Küresellik ve yabancilasma

Günümüz insanlarinin çogu, kendi öz kültürü içinde yarattigi degerlerle, küresel dünya düzeninin yarattigi degerler arasinda gelip gitmektedir. Hizla gelisen teknoloji araçlari araciligiyla yapilan propagandalar, yasamlari bombardiman altina aldigini son üç yildir tüm dünya iliklerine kadar hissettirdi. Bu teknolojik iletisim araçlarinin bilinçsizce kullanilmasi, yabancilasmayi ve yozlasmayi daha da hizlandirmaktadir. Toplumsal iliskilerin karmasik ve çözümsüz hale gelmesi, yabancilasma duygusunu ve yozlasmayi arttiran baska önemli bir faktördür.
Topraklarimizin zenginliklerinden çikari olan egemenler yüzyillardir, Kürdistanlilari asimile etmek için, akil almaz yöntemlere bas vuruyor. Her Kürt daha dogar dogmaz, büyük bir asimilasyon bombardimaniyla karsi karsiya kaliyor. Daha sonra sokak, okul, is hayatinda asimilasyonla yüz yüze kaliyor ve derin yaralara sebep olan bir deneyimleme yasiyor. Hayatin her alanini etkisi altina alan bu eritip yok etme atmosferi içinde çogu Kürt yabancilastiginin farkina bile varamiyor.
Özellikle, insanlarin sahip oldugu sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel normlarin ya da kurallarin islevini yitirmesi-azalmasi sonucunda genel bir bunalim ve dengesizlik durumu ortaya çikmakta ve bu durum insanlarin yasamini alt üst etmektedir.
Belki de bu nedenledir ki, kendi degerlerine yabancilasma içinde, etrafinda olup bitene ilgisiz kalma, yasamina bir düzen verememe, kendini alip götüren sele birakma, amaçsiz yasama duygusu insanlar arasinda yayginlasmaya baslar. Insanlarin olaylara ve yasanilanlara, çevresinde gelisen olaylara tepki vermeyip seyirci kalmasinin nedeni biraz da bu ruh halidir.
Marx’a göre, insanin özünü belirleyen bazi temel unsurlar vardir. Bunlardan birincisi, insanin her seyden önce bir türe yani insan türüne ait oldugunun bilincinde olmasidir. Ikinci her insanin diger insanlarla iletisim kuran sosyal bir varlik olmasidir. Üçüncüsü, insanin nesnel bir varlik olmasidir. Dördüncüsü ise, insan dis dünya ile iletisimini koparmayarak, ürettigi seylerle yani emegiyle yasamasidir. Iste yabancilasma, bu dört temel faktörden uzaklasma sonucu olusur.
Yabancilasma genellikle, insanlarin, kisiligine, ürettigine, yarattigi degerlere, çalistigi ortama, beraber yasadigi insanlara ve içinde yasadigi dogaya yabancilasmasi ve bunlarla düsmanca bir iliski içinde bulunmasi olarak da karsimiza çikmaktadir. Siyasal, ekonomik, sosyal, cins ve kültürel yasam içinde bu tür örneklere fazlasiyla rastliyoruz.
Özellikle, Türkiye’nin durumuna baktigimizda durum hiç de iç açi görünmüyor. Ekonomik, siyasal ve sosyal bunalimlar, teknolojik araçlarla küçülen dünyada diger kültürlerden ve toplumlardan etkilenme, bu etkilenme sonucunda dogan yamali kimlikler, özentiler sonucu dogan bunalimlar, çarpik kentlesme, egitim sorunu, asiri nüfus artisi, issizlik sorunu ve özellikle kusaklar arasi anlasmazliklar gibi sorunlar toplumu, özellikle gençligi çok ciddi sekilde etkilemektedir.
Bu olumsuz kosullar, insanlari kendine, kültürüne kimligine yabancilasmaya itmektedir. Bireyle toplum arasindaki iliskilerin kopmamasi için, tüm bireylerin ulusal, sinifsal, kültürel, cins kimlikleriyle ilgili degerlerin iyi bir sekilde hazmedilmesi-ögrenilmesi gerekir. Sahip oldugumuz kimliklerle barisik olmayi ve onlari sahiplenmeyi ögrendigimiz ve ögrettigimiz taktirde, bizi ahtapot gibi çevreleyen yabancilasmaya karsi koya biliriz.
Bilim, yabancilasmayi dört ana gruba ayiriyor:
1- Ekonomik etkenlerden ötürü yasadigimiz yabancilasma. Bunu mülkiyet iliskileri ve üretim araçlarinin mülkiyeti belirliyor.
2- Teknolojik gelismeler sonucunda ortaya çikan yabancilasma. Teknolojik gelismeler, insan yasamini biraz daha makineye uydurmaya çalisiyor. Makinelesme, insani emegine yabancilastiriyor.
3- Toplumsal yapida meydana gelen degisikligin yarattigi yabancilasma, büyük ölçekli ve kitlesel eyleme dayali yiginlar haline gelen toplum anlayisi.
4-Felsefeye, topluma, edebiyata, güzel sanatlara, müzige yani uygar yasamdan uzaklasma sonucunda ortaya çikan yabancilasma.
Elbette yabancilasmaya ve yozlasmaya karsi çikmanin temel sarti, yabancilasmayi gerçeklestiren faktörlere karsi çikmaktir. Her kisi ve toplumda yabancilasma ve etkileri farkliliklar gösterir. Ülkesi özgür olmayan bir bireyin kendi ülkesinde yasadigi yabancilasmayla, ayni topraklarda yasayan ama özgür bir ülkesi olan bir bireyin yabancilik duygusu ayni degildir. Biz Kürtler bu bakimdan yabancilasmayi buna paralel yozlasmayi derinden yasayan bir milletiz.
Bunu diasporada yasayan Kürtler daha derin ve farkli yasadigi gerçekligi ayri bir makalenin konusudur.
Bizlere yönelik yabancilasmayla daha bilinçli ve kararli mücadele etmek zorundayiz. Söz de degil, pratikte, özümüze, dilimize ve kültürümüze her alanda sahip çikmakla. Çünkü özüne ve kültürüne yabancilasan bu yozlasmayi derinlestirir. Kendine yabancilasan milletine, ailesine, diline ve kültürüne yabancilasmis demektir. Kendisi degil bir baskasi olur. Diasporadaki yabancilasma ve yozlasmaya karsi Kürt örgütlerinin bu konuda daha etkin is birligi ve çözüm üretici projeler yapmasi elzem görüyorum.
Bu nedenle, Diasporada yeni çagdas orada yasayan insanlarinin sorunlariyla ilgilenen ve çözüm üreten Kürt örgütlülüge hala ihtiyaç var.
Necla Çamlibel