Almanya’nin yeni hükümetinde kadinlar önemli görevlerde, Darisi olmayanlarin basina

26 Eylül 2021’de gerçeklesen genel seçimlerle Almanya’da yeni bir Federal Meclis seçildi. Yeni Federal Meclis de 16 yildir ülkeyi yöneten Merkel, ilk kadin sansölyedi. Son seçimlerde birinci parti olarak çikan SPD’den, Olaf Scholz’un seçilmesiyle birlikte Almanya’da 16 yillik Angela Merkel dönemi son erdi.
Partilerin renkleri nedeniyle “trafik lambasi koalisyonu” diye tanimlanan koalisyon görev basina geldi. Almanya’da 83,1 milyonluk bir nüfusa sahip. Oy kullanma hakki olan 18 yas üzerindeki Alman vatandaslarin sayisiysa 60,4 milyon Seçmenlerin yaklasik yarisi üç eyalette ikamet ediyor: Kuzey Ren-Vestfalya (12,8 milyon), Bavyera (9,4 milyon) ve Baden-Württemberg (7,7 milyon).
Almanya, dünyanin hem ticari hem de merkezi anlamda, en önemli ülkeleri arasinda yer aliyor. Almanya, ekonomi açisindan da gelismis, Avrupa ülkeler arasinda yer aliyor. Almanya’nin nüfusunun yüzde 25,5’ini göçmen kökenliler olusturmaktadir. Bu oranin ülkedeki siyasal yapisi üzerinde etkisi son yarim yüzyilda daha arttigini görmek mümkündür. Yine henüz bu konuda akademik bir çalisma yok. Ancak, Almanya’daki Kürt nüfusunun 1 milyon 200 binin üzerinde oldugu tahmin ediliyor.
Diyebilirim ki, Almanya çok ciddi bir Kürt diasporasina evsahipligi yapiyor. Buradaki üçüncü nesil adeta yeni bir politik, kültürel, sosyal yasam alani yaratmis durumda.
Kürtler’in Almanya’ya gelisleriniden bugüne kadar, burada dünyaya gelmis üç kusagimiz var. Bu, Kürt toplumsal sosyolojisi açisindan yeni bir durum veya olgu olusturmaktadir. Hemen her alanda artik bir Kürt realitesi ve olgusu var. Gelis tarihleri yarim yüzyili geride birakti. Ilk gelenler 60-70’li yillarin misafir isçileriydi.
Evet. Agirlik çalismaya gelenlerdi. Fakat siyasi nedenlerden dolayi gelip yerlesenlerin sayilari da oldukça fazla. Bir kesim ise yüksekögrenimini yapmak için gelmisti tüm bu birikimler Almanya’da yeni bir sosyolojik tabaka bilinç ve ona bagli olarak da kendilerini içinde ifade edebilecekleri kurumlar olusturdu.
Yaptiklari sosyal, siyasal, kültürel çalismalarla Alman toplumuyla uyumlulugu ve kültür kaynasmasinda özellikle, 2015 yilina kadar ciddi diplomatik ve siyasal kültürül çalismalarda önemli katkilari olan olusumlardir. Bu gücü yeterince kullanabildimi bu kurumlar. Bu üzerinde, akademik, sosyolojik, poltik olarak düsünülmesi ve ilerisi için ders çikarilacak ayri bir konu. Almanya’da kurulan kurumlarin ilk siralarinda; sunlari siralayabiliriz
IMK e.V. ‘ Kürtler için Uluslararasi Insan Haklari Merkezi; KOMJIN;
KOMKAR ‘ Kürdistan Dernekler Federasyonu; KOMCIWAN ‘ Almanya Kürdistanli Gençler Birligi; Almanya Kürt Demokratik Platformu; Alman-Kürt Dostluk Dernegi ‘ Hevalti; KKH ‘Kürdistan Kültür ve Yardimlasma Dernegi… bu kurumlarin her biri diyasporada, sosyal, siyasal ve kültürel çalismalari ve iki kültürün kaynasmasinda ve Kürt barisçil yüzünü Almanya’da yürüten. Kürtlerin diyasporadaki yüz aklari konumundaki kurumlardir.
