Kemal Burkay’a sözde ‘milliyetçi’lerin saldirisi üzerine
Sayin Kemal Burkay’in sosyal medyada yayinladigi 31 Agustos 2021 tarihli ‘FACET’TEKI BAZI MODALAR ÜZERINE’ yazisi yine sosyal medyada hatiri sayilir bir tartismanin alevlenmesine vesile oldu. Isteyen bu yazinin tam metnini facebook ta veya azadi.nu sitesinden okuyabilirler.
Keske burada ifade edilen görüsler layikiyla degerlendirilip kaliteli bir tartismaya vesile olsaydi.
Son zamanlarda buna daha çok ihtiyaç oldugu ortada.
Ömrünü Kürt halkinin özgürlük mücadelesine adamis üretken, istikrarli, tutarli, saygin bir mücadele adaminin yazdiklari üzerinde düsünmek yerine, is curcunaya getirildi, hakaret ve çamur atma yarisiyla ortalik herkesi birbirinden daha çok uzaklastiran bir batakliga çevrildi.
Oysa, sömürgeci rejimin tuzaklariyla maniple edilen Kürt siyasetinin saglikli bir yolda toparlanarak ilerlenmesi için, sogukkanli, yapici bir tartismaya ve seviyeli bir diyaloga, birbirini anlamaya, kavramaya ve mümkün oldugunca ortak yönleri ortaya çikarmaya ihtiyaç var.
21.yüzyilda ve bu gün ki konjonktürde nasil bir mücadele, hangi yollarla ve araçlarla yürütülmeli sorusu bir birini okumadan, anlamadan, söylenenler üzerinde düsünülmeden, uygar bir üslupla diyalog kurmadan nasil cevap bulabilir?
Yurtsever hareketin okumus yazmis, emek vermis kadrolarinin geçmisten dersler çikararak ve bugün içinde bulunulan açmazlara dikkat çekerek ve gelecegin saglikli, çaga uygun mücadele perspektifini öne çikarmak gibi bir sorumluluklarinin oldugu ortada.
Yanlislara dikkat çekmek, bilerek veya bilmeyerek ‘moda’ haline getirilen ancak Kürt halkinin özgürlük mücadelesini sekteye ugratacak, zarar verecek düsünceleri tartisip bilince çikarmak önemli bir görev degil midir?
Kemal Burkay da söz konusu yazisi ile samimi Kürt yurtseverleri için üzerinde dikkatlice düsünülmesi gereken ‘uyari niteliginde’ bir degerlendirmede bulunmustur.
Ancak Burkay’a okumadan, okudugunu anlamadan veya bilerek çarpitma yoluna gidenlerin saldirilari, tartismalarin seyri ve düzeyi insani umutsuzlandiriyor.
Kuzeyde Kürt hareketinin daha uzun bir süre yanlislarin girdabinda debelenecegi, realist, ayaklari yere basan çagdas bir yapilanmanin gerçeklesmesinin daha uzun bir zaman alacagi görülüyor.
Ister sosyalist olsun, ister milliyetçi, liberal, muhafazakar ve diger egilimlerden olsun samimi Kürt yurtseverlerinin isi zor. Ancak sabirli, kararli yürüyüslerini sürdürmekten baska da çare yok.
Bu tartisma, güçlü medya imkanlarindan yoksun, adeta sosyal medyaya sikismis Kürt okumuslarinin halini göstermesi açisindan ibret verici.
Ne yazik ki Kürt okumuslarinin çogu hala sosyal medyayi akillica kullanmak, düzeyli diyaloglarla, bir birini anlamak, fikir alisverisi için zemin olarak kullanmak yerine; küfürleri, hakaretleri, asagilamalari ile bir batakliga, kirli, kokusmus bir ortama çevirmeyi iyi bir sey sanmaktadirlar.
Bu durum asilmalidir. Bu kirli düzeysiz üslubun ne sahiplerine nede Kürt yurtsever hareketine bir yarari olmadigi görülmelidir.
Gelelim Sayin Burkay’in Facebook sayfalarina egemen olan küfür ve hakaretlerle seyreden edepsizliklere dikkat çektikten ve ‘moda haline gelen’ kimi söylemlerin Kürt hareketine zarar verdigini düsündügü kimi görüslerine; ,
Burkay’in da dikkat çektigi konulardan biri Demokrasi ve Kürt hareketi arasindaki bagdir.
