Haber

Enfal Dosyasi ‘ 11

Kürdistan Parlamentosu aldigi bir kararla 14 Nisan’i Enfal günü olarak ilan etti. Her yil 14 Nisan’da yapilan etkinliklerle, tarihin sahit oldugu en kanli soykirimlardan biri olan Enfal aniliyor.

Dema Nû-Hewlêr olarak, Kuzeyli Kürtlerin Enfal konusunda daha fazla bilgi sahibi olmalari için, 2006 tarihinden bu yana degisik zamanlarda Enfal ile ilgili yaptigimiz haberler Dema Nû gazetesi ile Dengê Kurdistan sitesinde yer aldi.

Bu yil Enfal’in 24. yildönümü. Bu vesile ile Güney’de degisik etkinlikler yapiliyor. Biz de Kuzeyli Kürtlerin hafizasini tazelemek amaciyla, yaptigimiz haberlerden bir demeti yeniden sunuyoruz.
Faydali olmasi temennisi ile…
Dema Nû-Hewlêr

Enfal Politikasinin Ilk Kurbanlari: Feyli Kürtler ve Parçalanmis Aileler-2

Dema Nû/Hewlêr
Bir önceki dosyamizin yayinlanmasinin üzerinden kisa sayilmayacak bir zaman geçti. Bu nedenle ‘Enfal Politikasinin Ilk Kurbanlari: Feyli Kürtler ve Parçalanmis Aileler-1’ baslikli dosyamizda dile getirdiklerimizin kisa bir özetini yapmanin, faydali olacagi inancindayiz.

Bir önceki dosyamizda Enfal operasyonlarinin amaçlarindan birisinin de Kürt kimligini tahrip etmek oldugunu; Enfal’in ayni zamanda ailelerin parçalanip dagilmasi anlamina geldigini yazdik.

Ailenin Kürtler açisindan öneminin bilincinde olan BAAS diktatörlügünün, Kürtleri Araplar arasinda eritip asimile etmek amaciyla Kürt ailelere saldirdigini, onlari parçalayip dagitmak için her türlü yola basvurdugunu belirttik.

Enfal operasyonlari sirasinda onbinlerce ailenin parçalanip dagitildiini; eslerinin, ana, baba ve çocuklarinin akibetinden haberdar olmayanlarin, kaybettiklerinin yolunu gözlediklerini anlattik.

Enfal operasyonlarinin yol açtigi ekolojik sorunlarin yani sira, toplumun bagrinda kültürel, sosyal ve psikolojik yaralar açtigina ve Kürdistan hükümetinin en çok mesgul eden sorunlarin basinda geldiklerine vurgu yaptik.

Güney’de Enfal ve yol açtigi sorunlarla ilgili bir hayli makalenin kaleme alindigini, onlarca arastirma ve belgenin yayinlandigini dile getirmis ve Dr. Sükrüyi Resul’un ‘Hawarî Enfal’ adli mevsimlik derginin 2002 sonbaharinda yayinlanan 1. sayisinda yer alan ve ailelerin parçalanmasi konusunu isleyen ‘BAAS Diktatörlügü ve Insan Haklari Arasinda Kürt Ailesinin Dagilmasi’ adli makalesinden bahsetmistik.

Sükrüye Resul’un makalesini, Feylilerin Enfali sirasinda yasanan ailelerin parçalanmasi konusuna ayirmasinin, Feyli Kürtlerin Enfali ile ilgili çok az bilgiye sahip olan Kuzeyli Kürtler açisindan önemine deginmis ve Sükrüye Resul’un su belirlemesine yer vermistik: ‘Kadin ailenin temel tasidir. Insan ilk adimlarini orada atar. Aile insanin ilk okuludur, ilk seyleri orada ögrenir. Bu gerçegin bilincinde olan rejim, Kürt toplumunun çözülüp dagilmasi, ulusal kimliginin bozulmasi için ailenin temel diregini kirmayi amaçlamistir.’

Kaldigimiz yerden devam edelim.
Konunun daha iyi anlasilmasi için belirtmekte fayda var. Irak-Iran sinirinin her iki kesiminde yasayan Feyli Kürtler Sii mezhebine baglilar.