Diyasporadaki Kürtler açisindan, somutlamam gerekirse zaman içinde, Almanyali ‘Kürt kimligiyle kendini ifade eden nesiller olustu. Deger yargilari, begenileri, tavir ve davranislari kendine özgü bir nesil. Ve bu kusagi artik Alman parlamentosunda ve eyaletler bazinda yönetimlerde görüyoruz. Bu kesinlikle umut verici.
Yeni hükümetinin benim açimdan, en dikkat çekici baska bir yönü de; yas ortalamasi 50 olan kabinede 9 erkek, 8 de kadin bakan yer aliyor olmasidir. Geçmis hükümetlere göre kabineden kadin bakanlarin sayisi artarken, savunma, içisleri, disisleri ve egitim bakanliklari gibi önemli makamlar da kadinlar görev aldi. En genç bakanlar ise 41 yasindaki Annalena Baerbock ile Anne Spiegel oldu. Tüm bunlar, dünyadaki siyasal degisim rüzgaridir. Kadin bakis açisinin, yeniden dünyada etkin olacaginin sinyaleridir. Almanya’da kadinlarin önemli bakanliklarda görev verilmesi. Avrupa’nin ve dünyanin gözü üzerinde olacak gelismeye açik bir ülke resmini yansittiyor.
Örnegin; SPD’den -Ekonomik Isbirligi ve Kalkinma Bakanligi: Svenja Schulze
Koalisyon hükümetinde Disisleri Bakanligi görevini hükümetteki genç bir kadina verilmesi oldukça manidardir. Yesiller Partisi Es Baskani Annalena Baerbock, Almanya’nin Disisleri Bakani oldu.
Yine ayni partiden, Aile, Kadin ve Gençlik Bakanligi: Anne Spiegel’e.
Içisleri Bakani – Sosyal Demoktarlar – Nancy Faeser Almanya’da Içisleri Bakanligi görevini yapacak ilk kadin. Yine önemli bakanliklarda birine de, Savunma Bakanligina Sosyal Demokratlar’dan hukukçu, Christine Lambrecht oldu. Bu tablo Almanya ve Avrupa’da farkli bir güç dengesini getirecektir. Almanya’nin Avrupa ve dünyada güvenlik kolunu güçlendirecektir.
Tüm bu tabloya bakildiginda; Kadinlarin karar alma mekanizmalarina dahiliyeti olmadan hiçbir ülke kalkinamaz. Bu tablo bize gösterdi ki, kadinlari karar alma mekanizmalarinin merkezine yerlestirmek ve temsiliyetlerini sayica artirmak için cesur ve kararli adimlar atmaktan geçiyor. Almanyali Kürtlerinde lobi olusturmasi için, sadece kendi olusturduklari kurumlar degil, yeni nesiller yasadiklari ülkedeki sol partiler içinde yer almalari artik önemli bir politik güç alanina dönüsmüs durumda.
Darisi, memleketimin basina. Özellikle geçmiste iktidarlara gelmis bugün muhallafette yer alan partilere daha büyük görev sorumluluklar düsüyor. Vaatler disinda, ülkedeki Kürt sorununun çözümü basta olmak üzere, demokrasi ve baris politikalarini uygun kadin bakis açisi ve sosyalist anlayisindaki kadin parlamenterlerin bakanlarin çogalmasi, federal bir yönetim anlasiyinin Türkiye halklari için dogru ve kurtarici bir anlayis oldugunu bu vesileyle yeniden hatirlatmak isterim.
Bunun için de, kadinlarin siyasette daha fazla temsili için kadin erkek hep birlikte, daha programli çalismaliyiz. Su anda ihtiyacimiz olan siyasi anlayis budur.
Necla Çamlibel