Anayasa Mahkemesi

‘Anayasa’ denilen metin, Tayyip Erdogan’in aklina gelen seyi bir zorlukla karsilasmadan yürürlüge koymasini hazirlayan metin olmali. Bu oluncaya kadar da Erdogan’a rahat yok
Anayasa Mahkemesi’nin haddini bildirme girisiminin hazirligi herhalde bir süredir devam ediyordu. Ancak topluma ilan edilmesi aniden oldu ve dolayisiyla saskinlik yaratti. Ben de bu sasiranlardan biriyim. Yargitay’in olaganüstü tavir alisini görünce iktidarin hemen kollari sivayip bu yüksek hukuk kurumunun gösterdigi yoldan ilerleyecegini sandim. Tayyip Erdogan’in hemen harekete geçmesini bekledim. Aslinda, evet, o da tavir almakta ve tavrini belli etmekte gecikmedi. Ama bu ‘ikilem’de kendine ‘hakemlik’ rolünü biçti (yani ‘icraat’a girismedi) ve burada çözümü anayasayi degistirme asamasina biraktigini anladim. Iktidarin simdiye kadar gösterdigi baslica üslup özelliginin ‘pervasizlik’ oldugu düsünülürse bu olayda da diyelim o bildiriyi imzalayan Yargitay üyeleriyle Anayasa Mahkemesi yargiçlarini yargilamaya baslamak gibi bir yola bile girebilecegini sanmak pekala mümkün. Ve aslinda o günlere hazirlaniyor sanki; bunlar o günlere hazirlik gibi.
Tayyip Erdogan’in anayasayla isi daha devam etmek durumunda. Yaptigi bir degisiklik bir süre sonra eskiyebiliyor. Örnegin çignenmesi gereken kuralari çigneyerek üçüncü kere Cumhurbaskani seçildi. Ama simdi dördüncüsünün zamani yaklasiyor. Bu sefer bir ‘anayasal tedbir’ zorunlu olacak gibi görünüyor. Ama yalniz o degil. Tayyip Erdogan bir seyi yapmaya karar vermisken, anayasa babayasa, bir sey çikip buna engel olunca Tayyip Erdogan fena halde sinirleniyor. Örnegin su son krizde birileri, ‘Yahu,’ diyorlar, ‘Anayasa Mahkemesi’nde Tayyip Erdogan’in seçmedigi kimse neredeyse kalmadi. Neyi degistirmek istiyor hala?’ Tamam, öyle olabilir, ama ne olsa adamlar yargiç, yargiç gibi ses verecekleri, davranacaklari tutuyor. Bu durumda Cumhurbaskani kiziyor. Istemiyor onun iradesinin karsisinda dikilecek baska bir irade ile karsilasmak. ‘Anayasa’ denilen metin, Tayyip Erdogan’in aklina gelen seyi bir zorlukla karsilasmadan yürürlüge koymasini hazirlayan metin olmali. Bu oluncaya kadar da Erdogan’a rahat yok.
Tayyip Erdogan’in hak verdigi ve bir ‘yüksek mahkeme’ olarak Anayasa Mahkemesi üyelerinin yargilanmasina bir biçimde arka çiktigi Yargitay (Yargitay’in sözkonusu kolu), böyle bir taleple kamuoyu önüne çikabildigine göre, var olan hukuk düzenini bilmiyor. Bilmemekle kalmiyor, ögrenmeyecegini de ilan ediyor. Nasil olacak bu dedigi? Kim yapacak?
Var olan anayasa, Tayyip Erdogan cephesinin bundan böyle durmadan tekrarlayacagi gibi, iki hukuk kurumunun arasinda anlasmazlik olursa bunun nasil çözülecegini bir karara baglamamis (oysa pekala baglamis: böyle bir durum çikarsa Anayasa Mahkemesi’nin dedigi olur, diyor. Açikça) olduguna göre, ‘mutasavver’ anayasada. ‘Böyle durumlarda Cumhurbaskani karar verir’ seklinde bir ekleme yapilir ve kriz giderilir, bir daha çikmasi da önlenir. Gidis oraya dogru. Hani, beterin beteri var hesabindan bizleri korumak üzere, Anayasa Mahkemesi üyelerinin yargilanmasi sikkini uygulamaya koymadan bu isi anayasa degisikligiyle çözelim deniyor.
Ama bu bir ‘savas ilani’ olarak da yorumlanabilir. Mayis’ta seçim yaptik. Bu seçimi iktidarin bu kolaylikla kazanmasini beklemiyorduk (nitekim böyle oldugu görülünce sok geçirdik) Biz beklemiyorduk ya, Tayyip Erdogan’in da endiseleri vardi. Herhalde büyük bir ferahlama duydu. Onunla birlikte, tasarladigi baska tedbirleri de yürürlüge koyma zamaninin geldigine karar verdi, saniyorum. Anayasa Mahkemesi gibi bir kurumu kendi uygulamalarini engelleyebilecegi bir konumdan çikarmak da bu tedbirlerden biri. ‘Tedbir’den anlasilan Tayyip Erdogan’in iradesi disinda bir iradenin etkili olamadigi bir Türkiye yaratmak. Bunun için yapilmasi gerekli görünen seyleri yapmak için elinden geleni yapacagindan hiçbir süphemiz olmasin. Buraya gelebilmek için az buz mesafe alinmadi. Kalani da almak üzere planlar yapiliyordur. Su Mahkeme hikayesinin gelisme sürecine bakinca iktidarin nasil çalistigini görebiliyoruz.
Mayis seçimi iktidari oturdugu koltukta tuttu. Önemli degisiklik CHP’de. CHP’nin yeni programinin adi ‘degisim.’ Bunun büyük kisminin daha enerjik ve etkili muhalefet oldugunu söylüyorlar. Bakalim, görecegiz. Böyle bir muhalefete ciddi ihtiyacimiz oldugu belli. Böyle düsünen ve bunun geregini yerine getirmeye kendini hazir hissedenlerin varligini biliyoruz; öylelerinin çogalacagini beklemek de bos bir hayal degil. AKP ve Reis’i bir ‘basari hikayesi’ anlatacak konumda olmanin bir hayli uzagindalar. Bütün bunlar, çetin bir mücadele dönemine girdigimizin isaretini veriyor. Yirmi küsur yildir ‘çetin’ olmayan bir dönemden mi geçiyorduk? Hayir, AKP ile hayatin hiçbir parçasi kolay geçmedi; ama görüldügü gibi, mücadele gevsemiyor, ortam sakinlesmiyor. ‘Yüzüncü yildönümü’ diyoruz. Bunu kutlamaktan söz ediyoruz. Ama iktidarin gözünde olmasi gereken bu yüzyili yasanmamis gibi yapmak. Bu da kolay olmuyor tabii.
—————————————————-
Marmara Yerel Haber
Murat Belge