Kürtleri din üzerinden vurmak neden kolaydir
Kerbela’da katledilen Hz.Hüseyin ve Ehl-i Beyt mensuplarinin adini zikrederek Yezit’ten beter insan ketledenler,bir kez daha Kürtler üzerinde yogunlasmis bulunmaktalar.
Elastiki kibir ve sirki yaklasimlarin,islam inanci ve motiflerin arkasina siginmalarla Kürtlerin ulusal ve demokratik taleplerinin Yezidi bir anlayisla yagmalanmasina elbette karsi durulmali.Ancak bu geleneksel-cahiliye döneminden kalma dayatmaci,dinin ret ettigi adetleri islam inancinin önüne çikarici sirki oyunlar ve istihbari çarklarin Kürtleri recm etme faaliyetlerine karsi,ne inanç ne de siyaset termonolijisinde karsiligi olmayan küfürlü sözcüklerle islama saldirmalarin Kürtlere hiç faydasi yok.Sadece kurgulu provakatif kokular saçmaktadir.
Oysa haram ve ribadan beslenen din istismarciliga ve bunlarla ayni kefeye giren saraylarin kapi kulu cübbeli-cübbesiz,sakalli sakalsiz arabesk dindarliga karsi,siyasi realitede karsiligi olmayan,topluma baskalasmayi çagristirici din karsitligitla degil,erdem ve edeple karsilik vermek gerektigi Kürtlere yönelik kirimlar,katliamlar göstermistir.
Kürtlerin vurgun yedigi süreçlere bakildigi zaman,güçlü propaganda aglarini ellerinde bulundurup bu kirli süreçlerin,hayatin tartisilmasina izin vermeyen ironik inanç fetisizmi,önce islami motifleri ters-yüz ederek iblisi kibir ve irki siddeti referans almislar.Böylece islam kaba ve ideolojik kaliplara sikistikça Kürtlere yönelik en öldürücü silaha dönüstürmek kolaylastirmis.Örnegin 20.yüzyilin son çeyreginde Kürtlere yönelik en büyük soykirim olan Enfal katliami Kur’an’a dayandirilirken hiçbir dinin,hiçbir inancin kabul etmedigi bu insanlik suçunun din adina gözlemlenip yorumlanmamis olmasi,kuskusuz islam ulemasi için hazin ve sirki bir kusurdur.
75 ayetle yazili Enfal Suresi incelendigi zaman,ana temasinin,Bedir ve Uhud harplerinde islami yok etmeyi amaçlayan Mekke müsrikleriyle Hz.Peygamber güçleri arasinda yasanan savasta,inanmis göründügü halde Peygamber’e yüz çeviren münafik tabir edilenlere atifta bulunarak müslümanlara ögüt niteligindedir.
Örnegin bu surenin 47.ayeti söyle basliyor.’Çalim atarak ve halka gösteris yaparak yurtlarindan çikanlar,Allah yoluna engel koyanlar gibi olmayin ’22.ayet:’Çünkü yeryüzünde dolasan canlilarin Allah katinda en kötüsü anlamayan ve düsünmeyen sagirlarla dilsizlerdir.’
Anlasilacagi gibi islamin saf ve otantik yapisina her zaman sadik kalmis,diger inanç gruplarina karsi samimi olan Kürtlere kirli ideolojiye,irkçiliga dayandirilmis islam fetisizminin yaptigi zulüm sadece müsriklik ve münafiklikla açiklanmaz.Kürtlere zulüm ve katliam dayatmalari islam ulemasi,Kur’an’ ayetlerine Hak Teala’nin vermedigi manalari,hükümleri yükleyenleri sorgulamayi ve yargilamayi gerektirir boyuttadir.
Islamda radikallesme ve fetisizm,güçlülerin dinin biçimlendirdigi hayata müdahale ederek kendi ibretligine,ironisine göre meta haline dönüstürme ve islamin kendi içinde ayrisarak islama nefretin bulasmasinin zirve yapmasi hiç kuskusuz Yezid’in kerbelada Hz.Hüseyin ve Ehl-i Beyt mensuplarina donanimli kuvvetlerle dayattigi kirimla yasam bulmus.Peygamber soyunu kurutmayi amaçlayan bu vahsi katliamda cesetleri iki bin atliya çigneten Yezid,binlerce Arabi Sam meydaninda toplayarak alayli sözlerle ‘Biz hakliydik Allah bize yardim etti ve soylarini kuruttuk.Onlar hakli olsalardi Allah onlara yardim ederdi,’ sözleriyle vebalini Allah’in eteklerine atarken,akillara nasil olur da soyunu kuruttugu peygamber vekilligi makami halife koltuguna oturdugu gelecektir.
