Haber

Manisa HAK-PAR sehitler gününde Yavuz Koçogluç’nu mezari basinda andi

Hak ve Özgürlükler Partisi-HAK-PARManisa il örgütü Kürdistan sehidler günü nedeni ile Yavuz Koçoglu’nu mezari basinda andi.

Anma toplantisina HAK-PAR baskanlik kurulu üyesi Nevzat Teker, Manisa HAK-PAR il baskani Bedir Çinar, HAK-PAR yönetim kurulu ve üyelerin yani sira Alasehir’deki akrabalari katildi.

Anma toplantisina KOÇOGLU’nun mezarina çiçekler konularak baslandi. Daha sonra Kürdistan sehitleri ve Yavuz Koçoglu anisina saygi durusunda bulunuldu. Saygi durusundan sonra Nevzat Teker Kürdistan sehitler günü ve Yavuz Koçoglu’nun kisiligi ve mücadelesi ile ilgili bir konusma yapti.

Teker konusmasinda; Kürt halkininda dünyadaki diger halklar gibi bir tarihi ve toplumsal yasami ile ilgili anilari vardir. Ama bu anilarin çogu kan gözyasi ve katliamlarla doludur.

Her seyin bir bedeli oldugunu, vurgulayan teker; Kürtler bu bedeli canlari, mallari, aci ve gözyaslari ile ödemislerdir. Kürt halki çok iyi biliyor ki, Kürtler açisindan özgürlük rahat bir is degildir. Bu 70-80 yillik süre içinde nice kürt önderleri sehit edildi. Kadi Muhamet, Seyh Said, Leyla Kasim, Abdurrahman Kasimlo ve daha niceleri bu sehitlerimizden sadece birkaçidir.

Yine Halepçe’de, Geliyê Zîlan’da, Dersîm’de, Koçgîrî’de, Pîran’da, Mahabad’da bu konuda suçsuz ve günahsiz yüzbinlerce insanimiz, zalim ve zorbalarin saldirilari sonucu katledilmistir.

Sehit edilen Kürt önder kadrolarini ve katledilen yüzbinlerce Kürt evladini anmak tarihi ve insani bir görevdir.

31 mart tarihinin Kürdistan sehitler günü olarak, çogu Kürt parti ve kurumlari tarafindan kutlanmasi anlamli ve önemlidir. Çünkü 31 Mart tarihi Mahabat Kürt Cumhuriyeti baskani Kadi Muhamed’in ve arkadaslarinin Çarçira meydaninda idam edildikleri gündür. Kürt örgütlerinin çogunun kabul ettigi bu günü biz de Kürdistan sehitler günü olarak kabul ediyoruz. Bugün burada çok sevdigim arkadasim onurlu ve yigit insan Yavuz Koçoglu’nu bir Kürdistan sehidi kabul edip onu anmaya geldik.

Yavuz Koçoglu’nu daha genç bir yasta elim bir trafik kazasinda kaybettik. O Kürt halkinin yetistirdigi yigit, onurlu ve mücadeleci biriydi. Daha genç yasinda halkin sorumlulugunu tasimis ve 1970 sonrasi Özgürlük Yolu saflarinda mücadeleye katilmisti. O bir dava adamiydi. Sessiz görünürdü, ama arkanda kale gibi dururdu. Güven vericiydi. Mücadeleye sonsuz bagliligi vardi.

O bulundugu Mus bölgesinde, Ankara’da ögrencilik yillarinda, daha sonrada 12 eylül nedeni ile çiktigi yurtdisinda ve tekrar ülkeye dönüste mücadelenin önemli yerlerinde görevler aldi. Ve bu görevlerini seve seve büyük bir kararlilikla yerine getirdi.

12 Eylül fasizminin zindanlarinda onurluca direndi. Çok agir iskenceler gördü. Kezapla yakilmak istendi. Ama o tüm bu insanlik disi fasist baskilara karsi en ufak bir sir vermeden ayakta kalmasini bildi ve cezaevinde güzel bir sinav verdi.

Gerek yurt disinda ,gerekse yurt içinde Yavuz’la uzunca bir dönem beraber olduk. Aramizda zaman zaman kimi konularda tartismalara ve birbirimizi elestirmemize ragmen, yoldasla iliskilerimiz hiçbir zaman bozulmadi. Mücadele yasaminin en güzel anlarida o günlerdi diye bilirim. Her sey o zaman daha güzeldi.

Rahat uyu Yavuz arkadas, tasidigin özgürlük bayragi yerde kalmadi. Bugün Manisa’dan seni tanimayan onlarca arkadas o bayragi alip senin mezarinin basindalar. Seni tanidilar, seni andilar. Seni rahmet ve saygiyla aniyoruz. Hoscakal Yavuz arkadas.

Sami Feroglu da Yavuz Koçoglu’nun ölümü sonrasi Alasehir’den dönerken yazmis oldugu 2000 yilindaki Roja Teze de yayimlanan bir yaziyi okudu. Daha sonra Koçoglu’nun akrabalariyla evlerine gidildi, birlikte çay içilip sohbet edildi ve arkadaslar hatir isteyip Alasehir’den ayrilip Manisa’ya dönüldü.

Dengê Kurdistan

Back to top button