1 Kasim Seçimleri üzerine – 2. Bölüm: HAK-PAR’IN BASARISININ NEDENLERI

1 Kasim Seçimleri üzerine – 2. Bölüm
HAK-PAR’IN BASARISININ NEDENLERI
Partimiz HAK-PAR’in oylarinda artis egilimi daha 2014 yerel seçimlerinde baslamisti. O seçimde oylarimizi 2009 yerel seçimlerine göre yaklasik iki katina çikarmistik (27 binden 52 bine ) 7 Haziran seçimlerinde HAK-PAR’in oylarinda yine nispi bir artis vardi (59 bine ulasmisti.) Son seçimde ise oyumuz 110.000’in üstüne, yani nerdeyse iki katina çikti.
Üstelik Partimiz bunu çok zor kosullarda basardi. Mali olanaklarimiz gülünç derecede sinirliydi. Yandas bir TV ve günlük gazetemiz yok. Türkiye medyasi, yandasi-karsiti ve ‘merkez medyasi’ ile bu seçimde de kapilarini bize kapadi. Üstelik kimi TV ve gazeteler seçim sürecinin daha basinda ‘HAK-PAR’in AK Parti yararina seçimden çekildigi’ yalanini yaydilar ve tüm uyarilarimiza ragmen bunu sürdürdüler, ya da düzeltme geregini duymadilar. Bazi çevreler bu yalani israrla kullandilar.
Tüm bu olumsuz kosullar içinde, Partimizin oylarinin böylesine istikrarli biçimde artmasi, hele son seçimde ikiye katlanmasi büyük basaridir. Bunun nedenleri var.
Birinci nedeni su: Partimiz ülke gerçegine uygun, ileri, sorunlara dogru teshis koyan ve dogru çözüm öneren bir programa sahip.
Ülkenin en büyük sorunu olan Kürt sorununun çözümü için gerçekçi ve çagdas bir çözümü öneren parti biziz, federatif çözümü öneriyoruz.
Alevi sorununun adil, demokratik çözümünü öneriyoruz; bu gerçek bir laiklikle olur.
AB standartlarinda bir demokrasiden, temel hak ve özgürlüklerden yanayiz.
Ülkeye barisi getirecek ve demokrasinin yolunu açacak siyaset budur. Böylece, kaynaklarin silaha ve savasa gitmesini önleyerek, ekonomik sorunlari çözecek siyaset de budur.
Tüm bu nedenlerle, sesimizin ulasabildigi kadariyla, basta Kürt halki olmak üzere, kitleler, bu programin ve bu siyasetin degerini giderek anliyor ve Partimize sempatizan halka büyüyor.
Öte yandan, bazi çevrelerin ‘Kürt siyasi hareketi’ diye nitelemekten hoslandiklari PKK-HDP kesiminin hiç de Kürt halkinin temel haklarini savunmadigi giderek en saf, en kosullanmis olanlar bile anlamaya basliyor. Bu kesimin savundugu ‘demokratik özerklik’ içi bos bir proje, aslinda bir devlet projesi ve Kürtleri daha yumusak yöntemlerle asimile etmeye yönelik. Son olarak ‘Türkiyelilesme’ biçimine dönüserek HDP’nin önüne konan haliyle ise, Kürt kimligini, Kürt ulusal varligini yok etmeye yönelik oldugu ayan beyan ortada. Öyle olunca da PKK’nin neden hâlâ silah tasidigi ve birakmamakta israr ettigi, zaman zaman da ‘halk savasi’ filan diye halkin burnundan getirdigi, bunca kana, aciya yol açtigi anlasilmaz oluyor. Bu silahlar ve bu çatismalar, bu kirli savas kime hizmet ediyor?..
Aslinda PKK gölge etmesin, baska ihsan istemez.
Kürt yurtsever çevreleri ve Kürt dostu insanlar, Kürt sorununun bir an önce çözülüp ülkenin barisa ve demokrasiye ulasmasini isteyenler, gün geçtikçe HAK-PAR’la diger kesim arasindaki farki daha net görüyorlar.
