2024-06-15
Skip Navigation Links
Destpêk/Anasayfa
Pêwendî/İlişki
Lînk
Skip Navigation Links
Video
Album
Arşîv
Orhan Çetin
 
SEÇİMLER VE HAK-PAR’IN ÖZGÜRLÜK YÜRÜYÜŞÜ
2023-03-13 20:34
Orhan Çetin
Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmez araçlarıdırlar. Seçimler ise, görünür olmanın, kitleyle bağ kurarak buradan aldıkları gücü oya tahvil etmenin biricik yoludur.

Arkadaşlarımızın Partimize kazandırdıkları seçimlere girme hakkı, şüphe yok ki Kürt halkı için kıymetli bir olanaktır. Onlar adına bu sevinci ve gururu ben de taşıyorum. Evet, seçimler herkes için önemli, bu doğru; ama önumuzdeki seçimler Kürtler için apayrı bir öneme sahip.

Türkiye siyasi tarihinde çok partili dönemle başlayan seçimlerde Kürtler, devletin majör partileri aracılığıyla bugüne değin düzenli olarak sistemi ayakta tutmak için kullanılageldi. Bugün, Türkiye nüfusunun yaklaşık üçte birini teşkil eden, ülkesinin ve bu coğrafyanın en eski ve kadim halkı olan Kürtler, en temel insani ve ulusal haklarından mahrumdurlar. Her seçimde iradesi devlet partileri tarafından ipotek altına alınan Kürtlerin oyları kendilerine bu adaletsizliğin, zulmün devamı olarak geri dönüyor; sistemin bekası için devletin elindeki sopaya dönüşüyor.

Bizce bu gidişatı durdurmanın yolu; bir birlik projesi olan HAK-PAR’ı çekim merkezi yapıp, onu sistem üzerinde bir baskı ve direnç odağı işleviyle, çözüm üretilmesi için ana aktör haline getirmekle mümkündür. Bilindiği gibi, seçimlere katılmaya hak kazanmış; Kürt halkının ulus olmaktan doğan haklarıyla, kendi coğrafyasında kendi kendini yönetebileceğini, bunun çözümünün de federatif bir yapıyla mümkün olacağını programına alan ve devlet nezdinde bunu tescil ettiren tek siyasi parti HAK-PAR’dır.

Bizler hayalci değiliz. Ne bugünkü siyasal iklim, ne de parlamentodaki temsiliyet ve siyasal dağılım bu haliyle Kürtler için elverişlidir. Bunun, bugün için mümkün olmadığını iyi biliyoruz. Bununla birlikte, şimdiden Kürtler için yaratılacak güçlü bir HAK-PAR çağdaş ve akılcı programıyla, basta Kürt sorunu, alevi sorununun ve ülkenin diğer sorunlarının çözümünün en doğru adresidir. Bu temel sorunların çözümü; demokrasi ve barışın tesisiyle, kamplara bölünüp kutuplaştırılan toplumun normalize olmasını sağlamak HAK-PAR`ın programını hayata geçirmekle mümkündür. Kitlesellesmiş bir HAK-PAR, kuşku yok ki parlamento dağılımında sağlıklı bir şekillenme sağlayarak, çözüm için rahatlama yaratacaktır.

Türkiye`nin bütün sorunlarının halli, Kürt sorununun çözümüyle mümkündür. İki halkın kuracağı ikili bir federatif sistem, barış ve demokrasinin yerleşmesine, ülke kaynaklarının savaşa değil, halkların ekonomik refahı için kullanılacaktır. Öte yandan, bunun yaratacağı kurumsallaşmış bir demokrasi ise, alevi sorununu, azınlıklar sorununu ve ülkenin diğer sorunlarının çözümünün garantisi ve güvencesi olacaktır. Kürt sorununun çözümünü esas alan parti programımız, aynı zamanda Türkiye`nin geri kalan sorunları için de çözüm reçetesidir. Onun için de kendimizi iyi anlatırsak Türk halkından da hatırı sayılır bir oy alacağımıza inanıyorum.