Feyli Kürtlerin önemli bir bölümü de Bagdat’ta yasiyor.

Ticaretle ugrasan Bagdatli Feyli Kürtlerin, Irak’ta yasayan Musevilerin en güvenilir is ortaklari olduklari, Musevilerin Israil’e göçtüklerinde, isyerlerini Feylilere devrettikleri dile getiriliyor.

Makalesinde, Feyli Kürtlerin yakin tarihte iki kez sürgün ve etnik tasfiye hareketine maruz kaldigini belirten Sükrüye Resul, bunlardan ilkinin 1940’li yillarin basinda, Taha Elhasim Hükümeti döneminde gerçeklestirildigini yaziyor. ‘Iranli kalinti’ olduklari bahanesiyle binlerce Feyli Kürdün yerlerinden yurtlarindan sürüldüklerini anlatan Dr. Resul, Feyli Kürtlerin sürgününü, çogunlugu olusturduklari Xaneqîn ve Mendelî’deki petrol yataklariyla, Feylilerin önemli bir bölümünün, Kürt ulusal devriminden yana olmalarina bagliyor.

Irak’taki Feyli Kürtlerin sorununda iki faktörün önemli rol oynadigini belirten Dr. Sükrüye, bunlarin her zaman gergin olan Irak-Iran iliskileriyle Kürdistan ulusal devrimi oldugunu belirtiyor. Görüslerini BAAS Partisi kongrelerine sunulan raporlardan yaptigi alintilarla zenginlestiren Dr. Resul, ‘Irak hükümetlerinin, Kürt sorunu nedeniyle komsu ülkelerle (Iran ile D.N) iliskileri bozuldugunda, yaptiklari ilk islerden birisi Feyli Kürtlere saldirmak ve onlari zorla Iran’a sürmek olmustur’ diyor.

Makalesinde, 1961 Eylül Devrimi’inden Feylilerin Eylül devrimine olan bagliliklarindan bahseden Dr. Sükrüye Resul, rejimin Feyli Kürtleri cezalandirmak amaciyla yasadiklari yerlerden kopartip, toplu sürgüne göndermenin planlarini yaptigini ve hayata geçirdigini anlatiyor.

1971 yilinda, Kürdistan Devrimi ile Irak Hükümeti arasinda imzalanan 11 Mart Anlasmasi’na ragmen, sayilarini azaltmak amaciyla, BAAS rejiminin 70 bin Feyli Kürdü toplu sürgüne tabii tuttugunu anlatan Sükrüye Resul, BAAS’in 6 Nisan 1980 tarihinde Feyli Kürtlere karsi büyük bir saldiriya geçtigini yaziyor. Toplu sürgüne maruz kalan Feyli Kürtlerin anlatimlarin dayanarak, BAAS diktatörlügünün sürgün esnasinda basvurdugu uygulamalari söyle siraliyor;

– Tutuklayip hapse atmak.
Dr. Resul, Feyli ailelerin hiçbir gerekçe gösterilmeden topluca tutuklanip hapse atildiklarini, günlerce, bazen de haftalarca gözaltinda tutulduktan sonra topluca Iran sinirina götürüldüklerini ve siniri geçmeye zorlandiklarini dile getiriyor.

– Kimliklerine el koymak ve zorla sinira götürmek.
Irak vatandasi olduklarini gösteren resmi belgelerine el konulan on binlerce Feyli Kürdün, zorla Iran sinirina götürüldüklerini belirten Sükrüye Resul, olayi yasayanlarin agzindan, ‘geri dönmeleri halinde kursun yagmuruna tutulacaklari’na dair tehdit edildiklerini anlatiyor. Sinira dogru aç ve susuz biçimde, yaya olarak yola çikan Feyli kafilelerinin karsilastiklari zorluklari, olayi yasayanlarin agzindan anlatan Sükrüye Resul, bu süreçte onlarca yasli, hasta ve çocugun yasamlarini yitirdiklerini yaziyor.

