Altindan kalkilamaz sahiden
Ahlâk ve hukukun iptalinin yalniz ekonomik çikar, toplumsal tahakküm, hak edilmemis kazanç saglamaya, muktedir keyfiyle asip kesmeye, esip sallamaya yarayacagi sanildi. Yanlisti. Çok yanlis.
Hukukun iptali, devletin niteligini degistirdi. Elbette hukuk devleti degildi, ama en azindan kismen öyleymis gibi gözükmeye çalistigi sey -bir sinirlama!- kismen de iyi kötü olmaya çalistigi sey -bir hedef- ortadan kalkti. Eline kudret geçirmis zorbalarin keyfince zulmettigi yerde, siddet tekeline sahip organizasyona devlet deseniz ne olur demeseniz ne olur. Herkes nasil bir keyfîlikle karsi karsiya oldugunu, kaderinin çesitli ‘iki dudak’lar arasina sikistigini biliyor. Böyle bir sikisiklik, bilinmese de hissedilir, ona göre yasanir. Böyle yasaniyor.
Ahlâkin iptali de, son yillarin tecrübesiyle, ne kadar var oldugu konusunda derin yanilgi içerisinde oldugumuzu idrak ettigimiz Allah korkusunun uzun yillar geri dönmemek üzere toplum hayatimizdan uzaklasip gidisine eslik etti. Ne yazik ki, Allah korkusu veya göklerden bizi gözleyip denetleyen ulu önder gibi izahsiz, elle tutulur gözle görülür dayanaksiz sinirlandirici manevî güçler olmaksizin kendine çeki düzen verebilecek bir insan toplulugu degiliz. Kendine ve baskalariyla olan iliskilerine, baskalariyla ortak hayatina. Ki, toplum dedigimiz de esasen kendine baskalariyla bir arada varolusuna göre çeki düzen vermekten ibarettir. Beraberce manevî zenginlik ve mutluluk aramaya, bu topraklarda, dünya yikilip yeniden kuruldugunda, bes asir sonra falan baslanabilecek sanirim.
Kalin kalin arastirma-inceleme eserlerine, ama daha çok da uzun uzun romanlara konu olmasi gereken bu mevzulari gazete kösesinde halletmeye kalkismayacagim. Idrak ve izanimizi her geçen gün biraz daha kaybediyorsak da, bu kadar sapitmadik henüz. Burada size yasadigimiz hayata yön veren bazi kahramanlarin bazi söz ve tavirlarini, son birkaç günde yasadiklarimiza dair pek kisa hatirlatmalar ve minik sorular esliginde aktaracagim. Bunlari topluca ortaya serdigimizde olusan manzaraya normal sayilabilir bir toplum hayati diyecek varsa beri gelsin.
Muradim bundan ibaret degil. Kendini dünyaya az buçuk akli erer, mâkûl, mantikli, su bu sayanlarimiz çoktur. Muhtemelen her seyi çözmüs ve hiçbir ek bilgiye, süpheye, aynaya, baska insana ihtiyaci olmayan büyüksehir ahalisi kadar yer kaplamayi beceremezler, ama az degildir, hayatina yalniz kendi hakkindaki iddialarina göre yön vermeyenlerimiz. Onlara sunacagim alttaki eserimi. Orada ortaya dökülenlere mâruz kalabilmemiz ve hiçbir seyin yerinden kipirdamayisi nasil mümkün olabiliyor? Hep beraber kafa yoralim diye: Temeldeki, özdeki, ne diyecekseniz, eksigimiz nedir? Siz de takiliyorsunuzdur buna; baska ihtimal zayif. Gelin dolasalim azicik.
GÜN-GECE IÇ-DIS, Bütün oyuncular ve figüranlar
Suriye ordusunun ilerlemesini durdurmak için, askerî-stratejik yönden önemli kasaba Serakib’in giris çikislarina barikat kuran TSK saldiriya ugrar, besi asker sekiz görevli hayatini kaybeder. Olaylar, bunu izleyen birkaç gün içinde geçmektedir, kimilerinin sirasi karistirilmistir.
SAHNE 1
· Cumhurbaskani Tayyip Erdogan: ’30 ila 35 civarinda karsi taraftan Suriyeli, o ekibin içerisinde, etkisiz hale getirilmis vaziyette.’
(‘O ekip’ ne, takilmiyoruz. ‘Karsi taraftan’ ise TSK taraflardan biri mi, takilmiyoruz. ‘Suriye ordusu’ denmiyor, ‘Suriyeli’ deniyor, takilmiyoruz. Çünkü meselemiz baska.)
· Erdogan: ‘F-16’lar ve obüslerle vurduk.’
(Tamami söyle: ‘Su anda biz F16’larimiz da dahil olmak üzere firtina obüslerimiz, toplarimiz ’
· Erdogan: ‘06.15 itibariyla 46 rejim hedefine 122 firtina, 100 havan mühimmatiyla atis yapilmistir.’
· Millî Savunma Bakani Hulusi Akar: ’54 mevzi vurduk, 76 Suriye askeri öldürdük.’
· Hulusi Akar: ‘Sehitlerimizin bir damla kaninin bile hesabi soruldu.’
SAHNE 2
· Rusya: ‘Türkiye Hava Kuvvetleri, Suriye sinirini ihlal etmedi.’
(F-16’larla vurma??)
