in oturdugu rezidansin kamera görüntülerini delil olarak göstermek gerekiyor. Güvenlik kameralarinda, koca koca makineleri polisler Baris Güler’in evine tasirken, görüntüleri mevcut mu? Hayir…

Nagehan iyi niyetlidir. Biraz daha süpheci davranmasini tavsiye ederim. Yolsuzluk ithamiyla karsi karsiya olan Egemen Bagis’in Özel Kalem Müdürü’nün sözlerini, hiç kimse delil kabul etmez. Alçi’nin istemeyerek bu yalana alet oldugunun farkindayim. Herhalde bundan sonra, o yanlis bilgiyi tekrarlamaz

——————————————————-

3 Aralik

Nazli Ilicak

Back to top button