Halifelik rekabetinin Ehl-i Beyt mensuplarinin maglubiyetiyle sonuçlanip Yezid ahlaki ve Büveyn ogullarinin asiretçi vampirligini temsilen Ehl-i Rey tabir edilir Emeviler,sonrasinda Abbasiler halifeligi merkeze tasidikça,sultanlar ve diktatörler kelle koltukta gezinir hale getirilen ulema araciligiyla islam ahlaki ve peygamber sünnetleri inanç literatörünün derinlerine gömülmüs,üretilen sahte hadisler ve Kur’an’in mecazi yorumlamalari sonucu islam fikihi (hukuku) yaratilmis.Böylece fikih ilmine dayanarak ulemadan alinan fetvalar sultanlarin,diktatörlerin ve zümrevi bilesenleri,zorbaligi kendilerine bahsedilen hak araci sayilmis.
Islam ahlaki ve peygamber sünnetlerinin ters-yüz edilmelerle ulema fetvalarinin sultanlarin,hükümdarlarin koruyucu kalkanina dönüstügü bu dönemlerde,islam akaidine bagli kalinarak sunni meshepler de yasam bulmus.Akaidin temel felsefesinin Kur’an ve sahih hadisler olmasi,fert ve toplumlarin irki farkliliklarini,husumeti ret etmesi üzerine meshep önderleri muhalih ulemalar suikastle öldürülmüsler.Sonuç olarak sunni mesheplerin siyasal islama karsi sönüklesip sadece ibadet alanina çekilmesi,zamanla radikal islamin alanini daha da rahatlatmis.Bunun bir örnegi de Peygamber ve Ehl-i Beyt düsmanligini kendine hedef seçen Vehabiligin yasam bulmasidir.Bu akim,1802’de Kebelayi basarak sii hacilari kiliçtan geçirmis.Vehabiligin Suudi kimligiyle devletleserek pramiter örgüt haline dönüsmesi,islamin inancin temel saydigi ihsan ve hidayeti gizleyen radikal islami gruplar,tarikatlar ve cihatçi birliklerin olusmasini daha da kolaylastirmis.
Günümüzde bunu firsat bilen terör ideologlari,dünyanin dört bir yanindan gelistirilen internet agiyla müslümanlar üzerinde yogunlasip hedefi Kürtler ve Kürdistan olmak üzere Dais,El Nusra ve ÖSO ve türevlerini yaratarak ortadogu üzerinde belirleyici rol yükleyip islam dünyasini cehennemi enkaza çevirmisler.
Din anlayislari farkli kulvarlarda husumet halinde olsa bile,Kürt denilince islam inancinin içi bosaltilarak etrafinda birlesilir sosyolojik dokuya dönüse bildigi,Iran sialiginda açik seçik görülüyor. Koyu bir Acem milliyetçisi ve sia ideologu olan Ali Seriati,Kürdistan’da gelisen milliyetçiligin törpülemesi ve güçlü Acem iktidari istencine dayali sia hukukunun sunni Kürt düsmanligina dayali virüse evrilmesinde samanist gelenekçiligin belirleyici oldugunu itiraf etmekten kaçinmamis.
Dikkat edilirse,günümüzde de demokrasi ve insan haklari kültürünün eksik oldugu,temel varsayimi esitlik olan hukukun kodlariyla rahatlikla oynandigi monarsik istençlerde,misyoner gözüyle bakilan din cahilligi kontrollü olarak piyasaya sürülmekte.Böylece orta dogunun tarih akisina uygun olarak kapikulu mollaligi ile sistem iliskilerine ortaklik gözüyle bakilarak sirki hayat,aliskanlik haline dönüstürülmeye çalisila bilmektedir.
Ister monarsik ister oligarsik zümre idaresi istencini kirmanin tek yolu,her bireyin dogrudan veya temsilcileri araciligiyla yer aldigi,siyasi,ekonomik ve dini-kültürel farkliliklari birbirine tahammüllü ve uzlasir,iktidarin tekelini kiracak kuvvetler ayriligi ilkesinin uygulandigi demokrasiyle mümkündür.
Bunu basarmanin yol güzergahi,demokrasi anlayisina uygun demokat düsüncede direnmek ve bu direnci demokratik yollarla toplumun her alanina tasimakta geçer.
Ali Kizilay