Makale

Anarsist Virüs: Covid-19 ve diger anarsiler…

Kapitalizmin üretim sistemi yapay tüketim ürün ve araçlari üzerinde yogunlastikça asiri üretim zorunlu olarak asiri tüketimi de ayni sistem içinde talepler zincirine dogal bir ihtiyaçmis gibi dahil eder. Bu da kapitalizmin dogasi geregi sanayi agini ve imalat sektörünü körükler ve dünyanin her ülkesine ve bölgesine yayar.

Üretim anarsisi budur.

Yayilma sadece tüketim ve kullanim ürünlerinin piyasadaki ölçüsüz dolasimi ile sinirli kalmaz; beraberinde milyarlarca ton atigin çevrede birikmesine, topragin, suyun ve havanin ölçüsüzce kirlenmesine de yol açar.

Bu da kapitalistlerce sürekli kamçilanan talebin yol açtigi tüketim anarsisinin sonuçlaridir.

Üretim ve tüketim anarsisinin ölçüsüzce yogunlastigi dünyamizda üretim ve tüketim sanayisi araciligiyla dönüsen dogal çevrede, canli organizmayi olumsuz etkileyen yeni bakteri türlerinin yani sira çesitli inorganik veya yari organik mikrop ve virüsler de olusmaktadir.

Bu açidan bakildiginda Covid-19’un sanayi kaynakli bir virüs olduguna pek süphe kalmiyor.

Bu görüs çok sayida bilim insani tarafindan da desteklenmekte veya en azindan ciddi bir çerçevede tartisilmaktadir.

Asiri üretim ve tüketim sonucu bilesik sanayinin yol açtigi kirlilikle dünyanin çesitli bölgelerinde süren savas ve çatismalarda kullanilan silahlarin yaydigi zehir doga, çevre, su, toprak ve havanin kirlenmesinde rol oynayan temel faktörler olmaktadir. Üstünde yasadigimiz toprak ve çevre, içtigimiz su ve soludugumuz hava temiz degil. Dünya atmosferi içinde yogunlasan gaz bulutlari üzerimize zehir bosaltiyor ve oksijen giderek daha tehlikeli oranlarda azaliyor. Üreyen ve yasayan her canli organizma bu durumun etkisi alinda kaliyor ve nefes alamiyor.

Covid-19 da oksijensiz bir ortamin ürünü olarak aktiflesiyor. Dogrudan solunum organlari ve fonksiyonlari üzerinde etkili oluyor. Bütün bilim çevreleri, bütün dünya devletleri ve uluslar arasi saglik örgüt ve kurumlari bu gerçegi her gün tekrarliyor. Covid-19’dan etkilenmemek ve korunmak için çevrenin temiz tutulmasi için ardi arkasi kesilmeyen tavsiyelerde bulunuyorlar. Devletler çesitli olaganüstü önlemler aliyor. Insanlari birbirlerinden ve kirlenmis çevreden izole etmek için yeni sosyal kurallar dayatiliyor ve yasalar çikartiliyor. Yasam ve is yerlerinde çesitli nokta ve alanlara yakin ve uzak mesafeli elektronik gözlem ve tarama cihazlari konuluyor. Gazete, radyo, TV ve Sosyal medya araciligiyla hijyen konusunda insanlara her gün bolca “bilimsel” bilgiler veriliyor.

Bütün bu kural, yasa ve tesvik edilen asiri davranis biçimlerinin gerçeklerin üstünü örtmenin global bir anomalisi haline gelmesinde, sizce de, asiri bir anormalik yok mu?

Covid-19 zaten vardi. Onu aktiflestiren ölçüsüz üretim ve yapay tüketim tutkusunun yol açtigi anarsi ve kirliliktir.

Covid-19 üzerinden Global düzeyde oynanan bu siyasi oyun ise açikça gerçekleri insanlardan gizlemeyi hedefliyor. Korku ve panik yayan bir oyun…basi bos kitlesel histeri araçlari!

Burada, bu global oyunda Covid-19’un kendisi anarsist bir araç olarak islev görüyor.

Kuskusuz kapitalistler Covid-19 ile mücadele adi altinda kitleleri korku ve panik araciligila yeniden sekillendirme, daha kolay yönetip yönlendirme konularinda devletleri ikna etmek için her türlü önlemi dayatmaktan geri durmuyor, durmayacaklar.

Yani?

Yani kapitalistler dünyayi degistirmek istiyor!

Bu sekilde basarabilirler mi?

Ya da bulundugumuz evrede insanlarin yasami bugünden farkli olarak sübjektif kural ve yasalarla planlanabilir mi?

Buna insanlar tam da düsünüldügü gibi kolay boyun eger mi?

Bana pek kolay olacak gibi gelmiyor…

Ahmed Kaymak /Amed

06.05.2020

Ahmet Kaymak

Back to top button