Makale

Sen türkülerini söyle Yilmaz

Ülkenin ve dünyanin hizla akan gündeminin pesinde kosmaktan helak oldugumuzdan kisi hak ve hürriyetlerini ortadan kaldiran hukuksuzluklari istemeden de olsa bazen gözardi etmek durumunda kaliyoruz. Kimi zaman da ‘hangi birine yetisecegiz birader?’ ruh haline kaptiriveriyoruz kendimizi. Oysa ceza ve tutukevlerinde seslerinin dis dünyaya duyurmak için çirpinan binlerce insan var. Gizli taniklarla, üfürükten iddianamelerle içeride tutulan isimlere son eklenen isim de sanatçi Yilmaz Çelik.

Ne garip tesadüf ki Spotify’den Yilmaz’in türkülerini dinleyerek evden gazeteye geldigim saatlerde aldim gözalti haberini. Ilk gün hangi nedenlerle gözaltina alindigina dair haberlerde bir sey bulamadim. ‘Nasilsa birkaç saat ya da bir iki gün sonra serbest birakirlar’ diye çok da üzerinde durmadim. Çünkü müzik çevresi ve biz dostlari onu çok iyi tanidigimizdan tutuklanmasini gerektirecek bir seyinin olmayacagi düsüncesindeydik. Ama unuttugumuz bir sey vardi. Burasi Türkiye’ydi ve 2010 referandumundan sonra siyasetin emrine girmis yargidan sizi dumura ugratacak kararlar pekâlâ çikabilirdi. Nitekim öyle oldu ve önceki gün Yilmaz’in tutuklandigi açiklandi. Hem de ne gereçeyle? Memleketi Tunceli’de söyledigi bir türkü nedeniyle. Pes dogrusu…

Ozan Emekçi’ye ait ‘Vartinik Burasi’ ya da ‘Ali Haydar’a Agit’ türküsü seslendirmis bizim Yilmaz. Peki, bu türkü yasakli mi? Hayir… Yilmaz bunu ilk kez mi söylüyor? Hayir… Bu türküyü bir tek Yilmaz mi okumus? Hayir… Bu türkünün yer aldigi CD’ler piyasada halen satiliyor mu? Evet… Tunceli disinda, Istanbul basta olmak üzere ülkenin her yaninda bu türküyü söyleyenler gözaltina mi aliniyor? Hayir… Peki, o zaman Yilmaz’in tutuklanmasini nasil yorumlamak gerekecek? Söyle: bu türkünün baska bir sehirde okunmasinda sakinca yok ama Tunceli’de okunmasi yasssahhemsehrim. Ee, o zaman böyle bir yasak olduguna dair ‘Sahsim Cumhuriyeti’ bir genelge yayimlasin sanatçilar da bilsin nerede hangi türküyü okuyacagini.

Bilmeyenler ‘bu türküde ne var ki, onu okuyan sanatçilar tutuklaniyor’ diye merak edeceklerdir. 24 Ocak 1973 günü Ibrahim Kaypakkaya’nin yaralandigi Vartinik mezrasi baskininda yargisiz infaza kurban gitmis Ali Haydar Yildiz için yazilmis bir türküdür bu. Yilmaz Çelik, kendi yöresinin pek çok deyis, nefeslerinin yaninda geleneksel türkülerini seslendirir. Elbette bir siyasi durusu da vardir ama müziginde bu yönünü çok görmezsiniz. O daha çok geleneksel Alevi deyislerini ve yöresinin anonim türkülerini seslendirir. Sadece konserlerinde istek üzerine baska türküleri seslendirir. Devletin TRT’sinde de sayisini animsamadigim pek çok kez konuk olmus, deyisler okumustur.

Son zamanlarda Tunceli’de baska sanatçilar da benzer nedenlerle tutuklandi. Baska yerde suç olmayan eylemler ne yazik ki Tunceli’de suç olmaya basladi. Bu olay akillara ister istemez ,1969 yilinda Erol Toy’un yazdigi, Halk Oyunculari’nin sahneledigi ‘Pir Sultan Abdal’ tiyatro oyunun Tunceli’de valilikçe yasaklanmasinin ardindan çikan olaylari getiriyor. Türkiye’nin birçok ilinde sergilenen oyunun nedense Tunceli’de gösterilecegi gün valilikçe yasaklanmasi üzerine halk, valiligi protesto için sokaklara dökülmüs, gözalina alinan oyuncular ve oyunun Tunceli’de sahnelenmesine aracilik eden Kemal Burkay’i kurtarmak için karakolu basmis, güvenlik güçleriyle çatisma sonucunda bir kisi olmüs onlarca kisi yaralanmisti. Tunceli’de sikiyönetim ilan edilmis, çevre illerden jandarma birlikleri gelmis, ile giris çikis yasaklanmisti. Simdi benzer durum son günlerde yeniden yasaniyor Tunceli’de. Bir eylem eger suç unsuru tasiyorsa bunun ülkenin her ilinde suç olmasi gerekir. Tunceli ayri bir ülke ve ayri kanunlarla yönetiliyor da haberimiz mi yok?

Sevgili Yilmaz, bugünler gelir geçer. Sana en çok yakisan o agiz dolusu gülüsünü ve türkü söylemeyi içeride de sakin ihmal etme. Sen türkülerini söyle biz disaridan sana eslik ederiz. Hadi birlikte söyleyelim:

‘Vartinik burasi Mirik mezrasi

Kan içinde yatar Ali Hayar’in’

—————————————————

Cumhuriyet-4 Ocak 2020

Miyase Ilknur

Back to top button