Makale

Aklini yitirsen de, vijdanini yitirme

Sizlere güzel bir yeni yil mesaji vermek isterdim, ama olmuyor, içimden gelmiyor. Acilar içinde yasiyoruz. Yüregimiz daraliyor, vijdanimiz sizliyor.

Son yillarda Kürt sorunu enine boyuna tartisilmaya baslandi. Türkiye’de demokrasi mücadelesini veren siyasi güçler ve sivil toplum örgütleri, ülkenin refaha ulasacagi, siyasi tansiyonun düsecegi umudunu tasimaya basladilar. Kürtlerin insani ve ulusal özgürlüklerine kavusacagi umudu güçlendi. Gelecege daha umutla bakmaya basladik.

Ancak, baris umutlari güçlendikçe, karanlik güçler de süreci proveke etmeye basladilar. Çagdas bir anayasa yapma çalismalarinin, tartismalarinin yapildigi bir süreçte provakasyonlarin artmaya baslamasi, sapla samanin birbirine karistirilmaya baslanmasi dikkat çekici bir durumdur.

Geçtigimiz günlerde ülkenin gündemi Dersim katliamina kilitlenmisti. Basbakan ve AKP’li vekiller Dersim’de bir katliam yapildigini kabul etmeye basladilar. Devletin karanlik tarihiyle artik yüzlesmesi zamaninin geldigini söylemeye basladilar. Ülkenin Basbakani Erdogan ‘Devletin özür dilemesi gerekiyorsa ülkenin basbakani olarak ben buradan özür diliyorum.’ demis ve Dersim halkindan özür dilemisti.

Bu konu üzerine yapilan tartismalar, bazi insanlari sarsti. Türk halkinin bir kesimi duruma sasirdilar, soke oldu. Beyinleri resmi tarihe göre sekillenmis kesim ise 90 yildan beri tekrarlanan söylemlerini tekrarlamaya devam ettiler.

Resmi açiklamalarda söylenen kirk bin insanin ölmesi, binlerce köyün yakilip yikilmasi, binlerce çocugun öksüz kalmasi, Kürt çocuklarinin asimile edilmesi için askerlere verilmesi, binlerce annenin evlat acisiyla yanmis olmasi, isin vahsi boyutunu gözler önüne serdi.

Görünen o ki, acidan zevk alanlar, siddeten medet umanlar, insan haklari ve demokrasi düsmanlari, atlarini daha bir süre kosturmaya devam edecekler.

Yasanan acilar, yapilan katliamlar, Türk devlet klasigidir. Korkarim ki bu durum kisa bir sürede ortadan kalkmayacaktir. Aci çekmeye devam edecegiz. Türkiye’de agzi var dili yok insandan çok ne var? Bombala, yak, iskence et, zindana at, sürgüne yolla, ötelestir. Sistematik sekilde sürdürülen bu vahset tüm hiziyla devam ediyor. Bunu durdurmak isteyenlerin sayisi az, etkinligi sinirli.

Yüzyillar öncesinde baslayan Kürt halkina yönelik asimilasyon ve yok etme vahseti durmak bilmiyor. Sirnak’in Uludere Ilçesine bagli Roboski (Ortasu) Köyü ve civarlarina, Türk Ordusu, F16 savas uçaklariyla bölgeyi bombardimana tutup 36 suçsuz çogu çocuk yastaki sivil insanin öldürmesi bunun son örnegidir.

Türk savas uçaklari daha önceleri defalarca ”komünist, bölücü, terörist, eskiya’ bahanesiyle Kürdistan köylerini bombalamisti. yasli, kadin ve çocuk demeden onlarca sivil insanimizin ölümüne sebep olmustu.

Yasananlar üzerine çok seyler söylendi, söylenmeye devam edilecek. Yok sayma, yok etme, oyalama, zindana atma, ödürmeler devam edecek.

Bir rüyaymis gibi,
Onca katliamlar hiç yasanmamis gibi,
Onca acilar yasanmamis gibi
Onca yürek yanmamis gibi
Onca keder yasanmamis gibi
Onca ayiba göz yumulmamis gibi
Utanmayan vijdansizlar olacak?
Ayni yanlisi devam ettirene ne söylenmeli?
Aklini yitirdin vijdanini yitirme derim.
Bak topraklarimiz kan gölüne döndü.
Doga utandi mevsimler degisti.
Hey helal süt emmeyen zalimler
Hey gözü kana doymayanlar
Hey sirtinda benzin bidonu olan çocuklari öldürenler,
Haram lokma yiyenler,
Katliama sebep olanlar
Yataginizda rahat uyuyabiliyor musunuz?
Nerdesiniz insanlik?
Neredesiniz insan haklari koruyuculari?
Hey insanlik!
Neden bu sagirlik, körlük?
Bir kaç bidon benzin,
Bes kilo tütün için,
Nasil vurulur bu insanlar?
Sizi gidi gravatli hirsizlar.
Sizi gidi diplomali düzenbazlar
Kaçirdiginiz milyarlarca dolarlar
Soydugunuz bankalar
Emegi sömürenler
Çalip çirpmaya devam edin.
Ey vijdansizlar!
Ey medeni(!) katiller!
Yeter artik.
yeter yeter yeter
Yaptiginiz tüm zulme ragmen halkim dim dik ayakta.
Bugün olmasa da yarin mutlaka özgürlügüne kavusacak
Bu kan ve göz yasi bitecek.
Döktügünüz kanda bogulacaginiz gün yakindir.

Yeni yilin halkim için, umut olsun. Baris ve özgürlükler getirsin.

Necla Çamlibel

Back to top button