O, Facede moda olan ve bize de sirayet eden Kürt davasi adina demokrasi düsmanliginin, ‘Demokrasi Kürt halkini ilgilendirmez’ söylemlerinin yanlisligina dikkat çekmektedir.
Burkay’in bu konuda söylediklerine saldiranlar belki Mesud Barzan’ini söylediklerine kulak vererek biraz hizlarini keserler. Ola ki belki ‘düsünürler de’
Mesud Barzani ‘Barzani Ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi ‘adli kitabinin ‘KDP, Demokrasi Ve Arap Birligi’ baslikli bölümünde tipki Burkay gibi su görüsleri dile getiriyor; Okuyalim;
‘KDP, Irak’a Demokrasi Kürdistan’a özerklik sloganiyla yola çikmisti. Bu slogan partini demokrasiye bagliliginin bir ifadesidir. Demokrasiye verdigi önemin bir göstergesidir. Çünkü Kürt Halkinin diktatör bir rejimde haklarina kavusmasi mümkün degildir. Biz bu dersi, art arda Bagdat’ta iktidara gelen rejimlerle yasadigimiz deneyimlerden aldik. Kürt Halki Demokrasiye inanan ve onu tüm Irak’ta uygulayan bir yönetim altinda haklarina kavusabilir ‘Parti, krallik zamaninda demokrasi için mücadele etti. Krallik rejiminin yikilmasindan sonra da bu mücadelesini sürdürdü. Irak’ta gerçek demokrasi hakim oluncaya kadar bu mücadelesini sürdürmeye devam edecektir.’ ‘Barzani Ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi cilt I sayfa 521’ ‘Partinin demokrasi ugruna bilinçli bir mücadele vermesi yeni bir süreç degildir. Bilakis, bunun tarihi partinin kurulusuna kadar uzanir.’ ‘Barzani Ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi cilt I sayfa 521’
Ayaklanmanin önderligi ‘Irak’a demokrasi Kürdistan’a otonomi’ sloganini benimserken, reel politik durumu göz önünde bulunduran bir ileri görüslülük sergiledi. Bu slogan Kürt halkinin ve savasçilarinin Irak’ta demokratik bir hükümet kurulmasina verdikleri önemi gösteriyordu. Kürt liderler, Irak’ta demokratik bir hükümet kurulmadan Kürt sorununun çözülmeyecegine de inaniyordu’ Barzani Ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi cilt I sayfa 22
Bir uzun alintiya daha yer verelim;
‘Barzani, Arap ve Kürt halklarinin tarihi iliskisini, iki halkin mücadelesinin ortak kaderini ve Irak’taki diger azinliklarin haklarinin korunmasinin gerektigini çok iyi kavramisti. Bu yüzden onun Kürt özgürlük hareketini v Kürt Halkinin devrimini Irak demokrasi hareketinin kaderiyle irtibatlandirdigini görüyoruz. Devrimin bu ilkeyi sürekli vurgulamasi bir tesadüf olmadigi gibi salt taktiksel bir manevra da degildi. Aksine devrimin liderlerinin kararlarinda bu siarin sürekli vurgulandigi ve bu anlayisin, mücadele boyunca ugruna çaba sarfe dilen önemli bir hedef olarak ön planda tutuldugunu görüyoruz.’ Barzani Ve Ulusal Özgürlük Hareketi Cilt II sayfa 357
Evet Sayin Mesud Barzani ‘de Tipki Burkay gibi ‘ deneyimlerinden hareketle’ Kürt hareketin ve demokrasi mücadelesi arasindaki kopmaz bagi vurgulamaktadir.
Burkay’in dikkat çektigi Kürt milliyetçiligi ‘adina’ ‘demokrasi bizi ilgilendirmez’ söylemlerinin Kürt hareketini yalnizlastirmaktan, düsmanlarini arttirmaktan, hatta çözümsüzlük girdabinda tutmaktan baska bir anlami olmadigi açiktir. Oysa gerçek milliyetçiler tipki Mesud Barzani gibi reailst olmalidirlar. Kürt Halkinin mesru özgürlük mücadelesiyle demokrasi mücadelesi arasindaki bagi kavramadan Kürt halkini özgürlüge tasimanin mümkün olmadigi görülmelidir.
