Makale

HAK-PAR ve Teskilatlanma üzerine

Insan çok karmasik, çok kompleksörgütler agi içinde var olur. Basitten karmasiga her isimizi ancak örgütler vasitasiyla gerçeklestirebiliriz.

Örgüt toplumsal ihtiyaçtan dogar, belirli bir amaca ulasmak için insanlarin is birligi içinde olmasini ifade eder. Örgütlerin biçimi, yayginligi hedeflenen amaç tarafindan biçimlenir.

Siyasi örgütler de bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklanir. Her örgüt gibi amaci, hedefi, kurallari, hiyerarsisi ve bir kültürü vardir.

Bu örgütler toplumu tahlil eder,sorunlarini tespit eder, çözüm önerilerini,önceliklerini belirler,hedefini bir program halinde ortaya koyar ve bu hedefe ulasmak için toplumu ikna eder,destegini alir.

Toplumsal destek ancak yaygin,toplumun dokularina nüfus eden,pratik içinde test edilerek kabul gören teskilat ve kadrolar ile gerçeklesebilir.

HAK-PAR da bir siyasi örgüttür. Amaci basta Kürt sorunu olmak üzere tüm toplumsal problemleri çagdas,barisçil yol ve yöntemlerle çözüme kavusturmak, hedefi ise adil,esitlikçi, demokratik bir düzen/ülke insa etmektir.

Bu çok büyük bir istir ve alabildigine güçlü bir halk destegini gerektirmektedir.

Halk destegi ise, öngörülü, sürekli degisen iç ve dis konjonktürü iyi okuyabilen, toplumsal altüst oluslara, degisimlere hedefleri dogrultusunda uyum gösterebilen, planli, istikrarli, savrulmayan, önceliklerini iyi belirlemis, çaliskan bir kadro yapisini ve bu kadronun sabirli, disiplinli, özverili çabasini zorunlu kilar.

Bu kadrolar üstlendikleri sorumluluklarin bilincinde olarak tam bir adanmislik ile parti çalismalarini yürütmeleri gerekir.

Aldiklari görevle hem fiziksel hem duygusal olarak bütünlesmeden, tüm dikkatini partide üstlendikleri ise vermeden basari saglamanin mümkün olmayacagi açiktir.

Zira çok riskli ve yüksek rekabet ortaminda sürdürülen siyaset, ancak kadrolarin adanmisligi ile gerçeklesebilenbirikim ve ustalikla yürütülebilir.

Bu kadrolarin yeteneklerine, birikimlerine, partiye ayiracaklari zaman ve enerjiye göre pozisyon almalarini saglamak,bu konuda azami bir sekilde rasyonel davranmakörgütün ayakta kalmasi ve hedeflerine dogru yürüyüsü açisindan hayati önemdedir.

Önceden belirlenmis kurallari,yaptirimlari da içeren örgütte her sey bir fikir ile baslasa da, bu fikrin programlastirilmasi,programin hayata geçirilmesi için gerekli çalisma prensiplerinin ortaya konmasi, bu prensiplere ciddiyetle uyulmasi, söz konusufikrin kurumsallasmasi açisindan zorunludur.

Basta yöneticiler olmak üzere tüm kadrolardan partinin kurulus felsefesi, programi, kongre kararlari disina çikmamalari, çalisma prensiplerini yani tüzük kurallarini ihlal ederek çürümeye veiç çatismalara neden olmamalari beklenir.

Bir kisinin partiye nasil üye olacagi, ister genel baskan ister siradan bir üye olsun hangi haklara sahip olacagi, hangi sorumluluklari yüklenecegi, belde, ilçe, il örgütlerinin nasil insa edilecegi, bu kurullarin yetki ve sorumluluklarinin ne olacagi, kadin, gençlik ve diger komisyonlarin, parti meclisi, baskanlik kurulu, kongre gibi kurullarin nasil seçilecegi, toplanacagi, nasil karar alacagi,nasil isleyecegi, partinin mali kaynak temini, bu kaynagi kullanma prensipleri tüm ayrintilari ile önceden yazili halde tespit edilmesi, ola ki bir bosluk ile karsilasilirsa yine Parti meclisi eliyle çikartilan ve kongrede onaylanan genelgeler ile o bosluklarin doldurulmasi bu hassasiyetin bir sonucudur.

