Atilgan* uzay gemisinden, Elon Musk’a geçen zaman dilimi

Bu makalemde, Elon Musk’idan söz edecegim. Musk’u evimin genç bireyi Aryan’in anlatimlarindan sik sik duyuyordum. Sonrasinda bu kisinin ‘insanliga son uyarisi’ makalesini okudum. Bu makalede yapay zekanin gelisimi konusundaki tehlikelerle ilgili önemli uyarilarda bulunuyor.
Insan zekâsi, son yüzyillardir teknoloji ve bilim alanindaki gelismeleri takip ederken, çocukluk ve ilk uzayli ve bilimkurgu niteligindeki uzay yolu filmindeki Strak Trek serisinde Jean Luc Picard ve mürettebatin farkli gezegenlerde yasadigi macerayi hayranlikla hayalden de uzak baska bir alemden söz eden diziyi orta yastaki okuyucular hatirlayacaklardir. Ben de Atilgan* adli uzay gemisindeki mürettebatin içerisinde sivri kulakli Kaptan Spock, Montgomery Scott ve James T. Kirk karakterlerini hayranlikla izleyen nesildendim.
Bu yüzyila baktigimda akillara hayallere sigmayaz dedigiz seyler sigdiriliyor. O filmlerdekini gerilerde birakan, Musk’un yaptiiklarini basarilarini önce evimizin genç delikanlisi Aryan’nin anlatimlarindan dinledim.
Bizim uzay yoluyla baslayan insanlik degisim maceramiz, Star Trek Serisi Filmleri – Uzay Yolu Serisinin Isimleri ; Uzay Yolu, Uzay Yolu II: Han’in Gazabi, Uzay Yolu III: Spock’i Ararken , Uzay Yolu IV: Eve Dönüs, Uzay Yolu V: Son Sinir, Uzay Yolu VI: Kesfedilmemis Ülke, Uzay Yolu VII: Yeni Nesil, Uzay Yolu VIII: Ilk Temas, Uzay Yolu IX: Isyan, uzay Yolu X: Nemesis, Uzay Yolu, Uzay Yolu: Bilinmeze Dogru, Uzay Yolu: Sonsuzluk … bu onüç bölüm halindeki seri, 1978 de baslayip, 2016 kadar süren yazdigim isimlerle gösterildi. 21 yüzyilin degisim sinyalleriyle dolu karelerle dolu bir macera…yeni nesilller farkliydi. Az da olsa su son yildaki, degisimi özellikle düsünce ve dijital olarak örnek olsun diye verdim. Asil meseleye dönersek.
Evet, Elon Musk ve bu yüzyildaki farkli bir nesil? Daha önce iki makalemde bu yeni kusakla ilgili izlenimlerimi siz okuyucularimla paylasmistim. Yeni nesil, ne 17. ne 18-19. Ne de 20. yüzyil insani degil. 21. yüzyil nesli kendi çaginin insani…ilgileri, kesifleri, heycanlari, duygularindan, davranislarindan, yasama bakis, demokrasi adalet özgürlüklere bakisi, algilari ürettikleri… farkli..
Dijital dünyayla yatip kalkan insan nesli direkt uzay filmleriyle degil ama kendi gelismislikleriyle geliyor. Bu vesileyle sunu animsatmak isterim. Yazilan edebi eserlerden tuttun da, çekimi yapilacak kisa film, tiyatro, siir, edebiyat tüm üretilenler olusturulacak dijital medya araciligiyla hizli bir erisim agina ve hem kendi genç kitlelerimize hem de disimizdaki dünyanin her tarafindaki duyarli nesillere ulastirilcak en etkin yoldur.
Yeni nesil, siz de kendi etrafinizda veya çocuklarinizin elinde telefonlarin laptoplarin sürekli farkli bir yasam alani içinde olmayi ve o dijital dünyada gezindiklerinde uzay çagi dedigimiz çagin tam da içinde oldugunu fark etmek mümkündür. Yasamdan hayal dünyalari çok daha hizli ve daha geliskin oldugunu görmek mümkün. Bu içinde gezindikleri dijital dünya, oynadiklari oyunlarin onlari yeni yollara yönlendirdigini, yeni aliskanliklar, kaygilar hedefler edindiklerini görüyorum. Hizli erisim hizli düsünmeyi, hizli hayal etmeyi hizli çözüm bulmaya yönlendiriyor. Bu yönünü gelistiren yeni nesil, gelecek yüzyilin mesleklerindeki seçiciliginin farkinda. Sahsen benim, uzay yolu filmlerinde izlediklerimi yeni yüzyilin nesli, masa basinda oturarak dünyayi yönetecek, dünyaya yön veren bir alan yasam tarzi önümüzdeki yirmi otuz yil içinde daha belirgin olarak kendisini gösterecegine benziyor.
On dokuzuncu yüzyila kadar en tehlikeli silah nükleer silah simdi de tehlikeli yönünü koruyor olsa da, Musk söyle diyor; yapay zekâ tehlikesi, nükleer silah tehlikesinden çok daha fazladir, nasil mi?
Gelismis Yapay Zekâ teknoloji evrimine çok yakinim diyor ve bunun kendisini çok korkuttugunu söylüyor. Ve söyle sürdürüyor, nerdeyse herkesin bildiginden çok daha fazlasini yapabilir. Ve gelisme orani üsteldir. Yapay zeka için etkili bir sekilde biyolojik yükleyici bizmisiz gibi geliyor. Biz insa ediyoruz. Ve sonra giderek daha fazla zeka insa ediyoruz. Insan olmayan zeka yüzdesi artiyor. En sonunda zekanin çok küçük bir yüzdesini temsil edecegiz.
