Makale

ABD Baskani Jeo Biden ve Kürtler

ABD tarihinin en siradisi baskani Donalt Trump seçimi kaybetti.

Seçim sonuçlarini kabul etmeyen, taraftarlarini Kongre binasini basmaya yönlendiren Trump, tüm dünyayi soke eden olaylarin ardindan, mecburen koltugunu Jeo Biden’e devretti.

2015 yilinda Obama’nin Baskan Yardimcisi iken Sayin Mesut Barzani’ye “Sayin Baskan, müsterih olun. Ikimizin de ömrü Kürt devletini görmeye yetecektir’ diyen Jeo Biden ABD’nin 46. Baskani oldu.

Pek çok siyasi gözlemci, JeoBiden’in Kürt meselesinde olumlu bir politika izleyecegi umudunu tasiyor.

Biden’in Sayin Mesut Barzani ile sicak, dostluk iliskileri var.

O torununu Barzani ile tanistirirken su sözleri sarfetmisti; ‘Anlattigim baskan bu, yillardir Irak ve bölgede önemli dosyalarla ilgili kendisiyle baglantimiz var, bölgede esi benzerine az rastlanir. Çünkü halkinin mücadelesine derin bir inançla bagli. Kendi görüsüne ve sözüne sahip bir lider. Sözleriyle yaptiklari birdir. Söyledigini yapan, yaptigini da söylemekten çekinmeyen bir sahsiyettir’

Biden, hem bir Kürt dostu hem de Ortadogu’nun en kilit problemi olan Kürt meselesini yakinan çalisan, bilen, çözümü konusunda iyi niyetli girisimleri olacagina inanilan biri.

Ancak basta Kürt meselesi olmak üzere Ortadogu’daki tüm problemlerin çok karmasik, çok yönlü ve derin oldugunu, nerdeyse tüm büyük güçlerin dahil olarak çözümsüzlüge ittigini hatirlamak gerek.

Iyi niyet ve dostlugun tek basina yetmeyecegini, esas olanin ABD’nin ekonomik çikarlari ve basta Israil’in güvenligi olmak üzere bölgeye yönelik temel politikalarin oldugunu gözden kaçirmamak gerek.

Hatirlanacagi üzere Bush döneminde Kürtlerin de önünü açan sert politikalar bölgede statükonun degisecegi umudunu yesertmis, Irak’ta Saddam rejiminin devrilmesi ile Kürtler federal bir statüye kavusmustu. Ardindan bölgede Arap bahari olarak baslayan hareketler kisa sürede diktatörlükle yönetilen rejimleri çökertecek firtinaya dönüsmüs, Suriye dahil pek çok ülkeyi etkilemis, tüm statükoyu sarsacak nitelige bürünmüstü. Ancak bu durum fazla sürmedi.

Suriye de 2011 de baslayan iç savas, Rusya’nin bölgeye askeri olarak yerlesmesini de sagladi.

2015 yilinda Iran’a yönelik yaptirimlari kaldiran nükleer anlasmayi imzalayanObama’nin Ortadogu’danda çekilme siyaseti nedeniyle bölge yeniden kaosa sürüklendi ve Iran’in yayilmaci siyasetine açik hale geldi.

Obama’nin Ortadogu’dan çekilme siyasetini sürdüren Trump da ‘Önce Amerika’ siyasetine uygun olarak Suriye’den çekilecegini açiklamis Firat’in dogusunu Türkiye’ye açik hale getirmisti.

Trump Bölgeden çekilme kararini açiklarken bölgenin terörden arindirilmasi görevini Türkiye’ye vermekte, bu isin finansmaninida Suudi Arabistan’a yüklemekteydi.

Bu kaos ortaminda, Suriye’de Kürtlerin bir statüye kavusmasini ‘beka sorunu’ olarak gören Türkiye Firat’in batisini kontrol altina almak için Firat kalkani, Zeytin dali, Baris Pinari gibi çesitli askeri harekatlar düzenledi.Afrin, Azez, Tel Rifat ,ElBab, Cerablus,GirêSipi, Serekaniye gibi yerlesim yerlerini isgal etti.

Türkiye’nin Firat’in dogusunda da konumlanma arzusu, bölgedeki ‘yerel güç olan’ PYD ile çalismayi sürdüren Pentegon’dan onay görmedi.