Parti olmanin geregi olarak yapilacak isler de, açiklamalar da; onaylanan, alti imzalanan belgelerde(tüzük, program, kongre kararlari vs.) ifade edilen kurallar çerçevesinde yürütülür, yapilir.Keyfilige, sahsilige müsaade edilmez.

Bu parti içi kurallar silsilesi ile yaratilan bürokrasi ve kültür, hedeflenen toplumsal yapi veya devletin de tohumu olacaktir.

Elbette herkes kendi düsüncesini yetkili organlara götürme ve karara dönüstürme hakkina sahiptir. Ancak bu karar alma süreçleri yasanmadan hiç kimse kendi düsüncesini, kendi kararini partinin düsüncesi olarak görüp, parti karari gibi sunamaz.

Parti adina yapilan her açiklama, gelistirilecek her politik tutum, atilacak her adim tüm partiyi baglayacagindan yetkili organlarin veya bu organlar eliyle görevlendirilmis kurullarin onayindan geçer.

Bu yolla ayni zamanda parti içinde söylem ve eylem birligi saglanir.

Partiyi yetkili organlar eliyle yönetmek, mümkün oldugunca herkesi karar süreçlerine katmak ortaklastirmak, sikça il örgütlerinin, hatta tüm tabanin görüslerine basvurmak, onlari bilgilendirmek, egilimlerini alarak politikalar üretmek basari için zorunludur.

Özcesi, her sart altinda kurullari çalistirmak, tüm kararlari kolektif hale getirmek, yazili halde belgelemek, arsivlemek parti olmanin geregidir.

Diger yandan; Partilerde, program ve çalisma prensiplerine uygun ve uyumlu kadrolarin bir araya getirilmesi için azami çaba harcanmasi hayati önemdedir.

Zira partilerin, programlarini gerçeklestirmek dogrultusunda aldiklari kararlarini hayata geçirecek olan kadrolardir.Bir partide basari, kongrelerde alinan kararlarin hayata geçirilmesi kadrolarin performansi ile saglanir.

Partilerde sorumlu mevkide olan belirleyici kadrolar; Genel Baskan, Parti Meclisi ve onun içinden seçilen Baskanlik Kurulu üyeleridir. Bunlari yerellerde il- ilçe baskan ve yöneticilerinin takip ettigini söylemeye gerek yok.Iki kongre arasinda partiyi yönetecek kadrolar bunlardir.

Kongrelerde kendi iradeleri ile görevlere talip olanlar, seçildiklerinde kendilerini bir sonraki kongreye kadar agir bir sorumlulugun bekledigini bilerek görevlerine konsantre olmalidirlar.

Sorumluluklarini geregi olarak programli ve yogun bir parti çalismasi yapmak yerine gerekçeler üretmek etik bir durum degildir. Yönetici hem var olan sorunlarin farkindadir, hem de çok daha önemli sorunlarla karsi karsiya kalinacagini bilir.Zaten üstlenilen görevler bu sorunlari asmak, çözümler üretmekle alakalidir.

Kisinin sorunlara isaret ederek, gerekçeler üreterek kendisini kandirmasi, görev ve sorumluluklarini yerine getirmekten kaçinmasisadece kendisine zarar vermeklekalmaz partiye de zarar veren sonuçlar üretir.

Kadrolar Partiyi kendi öznel konumlarina göre degil ‘kendilerini’ partinin önceliklerine göre konumlandirmalidirlar.

HAK-PAR ve öncelikleri;

HAK-PAR’inbu kosullarda en önemli önceligi yaygin bir teskilatlanma agini insa etmek gasp edilen seçimlere katilma hakkini yeniden elde emektir.