Diger bir konu da Halklarin kardesligi meselesidir. Burkay Facede moda olan ve bize de sirayet eden Kürt davasi/ Kürt milliyetçiligi ‘adina’ ‘Halklarin kardes’ oldugundan söz edenlere ates püskürtülmesinin yanlisligini dile getirmektedir.
Bu baylarda tipki sömürgeciler gibi halklari karsi karsiya getirme çabasinin ‘en milliyetçilik’ oldugunu söylemekte buna karsi çikanlara ise ‘milliyetçilik adina” saldirmaktadirlar.
Burkay’a bu konuda Kürt davasi/ Kürt milliyetçiligi ‘adina’ saldirilmaktadir. Bu anlayisin Kürt milliyetçiligiyle bir alakasi olup olmadigini yine Enfal operasyonlari, Halepçe gibi soykirimlara tabi tutulan Güney Kürdistan halkina öncülük eden ve onlari bagimsizligin esigine dek tasiyan Sayin Mesud Barzani’den okuyalim.
‘ Ayaklanma, sonuna kadar, uluslararasi antlasmalarla belirlenen savas ilkelerine ve kurallarina bagli kaldi. Her seyden önce, savasin Arap ‘Kürt savasi mahiyetine bürünmesine izin vermedi. Bu konuda çesitli yazarlarin, sovenistlerin ve halk düsmanlarinin savasi böyle bir mecraya sürükleme girisimleri basarisizlikla sonuçlandi.
Bu arada sunu da belirtmeden geçmeyecegim: Bazi mutaassip Kürt unsurlar bizim de böyle bir anlayisa sahip olmamiz için yogun çaba içine girdiler. Onlarin gerekçesi halkin karsi karsiya kaldigi mezalim ve baskilardi. Fakat bu anlayisi benimsememiz mücadelemizin kuskulu bir kimlige bürünmesine neden olacakti. Hareketimiz asil amacindan sapacak, tamamen intikamci bir mahiyet kazanacakti. Fakat biz bu tür önerilere kesin olarak karsi çiktik ve pratigimizle bu anlayisi ortadan kaldirdik. Bu tehlikeyi bertaraf etmekle alnimiz ak basimiz dik erdemli bir sekilde mücadelemizi sürdürdük. Kirli bir savas yürütmedik. ‘ Barzani Ve Ulusal Özgürlük Hareketi cilt II sayfa sayfa 23
Öte yandan, sürekli olarak dostlarimizin sayisini arttirmak ve elimizden geldigince hasimlarimizin sayisini azaltmak çabasi içinde olmaliyiz. Bunun için, bitip tükenmek bilmeyen bir sabir, dayaniklilik ve direnç gereklidir. Ister Kürdistan’i paylasan devletler tarafindan olsun, ister Kürtlerden olsun, Kürt mücadelesini ezilen bir halk ile zalim hükümetler arasinda geçen bir mücadele degil de, halklar arasi bir savas gibi göstermeye çalisan asiri unsurlara karsi çikmaliyiz’ Barzani Ve Ulusal Özgürlük Hareketi cilt II sayfa 28
Evet Sayin Barzani ‘de tipki Burkay gibi Kürt devrimcilerini uyariyor ve ‘Kürt mücadelesini ezilen bir halk ile zalim hükümetler arasinda geçen bir mücadele degil de, halklar arasi bir savas gibi göstermeye çalisan asiri unsurlara karsi çikmaliyiz’ diyor.
Burkay’in yazisinda en çok çarpitilan ve arkasina saklanilan Milliyetçilik meselesine gelelim;
Burkay yazisinda ‘Geçmiste, Kürt milliyetçiligi adina piyasaya sürülen bu tezlere karsi ciddi ideolojik bir mücadele verip onlari bozguna ugrattik. Bunun milli davayi savunma olmadigini, dünyaya dar bir pencereden bakmak oldugunu söyledik.’
Evet Burkay ‘MILIYETÇILIK ADINA piyasaya sürülen kimi yanlis görüslere dikkat çekiyor (‘Demokrasi bizi ilgilendirmez’, ‘Halklarin kardesligi, sosyalizm düsmanligi vs.) ve bunun ‘milli davayi savunma olmadigini, dünyaya dar bir pencereden bakmak oldugunu’ vurguluyor. Kiyamet de burada kopuyor.