· Suriye ordusunun mevzilerine yönelik saldiri tespit edilmedi’
(F-16’lar, firtina obüsleri??)
· Rusya: ‘Idlib üzerindeki hava sahasi bizim kontrolümüzdedir.’
(Rusya, yaralilarin tasinmasi için TSK helikopterleri ve yalniz onlari korumakla görevli F-16’lara izin verir.)
· Rusya: ‘Türkiye bize haber vermedigi için saldiriya ugradi.’
· AKP Sözcüsü Ömer Çelik: ‘Türkiye Rusya’ya düzenli ve anlik bilgi vermektedir. Bu son olayda da bilgi verilmistir.’
· Hulusi Akar: ‘Rusya’ya iki defa bilgi verildi.’
(Saatlerini de aktarir: 16:13 ve 22:27.)
· Rusya gazetesi Vedomosti, ‘askerî kaynaklar’a dayanarak (Rusya uzmani akademisyen Kerim Has aktariyor): ‘Türk tarafi bilgilendirmeyi Rusya’ya önceden degil, Suriye ordusunun bombardimani basladiktan sonra yapti.’
· Erdogan: ‘Muhatabimiz siz (Rusya) degilsiniz, rejimdir.’
SAHNE 3
· Rusya: ‘TSK, Suriye ordusunun teröristlere yönelik saldirisinin hedefi oldu.’
· Kremlin Sözcüsü DmitriyPeskov: ‘Terör örgütlerinin bu bölgede devam eden hareketliligi nedeniyle endise duymaya devam ediyoruz.’
· Erdogan: ‘Kim terörist? Kendi topragini savunanlar mi terörist? Bunlar direnisçi.’
(Asagidaki sahnede yer alacak SETA uzmani kapidan basini uzatir, gülümseyerek geri çekilir.)
· Ömer Çelik: ‘Rejim terör faaliyeti gerçeklestirmeye devam ediyor.’
· Çavusoglu: ‘Rejimin saldirganligini acilen durdurmamiz gerekiyor.’
SAHNE 4
· Erdogan: ‘Rusya, Astana ve Soçi’ye sadik degil.’
· Hulusi Akar: ‘Soçi ve Astana mutabakatlarinda bize düsen ne varsa yerine getirdik.’
· Erdogan: ‘Astana süreci diye bir sey kalmadi.’
· Disisleri Bakani Mevlüt Çavusoglu: ‘Astana ve Soçi süreçleri bitmedi ama yara almaya basladi.’
· SETA uzmani: ‘Türkiye’nin Rusya’ya karsi gelismekte olan ‘savasini’ NATO ve ABD seyretmekle mi yetinecek?’
· Çavusoglu: ‘Idlib’de Rusya’ya önemli görevler düsüyor.’
(Rusya uçaklari Idlib’in her tarafini bombalarken.)
· Ahmet Davutoglu (Rusya uçagi düsürülürken basbakan): ‘Suriye’yi Rusya’yla beraber cezalandirmaliyiz.’
SAHNE 5
(Bu sahne sinematografik bakimdan zayif. Hem oyuncular azicik beceriksiz hem de diyaloglar uzun, bos laf çok.)
· Gazeteci: ‘HTS (Heyet Tahrir el-Sam) ve diger radikal örgüt bakiyeleri de dahil her türlü tehdit Türkiye’nin angajman yaklasma kurallarina dahil edilmeli ve aksi davranista vurulmali. O zaman üslere saldirilara hiçbir gerekçe gösterilemez. Özetle HTS, Türk askerinden uzaklastirilmali ve bölgeden çikarilmali.’
· SETA uzmani (Ingilizce konusur): ‘SMO (Suriye Millî Ordusu) günlerdir rejim ve Rusya’ya karsi muhalefete yardim etmek için Idlib’e takviye kuvvet sagliyor. SMO’nuninsangücü bakimindan büyüklügüne dikkat edin: Kendi bölgelerinde cephe hatlarini ve mevzilerini tutuyor ‘ Libya’ya savasçilar gönderiyor ‘ Idlib’e savasçilar gönderiyor ‘ Gerektiginde kendi basina büyük taarruzlara girisebiliyor.’
· SETA uzmani: ‘Halep’teki cephe hatlari yabanci gruplarin Idlib’deki savasçilari tarafindan da takviye edildi. Sok edici birlikler ve tank avcilari olarak yetenekleri gerçekten çok iyi. Asagida Türkistan Islâmî Partisi tarafindan gerçeklestirilmis küçük bir tank katliami.’
(Vurulup devre disi birakilmis tam yedi tankin görüldügü bir fotograf esliginde.)
· SETA uzmani: ‘HTS’nin asirilikçilari da çok aktif hale geldiler ve Halep’i savunmaya hazir olduklarini kanitladilar. Muhammed el-Colani motive edici nutuklar atiyor ve söylendigine göre Bati Halep’te HTS’nin su anda sürdürdügü taarruza bizzat komuta ediyor.’
SAHNE 6
· Erdogan: ‘Idlib’deki gelismeler altindan kalkilamaz bir duruma geldi.’
Haydi basimi belaya sokmadan bunlar bugünlük bu kadariyla kalsin, sevgili seyirciler.
——————————————————————-
Marmara Yerel Haber-5 Subat 2020
Ümit Kivanç

