‘Vatansever Kürt’ten ‘hain Kürt’e: Suriye’de kritik dönemeç
Asil önemli olan Esad’in Kürtlerle ilgili çikisini bir politikaya dönüstürüp dönüstürmeyecegidir. Eger bu minvalde bir politika gelisirse kuskusuz bunun en büyük destekçisi Türkiye olur. Yine de Kürtlerle savas seçeneginin öne alinmasi çok büyük bir risk tasiyor… Astana ve Soçi süreçleri öncesinde Esad’in ‘aslan’ çikisi, siyasi sürecin yönünü tayin etme çabasi olarak da görülebilir.
Suriye’de gerçegin kaç yüzü var? Madalyonunki bile kolay; topu topu iki yüz. Birbirine farkli açilardan bakan aynalar labirentindeyiz. Delirten gerçeklik.
Suriye’de son dönemece girildi derken Devlet Baskani Bessar el Esad dün ‘Basta ABD olmak üzere yabanci bir ülkenin çikarina hizmet edenler, vatan hainidir’ diye çikisti. Sam’in Kürtlere bakisinda önemli bir kirilma. Ne anlama geldigine geçmeden önce Suriye’nin son fotografini çekmemiz sart.
Rakka ve Deyr el Zor’un ISID’den kurtarilmasindan sonra geriye iki kritik mesele kaldi:
‘ Birincisi Kürtlerin öncülügünde sekillenen Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu, bu yapinin savunmasini üstlenen Halk Koruma Birlikleri (YPG) ve YPG’nin omurgasini olusturdugu Demokratik Suriye Güçleri’nin (SDG) gelecegi. Yani Suriye’nin yarinini sekillendirirken Kürtler ve müttefikleriyle nasil bir yol izlenecek; çatisma mi, müzakere mi? Bunun yaniti ISID sonrasi sürecin de bam telini olusturuyor.
‘ Ikincisi Idlib. ISID’den sonra El Kaide’nin ele geçirdigi en büyük toprak parçasinin kurtarilisi da Suriye krizinde kanli sahnenin son perdesi olarak orada duruyor.
Sira bu iki meseleye geldigi anda Rusya Devlet Baskani Vladimir Putin, 6 Aralik’ta, kriz çiktigindan bu yana Suriye’ye ilk ziyaretini gerçeklestirerek operasyonlarin bittigini ilan etti:
‘Firat’in dogu ve bati yakasindaki operasyonlar teröristlerin tamamen temizlenmesiyle tamamlanmistir. Dogal olarak bazi hücrelerin direnisi olabilir genel çerçevede bu asamadaki askeri görev teröristlerin tamamen bozguna ugratilmasiyla tamamlanmistir. Süphesiz ikinci asama olarak siyasi sürece geçmeliyiz.’
Putin, Rus askerlere çekilme emrini de verdi. Tartus’taki deniz üssü ile Hmeymim’deki hava üssü ise Rusya için artik kalici.
Putin’in bu manevrasi elbette savasin bittigi anlamina gelmiyor. Ya Rusya’nin hava destegiyle Suriye ordusu ve sahadaki Iran destekli milis güçlerinin geri kalan isi tamamlayacagina inanarak bu karari aldi ya da Astana süreciyle birlikte Soçi’de düzenlenecek Suriye Ulusal Diyalog Kongresi’nin önünü açmak için ‘çekilme numarasi’ yapti. BM’nin arabuluculugundaki Cenevre Konferansi’nin sekizincisinden de sonuç çikmayinca Rusya’nin Astana ve Soçi süreçleri daha da önem kazandi.
Putin’in bu tutumu bir baska açidan su yoruma açik:
‘ Rusya’yi Kürtlerle olasi bir silahli restlesmenin parçasi yapmak istemiyor.
‘ Idlib’de kalan isi deruhte ettigi misyona uygun olarak Türkiye’nin tamamlamasini bekliyor. Malum Astana’da varilan mutabakat çerçevesinde ‘çatismasizlik bölgesi’ olusturma planinin Idlib’de tesis edilmesi konusunda Türkiye bir görev üstlendi. Idlib’i kontrol eden El Kaide’nin Suriye yapilanmasi Heyet Tahrir el Sam’in (HTS) bir sekilde yola getirilmesi ve bilesenlerinin siyasi sürece katiliminin saglanmasi. Misyon bu. Kuskusuz Türkiye bu görevi, Kürtlerin kontrolündeki Afrin’e müdahaleye yönelik uygun bir pozisyonu yakalamak için üstlendi. Mümkünati düsük bir görev. Türkiye hedefinin Afrin oldugunu belirtip HTS’yle anlasarak bölgeye girdi. Rusya’nin beklentisine denk düsen bir gelisme henüz yok. Üstelik TSK’nin Cerablus-El Bab hattindan sonra buraya girmesi, Idlib’in fiili hakimlerine karsi olasi bir operasyona karsi bir koruma olarak da algilaniyor. Buna mukabil Suriye ordusu, beklendigi üzere Deyr el Zor’daki operasyonun ardindan su siralar Hama’nin kuzeyinden Idlib’e güneyden baskilayan harekâta basladi. Bu operasyon eninde sonunda Türkiye sinirina ulasacak.