Bakalim Sayin Mesud Barzani söz konusu kitabinda bu konuda, yani Burkay’in dikkat çektigi ‘dünyaya dar bir pencereden bakma ‘ nin zararlari konusunda, Kürt hareketini yalnizlastirmaya yönelten soyutlamaci milliyetçilik hakkinda ne diyor;
‘Barzani’nin Kürt özgürlük hareketi hiçbir zaman Arap halklarinin kurtulus mücadelesinin yoluna engel olusturacak bir tutum içinde olmaz anlayisindan hareketle devrim, Arap düsmanligina yada içe dönük soyutlamaci Kürt milliyetçiligine yönelik tüm telkinleri kesin bir sekilde reddetmistir. Barzani hayatinin sonuna kadar bu tavrini sürdürmüstür. Söyle ki Iraktaki Kürt mücadelesinin hedefi tek adam yönetimi ve anti demokratik gerici dikta rejimleridir. Bütün çabasi Demokratik bir irak çerçevesinde Kürt meselesine ideal bir çözüm bulmaya yöneliktir. Yani halkin, dogrudan esit ve özgür bir seçimle yansittigi genel iradesine dayanan bir düzen kurmak. Arabiyla Kürdüyle ve diger azinliklariyla Iraklilarin genel arzusu budur.’ Cilt II sayfa 358
‘Sosyalizm’ karsitliginin moda oldugu ise bir realite. Isin en komik yani ise geçmiste sosyalist partilerde yöneticilik yapanlarin bu saldirilarda en önde durmalari, ‘tas atmalaridir’ Bunlara gülüp geçmekten, aciyarak bakmaktan baska yapacak sey yok. Ancak samimi yurtseverlerin bu ‘hasatliga’ geçit vermemeleri gerektigini düsünüyorum.
Sosyalistlerin, Sosyalist hareketlerin Kürt özgürlük hareketindeki rolleri, katkilari, ürettikleri mücadeleleri ayri bir tartisma konusudur. Karalama degil, objektif bir tartisma ve degerlendirme olursa bu tartismadan sosyalistlerin basi dik çikacagina kuskum yok.
Umarim sosyalizm karsitligini, sosyalist kadro ve hareketleri gözden düsürme operasyonlarinda yer alan ve bu gün, bu kez ‘milliyetçilik ‘ maskesi ile face de laf üretenler bir an önce sorumluluklarini hatirlar, örgütlenir, samimi bir mücadele içine girer, biz sosyalistlerin yükünü hafifletirler de, biz de onlari cani gönülden destekleriz. Sahte Kürt milliyetçilerine Kürdistan’in sanal dünya, sosyal medya disinda bir yer oldugunu, Kürt halkinin onlari mücadele alaninda görmek istedigini hatirlatalim
Ben Burkay’in söylediklerinin altina imzami atiyorum. Onun ileri görüslü, realist, Kürt halkina adanmis mücadeleci yanini hayranlikla izliyor, okuyor kendi adima yararlanmaya çabaliyorum. Bir kez daha ‘moda ‘haline gelen yanlislara isik tuttugu için tesekkür ediyorum.
‘Yoldasi ‘olmaktan hep onur duydum.
Son söz;
Evet, ‘Milliyetçiler’ Kendi Kürdüne, kendi davasina yardimci olanlara saldirmaktan vaz geçmeli mizragin ucunu sömürgecilere çevirmelidirler. Kürdün tüm degerlerine, ister sosyalist, ister muhafazakar, ister liberal vs, kim olursa, hangi egilim de olursa olsun, Kürt halki için çaba harcayan, emek veren her kese/kesime saygili olmayi görev bildiklerinde, bu tutumu içsellestirdiklerinde, kapsayici olduklarinda milliyetçi olacaklarini bilmelidirler.
Bu tartismalara katilan herkesi ön yargilardan uzaklasarak hem Burkay’in 5 Cilt olarak yayimlanan ‘Anilar’ ini, hem de Sayin Mesud Barzani’nin 2 cilt olarak yayimlanan ‘Barzani ve Kürt Özgürlük Hareketi’ kitabini okumaya, dersler çikarmaya ve makul bir üslupla konusmaya, diyaloga davet ediyorum.
Arif Sevinç