Trump’in bölgeyi Türkiye’ye açan politikasi, yani Firat’in dogusunu özellikle Rakka petrol bölgesini elden birakmanin Iran ve Rusya’nin güçlenmesine, ISID’in tekrar harekete geçmesine neden olacagini düsünen Pentegon tarafindan islevsiz hale getirildi.

Özetle Biden’in bu gün devraldigi Ortadogu 2015 teki durumdan çok uzak.

Biden’in gerek Barack Obama gerekse Trump dönemlerinde özellikle Ortadogu’da Israil’in güvenligini esas alan, Iran’in etkisizlestirilmesi ve Arap ülkeleri ile sürdürülen dis politikada radikal bir degisiklige gidecegi beklenmiyor

Ancak Iran’in Irak’ta ki hakimiyetini sinirlamaya yönelik politikalarin öne çikacagini düsünmek yanlis olmaz.

Biden’deTrump döneminde Iran’a yönelik gerçeklestirilen yaptirimlari devam ettirecek ve Irak’ta istikrarin saglanmasinda kilit bir role sahip olan Kürtlerle iliskilerinde çok daha olumlu bir rota izleyecektir.

Irak’ta hakimiyeti sinirlanacak Tahran’in Güney Kürdistan yönetimi üzerindeki baskisi da hafifleyecektir. Keza Türkiye’nin bölgeye askeri müdahalelerinin de önüne geçilecektir. Bagimsizlik referandumu sonrasi kiskaca alinan Güney Kürdistan yönetiminin rahatlamasi, Irak Merkezi Hükümeti ile sorunlarini müzakere ederek çözme yolunu açacaktir.

Biden yönetimi ile iliskiler, Türkiye’yi insan haklari konusundaki giderek kötülesen karnesini düzeltmesi, Kürt sorununun ‘güvenlikçi politikalar ekseninde’ tutulmasindan uzaklasilmasi yönünde tesvik edecektir.

Öte yandan Biden yönetimi Suriye’de, kontrolü atinda tuttugu Bati Kürdistan ve Rakka bölgesinde ‘askeri bürokrasi ve CIA’nin izledigi politikayi da ana hatlariyla sürdürecektir.

Suriye Demokratik Güçleri SDG ye askeri yardim artarak devam edecektir. Biden yönetimi de çok az askeri güçle ve düsük maliyetle çok genis bir alani kontrol etmenin ancak SDG ile mümkün oldugunu bilerek bir yandan silah sevkiyatini sürdürecek öte yandan SDG nin PKK ile olan baglarini zayiflatacaktir.

Bu yolla SDG dokularinda var olan Iran/Esed rejiminin etkileri minimize edilecek,Türkiye gibi bir müttefikinin sahlanan ‘kaygilari’ da törpülenecektir.

Biden yönetiminin,2014 Duhok mutabakati çerçevesinde,basini PYD’nin çektigi PYNK ile ENKS arasindaki müzakereleri tesvik etmesi, Roj Pesmergelerinin dönmesi, bölgenin yönetilmesi ve savunulmasi konularinda daha etkili bir yönlendirici olmasi beklenebilir.

Özetle Ortadogu sorunlari konusunda uzman, üstelik Kürt dostu bir baskanin ABD yönetiminin basinda olmasi olumludur.

Bunun pozitif etkilerinin olacagi beklenebilir.

Ancak belirleyici olan Kürtlerin izleyecegi siyaset olacaktir. Kürtler kendi ulusal çikarlari ile bölgede Kürtleri de statüsüz birakan mevcut statükodan, degisimden yana büyük güçlerin menfaatlerini paralel hale getirme ustaligini göstermelidir.

Ülkelerini aralarinda paylasan devletlerin, sömürgeci rejimiyle aralarina mesafe koymadan, bu devletlerin Kürt karsiti politikalarinin taseronu olmaktan uzaklasmadan, ulusal meselelerde ortak hareket etmeyi basaramadan mevcut durumlarini/statülerini dahi koruyamayacaklarini bilmelidirler.

Kim baskan olursa olsun ABD önce kendi çikarlarini gözetir.

Kürtler önlerine makul, mesru, akilci bir siyaset koymazsa Jeo Biden’in degil torunlarinin bile ömrü Kürt devletini görmeye yetmeyebilir.

Arif Sevinç

Back to top button