Putin’in Hmeymim üssündeki açiklamalarinin, Kürtlerin müttefikleri ile birlikte kontrol ettigi bölgeler için ne anlama geldigine baktigimizda da burada fazla denge unsurunun olustugunu görüyoruz.
ABD Baskani Donald Trump’in Erdogan’a ‘YPG’ye destegin kesilecegi’ yönünde söz verdigine dair iddiaya ragmen Kürtlerle çalisan Pentagon kanadi ve ISID’le mücadele koordinatörü McGurk’un özel görüsmelerde verdigi mesajlar net: ‘Siyasi çözüm bulununcaya kadar ABD, ISID’den kurtarilmis bölgelerde kalmaya devam edecek.’
Kürtler bunu Suriye ordusu ve Iran destekli milis güçlere karsi Amerikan kalkani olarak okumayi tercih ediyor. Her ne kadar Trump yönetiminin Irak Kürdistan’inda referandumu ertele tavsiyesini geri çeviren Erbil yönetimini Irak güçleri karsisinda açikta birakmasi, Suriyeli Kürtler açisindan Amerikan garantörlügünün gelecegine gölge düsürse de ABD’nin Suriye’de çizmesine yer açma ve bu ülkenin gelecegini sekillendirecek pozisyonda olma istegi çok belirgin. SDG’ye yapilacak yardim, 2018 bütçesiyle de garanti altina alinmis durumda. Hatta konustugum bazi Kürt kaynaklar, özel toplantilarda Amerikali temsilcilerin, Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu’nun siyaseten taninmasi yönünde adim atilabilecegine dair sicak mesajlar verdigini de belirtiyor. Elbette bu, sahadaki Amerikali yetkilileri çok asan bir mesele.
Rusya da Kürtleri dün oldugu gibi bugün de denklemde tutmak için hem askeri hem siyasi ayagi olan ikili bir strateji izliyor:
‘ Birincisi Türkiye’ye ragmen Kürtleri Astana ve Soçi süreçlerine dahil etmeye çalisiyor. PYD ile ilgili kirmizi çizgiyi asabilmek için ara formül araniyor. Bu çerçevede PYD bayragiyla masaya oturmak yerine Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu içinde yer alan bütün gruplari temsilen 140 kisilik bir katilimci listesi çikartildi. Ruslar, Kürtler çözümün parçasi olamazsa Türkiye’nin de Iran’in da istemedigi boyutta Amerikan varliginin kalici hale gelecegi gerçegine isaret ederek itirazlarin geri çekilmesini istiyor. Zarrab davasi yüzünden Ankara-Washington gerilimi tavan yapmisken bu ara formül bir iki baska taviz esliginde Ankara’nin kilidini açabilir. Geçen yaz Astana’ya özerklige kapi aralayan bir anayasa taslagiyla giden Rusya, Hmeymim’de de Kürtleri dogrudan Sam yönetimiyle masaya oturttu ama bu denemeden bir sonuç alamadi.
‘ Askeri olarak da Rusya basindan beri cerrahi operasyonlarla Kürtleri destekledi. Afrin’de ateskesi gözetleme misyonuyla Türkiye’yi frenlerken Halep ve Tel Rifat gibi yerlerde Kürtler etrafindaki baskiyi azaltan hava operasyonlari düzenledi. Ayrica temmuzda Rakka operasyonu sürerken Suriye ordusu ve YPG’nin katilimiyla Rusefa yakinlarinda bir ortak operasyon odasi kurdu. Son olarak Deyr el Zor’un kuzeyinde YPG’ye askeri destek verdi. Dahasi Deyr el Zor ISID’den kurtarildiktan sonra Rus ordusu, Salihiyye’de YPG ile ortak operasyon kurma karari aldi. Poplavsky heyetlerle görüsmelerin ardindan 3 Aralik’ta Salihiyye’de Rus ve YPG bayraklarinin asildigi bir salonda YPG sözcüsü Nuri Mahmud ile ortak açiklama yapti. Poplavsky, YPG’ye destek kapsaminda Rus savas uçaklarinin ISID’e karsi 672 operasyon düzenleyip 1450 noktayi vurdugunu söyledi. Bu isbirligi Kürtleri yakin planda tutma çabasinin en açik göstergesiydi.
Rusya’nin Sam’la önceden bir mutabakat ya da anlayis birligi olmadan Kürt açilimini da içeren bir anayasa taslagi hazirlamasi, PYD’yi siyasi sürece katmaya çalismasi ve YPG ile askeri isbirligini gelistirmesi mümkün degil. Kürtler de son zamanlarda Sam’la müzakereye daha fazla kapi aralayan demeçleriyle dikkat çektiler. Mesela PYD’nin Moskova Temsilcisi Abdüsselam Muhammed Ali, Izvestiya gazetesine siyasi bir çözüm bulundugu takdirde YPG’nin Suriye ordusuna katilabilecegini söyledi. Muhammed Ali, Nezavisimaya Gazeta’ya demecinde de ‘Kürtler bagimsizlik çagrisi yapmiyor. Birlesik bir Suriye’nin parçasi olacak federe bir demokratik cumhuriyet olusturmaya çalisiyor’ dedi.