Herkesin takdir ettiginden daha hizli gelecek. Her geçen yil, bilgisayar zekasinin karmasikligi çarpici biçimde artiyor. Demek istedigini söyle açikliyor: Gerçekten yapay zekanin üstel bir gelisim yolunda oldugumuzu düsünüyor. Yapay zekayi gelistiren akilli insanlarin sayisi da çarpici biçimde artiyor.
Her yil ikiye katlaniyorlar. Daha iyi bir yaklasim veya daha iyi bir sonuç, yapay zekâ teknolojisinin demokratiklesmesini saglamamizdir, yani hiçbir sirket veya küçük bir grup kisi, gelismis yapay zekâ teknolojisi üzerinde kontrole sahip olmasi halinde dünya tam yasanilmaz hal alacaktir.
Bunun çok tehlikeli oldugunu düsünüyor. Ayni zamanda kötü biri veya bir yapi tarafindan çalinabilir. Ülkeler onu çalmak ve kontrolü ele geçirmek için istihbarat teskilatini gönderebilir. Kisaca çok istikrarsiz bir durum haline gelir. Inanilmaz derecede güçlü bir yapay zekaya sahipseniz, bunu kimin kontrol edecegini bilemezsiniz. Yani yapay zekanin kendi kendine gelisme riski oldugunu düsünmüyor. Endise edilen yönü, birisinin onu kötü bir sekilde kullanabilmesidir. Ya da kötü bir sekilde kullanmayacak olsalar bile, biri onu onlardan alip kötü bir sekilde kullanabilir.
Bu oldukça büyük bir tehlikedir. Hepimiz, zaten cyborg’uz (Bir siborg, organik madde ve teknolojik cihazlarin olusturdugu bir varlik veya yaratiktir ). Yani telefonunuz ve bilgisayariniz ve tüm uygulamalariniz gibi kendinize ait bir makine uzantiniz var. Siz zaten insanüstüsünüz. Bir internet baglantiniz varsa milyonlarca insanla iletisim kurabilir, dünyanin geri kalaniyla aninda iletisim kurabilirsiniz. Ve bunlar çok yakin zaman önce var olmayan sihirli güçler. Yani herkes zaten insanüstü. Bence tekillik muhtemelen dogru kelime, çünkü insan beyninden nemli ölçüde daha büyük bir zekâ oldugunda ne olacagini bilmiyoruz.
Sunu söylemeliyim ki, Yapay zekâ içeren filmlerin çogu, onu gerçekte gerçeklesmesi muhtemel sekilde tam olarak tanimlamiyorlar. Ama yapay zekanin bir insanda daha çok akilli oldugu iyi huylu senaryoda bile düsünmeniz gerekiyor. Eger yapay zeka insandan daha zekiyseniz ne yapiyoruz ki? Ne isimiz var?
Bir sey insanlik için tehlike olusturdugunda, düzenleyiciler gibi bir devlet kurumunun olmasi gerektigini önemli oldugunu söylüyor. Tipki uçak endüstrisinde, araba endüstrisinde, uyusturucu, gida ve bir tür kamu riski olan herhangi bir seyle ilgili düzenleyicilerimiz var. Demek istedigim, bunun kamu riski kategorisine girmesi gerektigini düsünüyor.
Genellikle, olacak bir sey, yeni bir teknoloji…hasara veya ölüme neden olur. Bir haykiris, bir sorusturma olacak, yillar geçecek, bir tür içgörü komitesi olacak, kural koyma olacak, sonra gözetim olacak, en sonunda düzenlemeler olacak. Bütün bunlar uzun yillar alir, bu islerin normal seyridir.
Herkesin yapay zekayi güvenli bir sekilde gelistirdigini dogrulamak için içgörüye ve ardindan gözetime sahip bir kamu kurumu olmasi gerekir. Bu son derce önemlidir. Nükleer silah tehlikesinden çok daha fazladir.
Musk, 2016 yilinda, insan beynini yapay zeka ile entegre etmek için bir nöroteknoloji sirketi olan Neuralink’i kurdu. Sirket, insanlarin yazilimla birlesmesine ve yapay zeka alanindaki gelismelere ayak uydurmasina yardimci olmak amaciyla insan beynine yerlestirilebilecek cihazlar yaratmaya odaklanmistir.
Yine agustos 2020’de canli bir gösteride Musk, cihazlarindan birini yakinda felç, sagirlik, körlük ve diger engelleri tedavi edebilecek “kafatasinda bir Fitbit” olarak açikladi.
Sanirim tüm yasananlar tam da bu güçlerin uzay yolunda yolculuk hazirliklari. Yani izlenilen filmin tam içinde tüm insanlik.
Son iki yildir insanlarin çogu zaten zombilesmis durumda, yeni yüz yilda yapay zekaya sahip efendilerine itaatkarlar insan kilikli zombiler veya insan olma degerlerini ve dogayi koruyan gerçek insanlar mi yönetecek?
*Uzay Yolu dizileri ve filmlerinin incisi Atilgan’la 1966 yilinda tanisti insanlar. Baska bir dünya ve isinlamayi, karizmatik kaptan Kirk’le sivri kulakli Spock sayesinde tanidik. Ilk Uzay Yolu dizisi 2260’larda geçiyor ve insanoglunun diger uzaylilarla birlikte yüzlerce gezegene yayilan bir uzay uygarligi kurmasini anlatiyordu (Birlesik Gezegenler Federasyonu). Yildiz gemisi Atilgan warp sürüsü ile isiktan hizli yolculuk ederek yakin yildizlara birkaç saat içinde ulasabiliyordu.
Necla Çamlibel