AK Parti’nin kazanmasina niçin üzüldüm?
Iktidara yakin TV kanallarindan birinde, 1 Kasim seçimlerini AK Parti kazandigi için üzülenlerin listesini yayinlamislar.
Listedekilerden biri de benim. Peki AK Parti’nin kazanmasina gerçekten üzüldüm mü?
Niye mi üzüldüm
Evet üzüldüm.
Esasinda kötülügün bu kadar ragbet görmesine üzüldüm.
Nobranligin, kabaligin, zevksizligin, çikarciligin el üstünde tutulmasina üzüldüm.
Yillardir agizlarini her açista ‘toplumun degerleri’ diyenlerin, bu degerleri iktidar ugruna harcanmasina üzüldüm. Bunca yolsuzluk iddiasinin görmezden gelinmesine üzüldüm.
‘Oglum paralari sifirladin mi?’ cümlesinin yasadigim ülkede utanç duygusu yaratmamis olmasina üzüldüm.
Soma’da iktidarin ihmalleri sonunda oglunu, babasini, kardesini kaybeden o çaresiz insanlarin, bir lokma ekmegi de kaybetmemek için yakinlarinin katiline oy vermek mecburiyetinde kalmasi beni kahretti.
‘Kimsesizlerin kimsesiyim’ deyip gücü eline geçirdiginde kimsesizleri tekme tokat döven vicdansizlarin ödüllendirilmesine üzüldüm.
Acili bir annenin miting meydanlarinda yuhalatilmasinin normal bir davranismis gibi görülmesine üzüldüm.
Dinin, dindarligin iktidar için pazara sürülmesinin dindarlari hiç rahatsiz etmemesine üzüldüm. Dindar insana itimadi yerle bir eden siyasetçilerin, üstelik dindarlar tarafindan el üstünde tutulmasina üzüldüm. Basörtüsüne tarihinin en agir lekesini sürmüs kimselerin, basörtülülerce mükafatlandirilmasina üzüldüm.
‘Biz olmazsak aç kalirsiniz’ diyerek tehdit edilen yoksul insanlarin, çaresizlikten bu tehdide boyun egmesine üzüldüm.
Yillarca ‘Bir lokma bir hirka’ diyenlerin; lükse, satafata teslim olmus, yurtdisinda magaza kapatan dindar kilikli siyasetçileri bagrina basmasina üzüldüm.
‘Biz gidersek beyaz Toroslar gelir’ diyerek ölümle tehdit edilen insanlarin çocuklarinin, babalarinin, kardeslerinin canini kurtarmak için bu korkunç tehdide boyun egmesine üzüldüm.
Iktidarin besledigi medya köselerinden ahlaksiz tetikçilerin haysiyet cellatligi yapmalarinin dindarlari hiç rahatsiz etmemesine üzüldüm.
‘7 Haziran seçim sonuçlarini tanimiyorum’ diyen o küstah siyasetin vicdana, insanliga sigmayan yöntemlerle 1 Kasim’da istedigi sonucu elde etmesine üzüldüm.
‘Faiz lobisi’, ‘üst akil’, ‘dis güçler’ gibi yalanlara kanacak kadar düsük zekanin bu kadar yaygin olmasina üzüldüm.
Kendi seçmenine aptal muamelesi çeken siyasetçilerin o seçmenlerce alkislanmasina üzüldüm.
Ve en önemlisi de bunca kötülüge ragmen halkin tercihini degistirecek, iyiye yöneltecek becerikli, namuslu, zeki, kabiliyetli bir muhalefetin çikmamasina üzüldüm.
Esasinda kötülügün, gaddarligin, çikarciligin yasadigim ülkede zafer kazanmasina üzüldüm. Hatta kahroldum. Çocuklarimin, kötülügün zafer kazandigi bir ülkede yasamak zorunda olmalarina üzüldüm.
Bunca kötülügü yapanlarin, kötülükten beslenen siyaset erbabinin agzinin payini almamis olmasina üzüldüm. Ahlak yoksunu bunca davranisin bedelini ödememis olmasina üzüldüm.
Bütün bu kötülüklere neden olan, politika olarak benimseyen hangi parti olursa olsun, kazansaydi yine üzülürdüm.
Sizin sefil halinize de üzüldüm
Peki beni o listeye yazan, üç kurus kazanç için iktidarin tetikçiligini gazetecilik sanan kifayetsiz muhterisler, siz niçin üzülmediniz?
Kötülügün bu ülkede zafer kazanmis olmasi sizi niçin rahatsiz etmedi?
Nasil bir kisiliginiz, nasil bir ahlak anlayisiniz, nasil bir vicdaniniz, nasil bir ruhunuz, insanliginiz var ki kötülügün zaferinden mutlu oluyorsunuz?
Esas konusulmasi gereken, bu tabloya üzülenler degil, bilakis mutlu olanlardir.
Düsünüyorum da
‘Seçim sonuçlarina üzülenler’ diye liste yayinlayan sizlerin su acikli, sefil halinize de üzüldüm.
—————————————–
Internet Haber-12 Kasim
Levent Gültekin