O halde Bessar el Esad neden düne kadar teröristlere karsi mücadele eden Suriye vatandaslari diye tanimladigi Kürtleri birden bire hain ilan etti?
Sam’in Kürtlere bakisi, YPG’nin ABD ile iliskilerinin boyutunu artirmasina paralel olarak keskinlesti. Tepkinin evrilmesinde bir seyir çizgisi var:
‘ Kürtler teröristlere karsi kendi topraklarini koruyor. Kürtlerin DAIS’e karsi mücadelesi mesru. (Vatanseverlik vurgusu)
‘ Kürtler bizim verdigimiz silahlarla DAIS’e karsi savasti. (Ülkeye baglilik ve minnet vurgusu)
‘ Suriye ordusu ülkenin bütün topraklarini kontrolü altina alincaya kadar operasyon bitmeyecek. (Özerklik projesini büyütme, fiili duruma son ver vurgusu)
‘ Yabanci bir ülkenin çikarina hizmet edenler, vatan hainidir. (ABD ile isbirligini bitir vurgusu)
Kürtlerle ilgili isik, iki noktada turuncudan kirmiziya geçti: Birincisi ABD ile ortaklik; ikincisi kanton sisteminden federasyona geçilmesi.
ABD’nin, Israil’in güvenligi ve Amerikan çikarlarina endeksli ‘Ortadogu düzeni’nin ayarlarini bozan Suriye’ye yerlesmesi hakim siyasi ve toplumsal zihniyet açisindan ciddi bir alarm nedeni. Sam’in en önemli destekçisi Iran için de bu kirmizi çizgi. Savasi iki büyük güç arasinda bir bilek güresine çevirmemek için hep alttan alma geregi duyan Rusya da bu konuda oldukça hassas. CIA Baskani’nin ‘Amerikalilar hedef alinirsa bundan Iran’in sorumlu tutulacagi’ uyarisini içeren mektubunu almayi reddeden Kudüs Gücü Komutani Kasim Süleymani’nin Ruslar araciligiyla ABD’ye ‘Ya Suriye’den kendiniz çikarsiniz ya da sonunuz 1983 Beyrut gibi olur’ mesaji verdigine dair iddia ne kadar gerçek bilmiyoruz ama spekülasyon da olsa bu tür bir iddianin basina sizdirilmasi basli basina El Kaidevari gruplarla savas tamamen bittiginde Suriye sahnesinin yeni asamasina isaret ediyor: ‘Kim vurduya gitti savaslari.’
1983’te Beyrut’taki bombali saldiri ABD ve Fransa’yi Lübnan’dan çekilmek zorunda birakmisti. Iran ve Rusya’nin farkli tonlardaki Amerikan hassasiyeti de kendini toparlayan Suriye’nin daha tehditkar olmasina yardim ediyor.
Bir dönem Sam’da federatif bir modelin Suriye’ye uymayacagina dair çikislara ragmen Kürtlerin kanton sistemiyle sorunun çözümüne dair önemli bir pratik sergiledigi ve yönetimin bunun üzerinde çalismasi gerektigine dair tartismalara denk geldim. Bu tartismalar hem askeri hem siyasi çevrelerde yapiliyordu. Ancak Kürtlerin kanton sisteminden Firat’a kadar federasyon modeline yönelerek oyunu büyütmeleri tartismalarin seyrini degistirdi. Nükseden bölünme sendromunun tarihsel kaynagina dair de bir hatirlatmada bulunayim: Suriye’nin bagimsizlik mücadelesi verdigi dönemde kuzeyde bir Kürt kemeri olusturulduguna dair Arap milliyetçiligini körükleyen bir yaklasim vardi. Israil’in kurulusundan sonra da Kürtlerin siyasal mücadeleleri ‘Ikinci Israil kuruluyor’ itiraziyla karsilasti. Arap Kemeri bu konsept üzerine gelistirildi.
Kürtler 2011 sonrasi süreçte özerklige yönelince ve ‘Israil’in koruyucusu’ ABD de bu yapiya destek verince küllenmis kaygilar yeniden üste çikti.
Asil önemli olan Esad’in Kürtlerle ilgili çikisini bir politikaya dönüstürüp dönüstürmeyecegidir. Eger bu minvalde bir politika gelisirse kuskusuz bunun en büyük destekçisi Türkiye olur. Yine de Kürtlerle savas seçeneginin öne alinmasi çok büyük bir risk tasiyor. Sam’la müzakerenin yolunu açabilecegi beklentisiyle Kürtlerin tehdidi hissetmesi bir yere kadar Rusya ve Iran’in da tercihi olabilir. Ama her iki ülke de Kürtlerle çatismanin ABD’nin bölgeye yerlesmesine bahane olacagini biliyor. O yüzden Astana ve Soçi süreçleri öncesinde Esad’in ‘aslan’ çikisi, siyasi sürecin yönünü tayin etme çabasi olarak da görülebilir.
—————————————————————
Gazete Duvar-20 Aralik 2017
Fehim Tastekin