Bunu basaran HAK-PAR güçlü yurtsever seçenek olusturmada önemli bir esigi asacak, samimi yurtseverlerin legal-demokratik zeminde bulusma platformuna da dönüsecektir.

Ülkemizde güçlü, gündem belirleyen, savrulmayan, her seçim sürecinde birilerinin kuyruguna takilmayan, yurtsever, demokratik, milli bir hat ancak bu zemin üzerinde insa edilebilir.

Parti enerjisini dogru, rasyonel kullanmalidir. Elbet HAK-PAR’in kapilari birlikte çalismak isteyen her kese açiktir, açik olacaktir. Ancak yüzünü 25 milyon Kürde çevirmek, yeni kadrolarla, samimi yurtseverlerle bulusma yollari aramak yerine, son 30 yildir denenen ve ne yazik ki sonuç vermeyen, her seçim sürecinde birilerinin kuyruguna takilma yarisina giren ‘eski kadrolar’in pesine düserek ayni pratikleri tekrar etmek pek akillica degildir.

Bu gün, basta örgüt agini gelistirmek olmak üzere, kurumlasma ve görünür olma hedeflerine ulasmada da ciddi bir mesafe kat etmis, hatiri sayilir birikime ve deneyime sahip olan HAK-PAR yöneticilerinin en önemli görevi, mevcut teskilatlarin kongrelerini yinelemek, yeni teskilatlar kurarak seçimlerebir seçenek olarak katilma kosullarini yaratmaktir.

Malum; Kürt toplumu üzerinde ki blokajlar giderek zayifliyor, çözülüyor. Devletin karanlik merkezlerinde planlanan ve bir dönem basariyla kullanilan proje yapilarin son kullanma tarihi sona yaklasiyor. Bu kesimlerin topluma sunduklari sahte umutlara ragmen, söylemleri ile yaptiklari arasindaki zitlik halkin tepkisine neden oluyor. Kitleler üzerinde yarattiklari hayal kirikligi daha da yayginlasiyor.

Bu durum olumlu olsa da,kitlelerin ustaca kurgulanmis bu yapilardan uzaklasarak dogru, yurtsever bir hatta yönelmesini beklemek, , bu kesimin karanlik yüzüne ayna tutmak, sosyal medyada ‘iste bakin ne dediler’, ‘bakin ne yaptilar’, ‘kiniyoruz’, ‘lanetliyoruz’ demekle yetinmek; vakit geçirmekten patinaj yapmaktan baska sonuç üretmemektedir.

Elbet bu tespitleri yapmak, toplumu uyarmak, bilinçlendirmek çok önemli bir görevdir. Ancak asil sonuç alici olan HAK-PAR’ikitlelere güven verecek güçlü bir legal alternatif olarak , il il, ilçe ilçe insa etmek, toplumun seçimlerde dogru, yurtsever politikalara yönelmesini saglayacak bir kanal sunmaktir.

Halk, arayis içinde…

Bu arayisin yeniden yanlis merkezlere yönelmesini engellemek ancak topluma istikrarli, güçlü bir seçenek sunmakla mümkündür.

Geçmise nazaran çok daha iyi çalisma kosullari olusuyor. Yeni, çagdas ve gerçekçi çözümler öneren, barisçil, demokratik mücadeleyi esas alan yurtsever kadrolar açisindan, politik çalisma zemini çok daha uygun hale geldi/ geliyor.

Bu firsatlari ustaca degerlendirmek gerekir.

Pandemi kosullarinda dahi bu mümkündür. Hatta mevcut durum hizli teskilatlanma için çok daha avantajli kosullari da sunmaktadir.

Bu hedefin gerçeklestirilmesi için hem Genel merkez aktif hale getirilmeli, Parti Meclisi harekete geçirilmeli, hem de yönetim mekanizmasi içinde olmayan tüm aktif üyelerin birikim ve enerjisinden yararlanma yollari bulunmalidir.

Arif Sevinç

Back to top button