Makalesinde Feyli Kürtlerin sürgününe sahit olan Casim Xaneqî’nin anlattiklarina yer veren Dr. Resul, Casim Xaneqî’nin agzindan sunlari yaziyor;
‘1982 yilinda Feyli Kürtler Xaneqîn üzerinden Iran’a sürgün ediliyorlardi. Yüzlerce askeri kamyonlar Xaneqîn’de hazir bekletiliyordu. Hiç unutmam, bir kadin, kucagindaki çocugunun susadigini söyleyerek askerden biraz su vermesini istedi. Asker su vermedigi gibi, çevredeki halkin su vermesini de engelledi. Bunun üzerine kadin çocugunu askeri kamyondan atti ve çocuk orada can verdi.’

– Feyli gençlerin gözaltina alinmasi, tutuklanmasi.
Feyli aileleri ‘Irakli olmadiklari’ gerekçesiyle zorla sürgüne tabi tutan BAAS rejiminin, onlarin 18-20 yas arasi evlatlarini ayirip tutukladigini belirten Dr. Resul, bunun parçalanmis aileler üzerinde psikolojik sorunlara neden oldugunu anlatiyor. Ailelerinden kopartilan gençlerin kaybolduklarini, kendilerinden herhangi bir haber alinmadigini dile getiren Sükrüye Resul, bunun da bir çesit Enfal oldugunu yaziyor.

BAAS rejiminin Feyli gençleri gözaltinda tutmakla, Iran’a sürgün edilen ailelerinin sürekli bir korku ve endise içinde olmalarini, uluslar arasi kuruluslara sikayette bulunmamalari için gençleri birer rehine olarak kullanmayi amaçladigina vurgu yapan Dr. Resul, Iran’a sürgün edilen ailelerin haber alamadiklari evlatlari için sürekli endise duyduklarini belirtiyor.

Dr. Sükrüye Resul’un Iran’a sürgün edilen bir Feyli Kürdün agzindan anlattiklari, ABD askerlerinin yaptiklari iskenceler sonucu meshur olan Ebu Gureyb hapishanesinin, Kürtlere, özellikle de Feyli Kürt gençlerine nasil mezar oldugunu gösteriyor. Aileleri zorla Iran’a sürülen bin Feyli gencin, kapatildiklari Ebu Gureyb’de kaldiklari 1 yil boyunca sik sik isyan ettiklerini, bir yil sonra, sinirina götürülüp zorla Iran’a sürgün edildiklerini anlatan kisi, ‘söz konusu bin genç sansliydi. Daha sonra Ebu Gureyb’e getirilen gençlerden simdiye kadar hiçbir haber alinamadi, Enfala tabi tutuldular’ diyor. Bir baskasi ise, dayisi ve abisinin kapatildigi Ebu Gureyb’de 7 bin Feyli gencin oldugunu, bir yil sonra Ebu Gureyb’deki tüm Feylilerin baska hapishanelere nakledildiklerini (!) söylüyor.’

– Servet ve zenginliklerine el koyma.
Iran’a sürülen Feylilerin ev, arsa, tarla ve banka hesaplarina BAAS rejimince el konuldugunu belirten Dr. Sükrüye Resul, rejimin bununla yetinmedigini, Feyli kadinlarla evli erkeklerin bosanmasi halinde ödüllendirilecegine dair bir karar aldigini söylüyor.

Makalesinde, BAAS rejiminin belgelerine yer veren Dr. Resul, ‘Devrim Komuta Meclisi’nin, ‘Iranli’ esini bosayan her Irakli erkege 4 bin 500 Dinar verilmesini karar altina aldigini belirtiyor. Dr. Resul, ‘Devrim Komuta Konseyi’nin 22.4.1981 tarihli ve 21-12-2469 sayili gizli genelgesiyle, bu paranin esini bosadigi ve Iran’a gönderildigi, Adalet ve Içisleri bakanliklari tarafindan tasdik edilmesinden sonra ödenmesini emrediyor’ diyor ve Irakli erkekten Iranli kadinla evlenmeyecegine dair güvence alindigini; evlenmesi halinde kendisine ödenen paranin geri alinacagini belirtiyor.

Dengê Kurdistan

Back to top button