Bu nedenledir ki, bu seçimde hem mevcut oylarimizi koruduk, hem de 55.000 dolayinda yeni insan, sesimizi duydu, bize hak verdi ve oylariyla bize destek verdi.
Tüm bu nedenlerle bu seçimin bir galibi HAK-PAR’dir. Ilkeli, kararli tutum sonuçlarini vermeye basladi.
Yüksek baraj nedeniyle parlamentoya girme sansi olmayan partilerin oylarinin daha da eridigi, geçmiste hükümet kurup ülkeyi yönetmis partilerin bile küçülüp silindigi bir ortamda HAK-PAR’in basarisi daha da anlamlidir.
HAK-PAR için baraj disinda olumsuz bir etkeni daha eklemeliyim: Bu da herkesin bildigi gibi, PKK’nin diger Kürt örgütlerine karsi tutumu, kendisinin disinda bir ses istememesi ve ortaya çiktigi günden bu yana onlara uyguladigi baskidir. Bu çevre HDP disindaki partilere oy vermeyi ihanet saymaktadir. Su anda bölgede, kirda ve kentte çatismalarin devam etmesi bu baskiyi arttirmakta ve bu durum sandiga yansimaktadir. Böylesine bir tehdit ortaminda HAK-PAR’a oy vermek çok zor oldugu gibi verilen oylarin büyük çogunlugu dahi sayim sirasinda ve daha sonra yok edilmektedir. Bunun Diyarbakir, Van ve Agri’daki örnekleri kamuoyuna yansidi.
Seçmenlerin oylarini diledikleri partiye vermeleri için nispeten rahat bir ortamin var oldugu Bati illerinde HAK-PAR daha yüksek oranda oy alirken Kürdistan illerindeki oy yüzdesinin düsüklügü bunun göstergesidir. Örnegin son seçimde HAK-PAR Bursa gibi bir bati ilinde 4.500, Mugla’da 2170 oy alirken Diyarbakir’da oylari 1300, Van’da 880’dir.
Bati illerinde HAK-PAR’in oylarinin, bir bölüm ilerici ‘demokrat insanin yani sira, asil olarak bu bölgeye göç etmis Kürt seçmenlerden geldigine kusku yoktur. Açikça görülüyor ki Kürt seçmen Bati’da oyunu korkmadan kullanmakta ve politikasini dogru buldugu, begendigi HAK-PAR’a verebilmektedir. Oysa Kürdistan’da PKK’den kaynaklanan baski ortami buna meydan vermiyor. Öyle olmasaydi HAK-PAR’in Diyarbakir ve öteki Kürdistan illerinde bugün almis göründügü oylarin onlarca kat fazlasini alacagina kusku yoktu.
Bir yandan yüzde 10 barajinin, diger yandan silahin ve siddetin geçerli oldugu bir ortamda demokratik seçimlerden söz etmek gülünçtür. Bu nedenle bu ülkedeki seçim komedisine son vermek için hem seçim baraji kaldirilmali, hem de silahlar susmali, PKK tümden silahsizlanmalidir. PKK’nin silahlari ve eylemleri devlete de siddet uygulamanin gerekçesini veriyor ve Kürt halkinin gerçek iradesini ortaya koymasini engelliyor.
Barajin ve siddetin olmadigi bir ortamda siyaset normallesecek ve siyasi partiler bakimindan dengeler hizla degisecektir. HAK-PAR’in gerçek gücü, halk destegi de böylesine bir ortamda görünür olacaktir.
Her seye ragmen, 1 Kasim seçimleri Partimiz bakimindan bir dönüm noktasidir. HAK-PAR bir seçenek olarak kendisini kanitlamistir. Bu tutarli politikayi sürdürmesi durumunda giderek büyüyecegine ve ülke politikasinda daha önemli bir rol oynayacagina inaniyorum.
Siyasette amaca ulasmak için birinci kosul dogru yolda olmak, ikincisi de ilkeli ve kararli olmaktir. Bunlardan birisi olmadan hedefe ulasmak olanaksizdir.
DOGRU YOLDAYIZ, PARTIMIZE GÜVENELIM, BASARACAGIZ!
5 Kasim 2015
Kemal Burkay