Tohumları seksen öncesi atılan “bağımsız belediye başkanlıkları” ile lokal ve yerel olarak başlattığımız özgün politikamızı bugün de sabırla hayata geçirmek mümkün. Keza, doksanlı yıllarda kuruluşuna öncülük ettiğimiz HEP’in kuruluş esprisi de buna benzerdi: Sistem partilerinin dışında Kürt sorununun çözümünü eksenine alan, Kürtler ve demokrasi güçlerinin siyaset yapacakları özgün bir kanal... Bu çerçeveyi daha doğru ifade edersek: En geniş güçleri kapsayan bir çephe ve onun izdüşümü olan bir kitle partisi…

Hatırlardadır; başlarda PKK bu çalışmaya ve sürece düşmanca yaklaşıp hırçın ve provokatif bir tutum sergilemişti. HEP’i, ilkin “PKK`nin silahlı mücadeleysini engellemek için özel savaş stratejisi ve projesi” olarak nitelendirmişti. Ancak, PKK daha sonra devletin derin üst aklının emriyle HEP’in içine girip ele geçirerek Kürtlerin devletten kopuşunu engellemişti.

Ne yazık ki, devlet bunda oldukça başarılı da oldu. PKK ve uzantıları eliyle HEP’i iğdiş edip, tekrar Kürt oylarını konsolide ederek sistemi bugüne kadar ayakta tutmayı başardı.

2002’de kurulan HAK-PAR da, sistem partilerinin dışında Kürtlerin bir özgün siyaset odağının olması fikri ve bir birlik projesi ihtiyacıyla kuruldu. Dolayısıyla HEP`te olduğu gibi, HAK-PAR`ın kuruluş sürecinde de Kürtlerin yakıcı ihtiyacı olan ulusal demokratik müştereklerde ortaklaşan güçlerin buluştuğu bir çatı birliği esas alındı.

Süphesiz böylesi birlikler farklı Kürt siyasal parti ve gruplarn yanı sıra;demokrasi güçlerinin, doğal olarak farklı inanç grupların ve görüşlerin bir aradalığını başabilirse yol alır, kitleselleşir. Ateistle mütedeyyinin, sosyalistle milliyetçinin, alevi ile sünninin, kapitalistle emekçinin, toprak sahibiyle köylünün ortak bileşeni ulusal demokratik programdır. Dolayısıyla toplumsal örgütlenmelerde asgari müştereklerde birleşmesi gereken kesimlerden birinin eksikliği, haliyle o birliğin sıkıntılı ve sorunlu olduğu anlamına gelir.

Bu nedenle Kurdistan`ın çok sesli toplumsal mozayiğine uygun hazırlanan ulusal ve demokratik programımız; yurtsever, demokrat herkesin kendini bulacağı ortak bir manzumedir.

Hedef kitlemiz halkımızdır. İnsanımızın, coğrafyamızda yaşanan çifte baskı ve cendere; ölüm tarlalarına sürülen gençlerimiz, yıllarca süren kirli savaşın yarattığı ekonomik kriz ve en son da yaşanan deprem felaketi gibi temel sorunların çözümünün, bu sorunları yaratan denenmişlerde değil; onlar için statü isteyen, evlatlarının ölmesini istemeyen, barış, huzur ve emekten, insanca bir yaşamdan yana olan HAK-PAR`a bir teveccüh göstereceğini hep birlikte göreceğiz. Kürtler için, onlar adına, onların çıkarına politika yapan, seçimlere girebilen ve Kürtler için federasyon isteyen tek partiyiz. Her Kürt, “Kırk katır mı, kırk satır mı” mecburiyetine “hayır!” diyebilmeli. Her Kürt kendi öz partisi HAK-PAR`a seçim işbirliği ve dayanışmasıyla destek verip, kendi özgürlüğüne giden yolun taşlarını, kendi öz iradesiyle örmenin haklı onurunu yaşayabilmeli.

Yaşasın mücadelemiz!

Yaşasın HAK-PAR!

Oylarımız HAK-PAR`a
Print