OKUDUGUNU ANLAMAYANLAR VEYA BILE BILE ÇARPITANLAR ÜZERINE

Üç gün önceki ‘Face’teki Bazi Modalar Üzerine’ baslikli yazim, birilerini rahatsiz etti. Bunlarin tepkileri yazimin altindaki yorumlara da yansidi.
Bu yorumlardan bazilarina sicagi sicagina cevap verdim, yanlis anlamalari gidermeye çalistim. Ama bazilari, yanlis anladiklari için degil, bile bile yazimi çarpittilar, ondan söylemedigim anlamlar çikararak samata kopardilar. Kimileri de yazimi okuyup anlama zahmetine bile katlanmadan bu yalan ve çarpitmalari dogru gibi kabul edip onlarin kervanina katildilar.
Ben güya yazimda ‘Geçmiste Kürt milliyetçiligini’ bozguna ugrattik, demisim Oysa yazi son derece açik. Onu okuyan ve okudugunu anlayan iyi niyetli hiç kimse böyle bir iddiada bulunamaz.
Ben yazimin basinda son dönemde bazi Kürt çevrelerinde bir modaya dönüsen ve sosyal medyaya yansiyan kimi yanlis görüslerden söz ediyorum. Birçok kisi agzini açtiginda, Kürt davasini savunma adina, sosyalizme ve sosyalistlere atip tutuyor. Sanki sosyalistler Kürt halkinin birligini ve özgür olmasini engellemis!.. Birçok kisi agzini açtiginda ‘demokrasi istemi Kürtleri ilgilendirmez, Kürtlerin davasi baska!’ diyor Birçok kisi agzini açtiginda ‘halklarin kardesligini’ savunanlara öfkeleniyor.
Kürt milli davasi adina ileri sürülen bu görüsler yanlis ve Kürt halkinin hakli davasina büyük zararlar veriyor. Bu nedenle bu yanlis görüsleri teshir edip ilerici ve yurtsever çevreleri uyarmayi bir görev saydim. Yazimda, geçmiste de bu türden modaya dönüsen yanlis görüsler vardi ve biz onlarla mücadele edip bozguna ugrattik diyorum.
Diger bir deyisle, ‘bozguna ugrattik,’ dedigim, bu baylarin ileri sürdügü gibi ‘Kürt milliyetçiligi’ degil, bu perde altinda ileri sürülen yanlis görüslerdir.
Bunu yaparken yaban arisi kovanina çomak soktugumun da farkindaydim ve gelebilecek tepkileri hesapladim. Bir baska deyisle böyle bir saldiriyi bekliyordum.
Uzun siyasi hayatimda yüz yüze oldugum ilk saldiri, ilk itibarsizlastirma kampanyasi degil bu. Arkadaslarim ve dostlarimla birlikte bunu da gögüslerim.
Içlerinde iyi niyetli bazi elestirileri, edeplice dile getirilmis farkli görüsleri bir yana koyalim, ama isi küfür ve hakarete vardiran kisilerin bu öfkeli tepkisi nedensiz degil. Çünkü onlar sözünü ettigim yanlislarin tam merkezindeler. Sosyalistlere atip tutmaktan, Kürt halkinin içinde bulundugu zor durumu, bölünmüslük halini onlara yüklemekten zevk aliyorlar. Demokrasi istemlerine, bunun için yürütülen mücadeleye dudak büküyor ve bunu da Kürt davasina zarar veren bir çaba gibi göstermeye kalkisiyorlar. Kürt halkina baski uygulayan devlet mekanizmasi ile kendileri de bizzat kendi egemen siniflarinin sömürü ve baskisina ugrayan, bu halleriyle Kürt halkina müttefik olabilecek komsu halklari birbirinden ayiramiyor ve tümünü düsman safina koyuyorlar. Bu halklarin dostlugunu kazanmak için çaba göstermenin önemini kavramiyorlar.
Buna karsi sessiz kalinabilir mi?
Simdi oturup su 60 yil boyunca biz Kürt sosyalistlerinin Kürt halkini her türlü sömürü ve zulme karsi aydinlatmak, kitleleri bilinçlendirip örgütlemek için yürüttügümüz mücadeleyi, ulusal güçlerin birligi için yillar boyu sürdürdügümüz çabalari, demokrasi mücadelesinin Kürt halki için de önemini, yan yana yasadigimiz halklarin ilerici güçleriyle dayanismanin geregini ve önemini uzun uzun yazacak degilim. Bu abesle istigal olur. Yapilanlar ortada. Benim 3000 sayfaya ulasan bes ciltlik anilarimda son 80 yilin hikâyesi var. Ama bu önyargili kisilerde, birakin bu kitaplardan birini bile okuyup gerçekleri ögrenme çabasi, iki sayfalik bir yaziyi okuma sabri ve anlama iyi niyeti bile yok.
Bu baylar, uyarilar üzerinde düsünüp onlardan ders çikaracaklarina, öfke ile saldiri pozisyonuna geçiyorlar. Ama bu dertlerine derman olmaz.
Onlar bu anlayislariyla kitlelere dogru yolu gösteremez, ulusal birlige katki sunamaz, Kürt davasina dost kazanamazlar. Tersine olan dostlari da kaçirtirlar.
3 Eylül 2021
Kemal Burkay