ABD Esad’i Seçti
Suriye’de iç savasin dördüncü yilinda ABD Esad’i seçti. Ankara ile iliskiler sogurken, evvela CIA Baskani John Brennan, sonra da Disisleri Bakani John Kerry, Esad’la müzakerelere yesil isik yakti.
ABD Disisleri Bakanligi sözcü yardimcisi Harf’in yaptigi ‘Suriye politikamizda degisiklik yok’ tevilleri ise temelsiz kaldi.
ABD’nin Suriye politikasindaki U-dönüs zira dün baslamadi
‘Kirmizi çizgi’ diye nitelendirdigi ‘kimyasal silahlarin kullanimi’ gerekçesiyle Esad’i bombalamaya hazirlanan Obama’nin 2013 güzünde ani biçimde plani masadan kaldirmasiyla birlikte, Washington zaten geri dönüs çizmeye baslamisti.
Ankara ile iplerin hepten gerilmesine yol açan Suriye politikasindaki temel gedik ilk orada açilmisti.
Brennan ve Kerry’nin ses getiren bu son açiklamalarindan önce ayrica ocak ayinda New York Times ‘ABD’nin Suriye politikasindan çark ettigini’ açikça yazmis; Washington’un ‘Esad’in isbasindan ayrilmasi sartindan sessizce vazgeçtigini’ ifade etmis; ‘Esad giderse, Suriye’nin daha büyük kargasa ve radikalizme kayacagindan’ kaygi duyuldugunu belirterek ‘muhaliflerle kilitlenme, ISID’in yükselisi ve insani kriz nedeniyle ABD, Suriye’de yavas degisim yolunu seçiyor’ demisti. (20 Ocak 2015)
Türkiye ‘sorun’ olurken
Kerry ve Brennan, iki ay önce NYT’nin yaptigi tespitlerden farkli seyler söylemiyor simdi.
Brennan, Esad’in düsmesi durumunda Suriye’de güç boslugundan korktuklarini belirtiyor; ‘ISID’in Sam’a yürümesi en son görmek istedigimiz sey olur!’ diyor; ‘Ne Rusya, ne ABD, ne koalisyon güçleri ve bölge ülkeleri
hiçbirimiz Sam’daki hükümet ve siyasi kurumlarin düsmesini istemiyoruz!’ diyerek ekliyor ve ‘ABD-Iran arasinda da, ISID’le mücadelede çakisan çikarlar oldugunu’ sözlerine ilave ediyor.
Ortadogu satrancinin tamamen degistigi bundan net anlatilabilir mi?
Kerry’nin ‘Esad’la müzakereler için baski yapilmasi gerekiyor. Soruna askeri degil siyasi çözüm bulmak sart!’ sözleri de, bu yeni durum tespitini kalinan yerden sürdürüyor.
Esad, Washington nezdinde artik dolayisiyla sorun degil
‘çözümün parçasi!’
Tüm dünya
ABD, Rusya, Iran, bölge ülkeleri (Israil, Misir
) ‘Esad’li çözüm’de yan yana gelmis
Ankara hariç!
Çavusoglu’nun, Kerry’ye yanit mahiyetindeki sicak ilk açiklamalardan Ankara’nin ‘Esad’la asla!’ çizgisinden milim oynamadigini fark ediyoruz.
‘Esad’la müzakere edecek ne var?’ demekte israrli M. Çavusoglu.
Esad ‘sorun olmaktan’ çikarken öyle görünüyor ki Türkiye ‘sorun’
halini aliyor
‘Düsman müttefik’
ABD’den ‘U-dönüs’ hamleleri birbirlerini izlerken, NYT’de eszamanli çikan ‘Türkiye NATO’dan Uzaklasiyor’ (13 Mart) baslikli yorum dikkatinizi çekmis olmali…
RTE’nin otoriterlesmesinden, Çin füzeleri konusunda Ankara’nin NATO’ya meydan okumasina ve Suriye sinirinin kontrol edilmemesine varan her sikâyetin dile getirildigi degerlendirmede, Bati ile yasanan çatlak ve yabancilasma anlatiliyor.
Iki yildir bu kösede benim de sik sözünü ettigim bu ‘yabancilasma ve çatlak’ öyle ki artik bazi gözlemciler tarafindan ‘friend/ dost’ ile ‘enemy/düsman’ sözcüklerinin karmasindan olusan ‘düsman müttefik/ frenemy’ tespitiyle tanimlaniyor.
NYT’nin son yazisi, ‘düsman’ degilse de Türkiye’nin açikça artik Bati için ‘karin agrisi’ oldugunu söylüyor.
Erdogan-Davutoglu ikilisinin ‘stratatejik derinlik’ ve ‘komsularla sifir sorun’dan savrulduklari su ‘küresel yalnizliga’ bakin.
Ne ugurda gelindi bu noktaya? Hangi büyük avantaj, ne çikar elde edildi?
Türkiye sade Bati’da degil, süreçte tüm bölge ülkeleri nezdinde inandiriciligini yitirdi.
Bölgesel güç olma iddialari yikildi. Bati ve Dogu arasinda ‘köprü’ olma islevini yitirdi.
Suriye’de dört yillik savas, Türkiye’nin dis politikasindaki bütün taslarin yerle bir olmasiyla es anlama geldi.
—————————————————–
17 Mart-Cumhuriyet
Nilgün Cerrahoglu