INSANLAR VE TARIH 2. Bölüm – IYI BIR DÜZEN, ADIL, ILERI GÖRÜSLÜ BIR YÖNETIM YOKSA

Kamyon güçlü bir motorlu araçtir, yük tasir. Ama onun için uygun yol, usta soför, bakim gerekir.
Bunlar olmadigi zaman yüklü bir kamyon, kötü bir yolda, ya da acemi bir soförün elinde, hele frenleri patladigi zaman yokus asagi hizla bir yerlere çarparak, uçurumdan asagi yuvarlanarak, hem kendisi hurdaya dönebilir, hem soförünü öldürebilir, hem de çarptigi diger arabalara, evlere , insanlara çok zarar verebilir.
Modern çagda, iyi bir düzene, adil, ileri görüslü iyi bir yönetime sahip olmayan bir ülkenin durumu da böylesi bir kamyona benzer. Böylesi bir yönetim, hem zaman zaman karsilastigi dogal afetlerle basa çikamaz, hem de kendisi, felakete dönüsebilecek bir dizi derde, belaya yol açar.
Dinozorlar Nasil Yok oldu?
Dinozor denen devasa yapili hayvanlarin dünyamizda yogun biçimde yasadiklari bir dönem vardir. Bu yaklasik 100-200 milyon yil öncesine ait bir dönemdir. Sonra nasil olmussa dinozorlar kitle halinde kirilip yok olmuslar. Kimi nazariyelere göre dinozorlarin sonunu getiren dünyamiza isabet eden büyük bir göktasidir. Bu çarpma ile günesin önünü kapatan ve aylarca süren büyük toz tabakasi, agaç ve bitkileri de kurutarak dinozorlarin sonunu getirmistir. Kimi görüslere göre ise dinozorlarin sonunu getiren büyük bir iklim degisikligidir. Her iki durumda da büyük doga olaylari söz konusudur.
Ben, Kürtçe kaleme aldigim ve 1998 yilinda yurt disinda, Roja Nû Yayinlari arasinda basilan ‘Cemali Li Welatê Qirokan’ (Cemali Kargalar Ülkesi’nde) adli uzun mizahi hikâyemde (*), dinozorlarin sonunu getiren süreci farkli anlatiyorum. Söz konusu hikâyeye göre kargalar Cemali’yi kaçirip uzaydaki kendi ülkelerine götürürler. Cemali orada kargalarla birlikte iki gezegeni daha ziyaret eder. Bunlardan biri ‘Dinozorlar Ülkesi’, digeri ise bir atom savasi ile yok olmus ‘Ölü Gezegen’dir.
Dinozorlar ülkesinde hayat henüz sürmektedir, ama bir zamanlar çayirlar ve gür ormanlarla yemyesil ve sulak olan bu ülkede dinozorlar zamanla çogalip semirdikleri, ot ve yapraklari oburca tükettikleri için çayir ve ormanlar kurumaya yüz tutmus. Dinozorlar da kendi aralarinda kavgaya tutuymus ve kitle halinde kirilmaktalar. Söz konusu ziyaret Dinozorlar çaginin son dönemine denk gelmis.
Bu mizahi öyküye göre dinozorlar kendi kendilerinin sonunu getirmisler. Yani onlar da kendi tarihlerini kendileri yapmislar! Ama gerçekten böyle olmasi mümkün degil mi? Bence üstünde düsünmeye deger
Ölü Gezegen
Cemali’nin uzayda kargalarla birlikte gezdigi ‘Ölü Gezegen’e gelince Burada daha önce insanlar yasarmis ve çok geliskin bir uygarlik varmis. Ama onlar söz konusu gezegeni paylasamamis ve bir atom savasiyla hayati tümden yok etmis, kendileri de yok olmuslar
Sevgili okurlar, söz konusu insanlarin dinozorlardan daha akilli olduklari söylenebilir mi? Gerçekten akilli olsalar gezegenlerini hem kendi aralarinda, hem diger canlilarla paylasmasini bilirlerdi. Akla göre davransalar atom silahlarina, bir bütün olarak silaha ve savasa ihtiyaçlari olmazdi. Ayrica onlarin, bu halleriyle gerçekte uygar olduklari söylenebilir mi?..
Evet, ben söz konusu hikâyemle aslinda dünyamizi anlatmaya çalistim. Dinozorlar çagi geçti. Insanlara gelince onlar simdi atom çaginda yasiyorlar; ama henüz dünya ölçeginde bir atom savasini baslatmadilar ve umarim bu çilginligi yapmazlar. Ne var ki dünyamizda bir atom savasina gerek kalmadan hayati bir bütün olarak tehdit eden gelismeler yasaniyor: Iklim degisikligi Bunda ise yine insanlarin ciddi bir payi var. Onlar, gözü doymazliklari, aç gözlülükleri, sorumsuzca tutumlariyla dogayi asiri biçimde kirletiyor ve dogal dengenin bozulmasina yol açiyorlar.
Bu olumsuz gelisme, özellikle nüfusun ve üretimin arttigi, bir tüketim çilginliginin yasandigi son yüzyillarda yasaniyor. Buna yol açan kapitalizmidir. Kapitalizmin bunca esitsizligi, sömürüsü, bitmeyen savaslari ile dünyamizda adil bir düzen kurdugundan söz edilebilir mi? Kapitalist ülkelerin yöneticilerinin kendi ülkelerinin ve bir bütün olarak dünyanin gelecegini düsündüklerinden söz edilebilir mi? Bu bakimdan durum, ülkeden ülkeye fark etse bile, manzara bir bütün olarak hiç de hos degil.
ABD’nin daha dünkü Baskani Trump’in, ülkesini Paris Iklim Anlasmasi’ndan bile çektigini gördük. Neymis efendim, ‘bu anlasma ABD’nin ekonomik çikarlarina zarar veriyormus ’ O ABD ki kisi basina düsen ortalama yillik geliri 50. 000 dolar
Ya diger ülkelerin yöneticileri, onlar çok mu ileri görüslü, onlar kendi toplumlarinin ve dünyanin gelecegi ile ilgili olarak çok mu sorumluluk duyuyorlar? Öyle olsa dünyamizi -suyu, topragi, havayi- temiz tutmak için daha yillar öncesinden tedbirler alirlardi. Silaha, savasa bunca kaynak aktaracaklarina, atom silahlari , füzeler yapacaklarina, depreme dayanikli, sel ve firtinalara karsi korunakli evler yaparlardi. Jet uçaklari yerine yanginlara en kisa zamanda müdahale edecek yeterince yangin söndürme uçagi ve araci temin ederlerdi.
Ama yanginlar, firtina ve seller yillardir alarm verdigi halde, görüldügü gibi, Kaliforniya’dan Sibirya’ya, Kanada’dan Avustralya’ya, Ispanya’dan Türkiye’ye kadar mantar gibi ormanlari, kentleri saran yanginlar karsisinda çaresiz kaldilar.
Ne yazik ki insanlik su anda freni patlamis ve acemi soförün yönetimindeki bas asagi giden kamyona benziyor.
Devam edecek.
————————————————-
(*)Bu öyküyü Türkçeye de çevirdim ve bu sonbaharda Özgürlük Yolu Vakfi Yayinlari arasinda basima hazirliyorum.
Kemal Burkay