Haber

Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin Yeni Anayasasi Tartisildi

Dengê Kurdistan-Brüksel

Avrupa Parlamentosu’ndaki Türkiye’nin Dostlari Grubu ile TUSKON’un (Türkiye Isadamlari ve Sanayiciler dernegi) ortak girisimiyle Türkiye’de yeni anayasa konusu Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu toplanti salonunda tartisildi.

20 Mart günü Avrupa Parlamentosu’nun bir salonunda yapilan konferans sabah saat 9.00’da Türkiye’nin Dostlari Grubu baskani Alojz Peterle’nin açilis konusmasiyla basladi. Bu bölümde Avrupa Komisyonu’nun Genislemeden Sorumlu Komiseri Joost Korte ile TUSKON Genel Sekreteri Mustafa Günay’da birer konusma yaptilar ve Türkiye’de yeni, sivil ve demokratik bir anayasa yapmanin hem Türkiye, hem de onun tam üyesi olacagi Avrupa Birligi bakimindan önemini dile getirdiler.

Üç oturum halinde süren konferansin 1. Oturumunun konusu ‘bireysel haklar ve özgürlükler sorunu’ idi. Bu bölümde ilk söz Kürt politikaci ve aydin Kemal Burkay’a verildi. Burkay, izleyicileri selamliyarak söze basladi. Geçmis yillarda üç kez davetli olarak Avrupa Parlamentosu’nda (iki kez Yesiller Grubu’nda, bir kez de 1993’te Politik Komisyon’da) konustugunu, o zaman da Kürt sorununun çözümünü tartistiklarini, simdi 20 yil sonra yine ayni sorunun gündemde oldugunu söyleyerek, ‘umarim 20 yil sonra bir kez daha bu sorunu konusmak için burada toplanmayiz!’ dedi. Bu sözü gülüsmelere yol açti.

Burkay, sözü yeni Anayasa konusuna getirerek, Türkiye’nin daha önceki anayasalarinin tek kimlige (Türk etnik grubuna) dayali bir ulus yaratmaya yönelik bir anlayisla hazirlandigini, yeni devlet yapilanmasinin da bu anlayisla olustugunu, bu nedenle yeni devletin sinirlari içindeki çok renkli, çok dilli ve çok dinli toplum yapisi ile çelistigini, bunun büyük sorunlara yol açtigini söyledi. Diger kimliklerin yok sayildigini, hatta yok edilmek istendigini, bu nedenle yogun bir baski ve asimilasyon politikasi izlendigini, bunun hakli olarak tepkilere, örnegin Kürt ayaklanmalarina yol açtigini ve Kürt sorununun agirlasarak bugüne kadar geldigini söyledi.

Burkay, Kemalist devletin bizzat Sünni Islam disindaki diger inançlari da yok sayan bir politika izledigini, bunun ülkede önemli bir nüfus yogunluguna sahip olan Alevi inancindaki yurttaslara agir bir baskiya dönüstügünü ve ayni zamanda bir Alevi sorunu yarattigini söyledi. Hatta bizzat Sünni Islam inancinin da devlet tarafindan denetlenip yönlendirilmek istenmesinin bugüne kadar süren ciddi sorun ve sürtüsmelere yol açtigini belirti.

Burkay, ülke ve toplum gerçeklerine ters düsen ve 90 yil süren bu uygulamanin ülkenin demokratiklesme ve gelisme sürecini de olumsuz bir biçimde etkiledigi belirterek söyle devam etti: ‘Simdi, bu yanlis paradigmadan dönme zamanidir. Geç de olsa devlet, bu ülkenin çok renkli toplum yapisina uygun biçimde yeniden sekillenmelidir. Yeni anayasa böylesi bir tarihi degisikligin zemini olmalidir. Birikmis ve agirlasmis sorunlarimizi ancak böyle çözebiliriz.’

Burkay, kendisinin 40 yildan bu yana federatif çözümü önerdigini, Kürt sorununun da böylesi bir federal yapi ile ve esitlik temelinde çözülebilecegini söyledi ve Irak’taki federal uygulamayi ve Kürdistan Federe Bölgesi’nin buna örnek gösterdi. Ancak Türkiye’deki parlamentonun bugünkü yapisi ve topluma egemen olan anlayis nedeniyle böylesi radikal bir adimin su anda atilabilmesinin ve bunun yeni anayasaya yansimasinin güç oldugunu söyledi ve sözlerini söyle sürdürdü:

‘Bu nedenle de yeni anayasa en azindan sorunun çözümü önündeki engel ve pürüzleri temizlemeli ve su temel adimlari atmali:

1-Anayasa’da hiçbir kimligi dislamayan, tüm kimliklere esit mesafede yeni bir vatandaslik tanimi yapilmali.

2- Anadilde egitim hakki Türkiye’nin tüm yasayan dillerine taninmali. Kürtçe Türkçe’nin yani sira ikinci resmi dil olmali ve hem ilkokuldan üniversiteye kadar egitim alaninda hem de kamu alaninda kullanilmali.

3-Üniter devlet anlayisi artik çagini doldurmustur ve Türkiye’nin gerçeklerine uygun düsmemektedir. Yönetim planinda ademi merkeziyetçi bir yapiya geçilmelidir.

Burkay’in ardindan bu oturumda Kürt aydini Ümit Firat konustu ve bu konuya iliskin görüslerini dile getirdi. Firat da anadilde egitimi, yeni bir vatandaslik taniminin ve ademi merkeziyetçiligin zorunlu oldugunu dile getirdi. Mevcut sistemde, en uç sinir ilindeki bir orman bekçisinin bile merkezi hükümetçe tayin edildigini dile getirdi. Firat, anadilde egitimden ve yerinde yönetimden söz edilince Türkiye’de hâlâ çok kisinin ülkenin bölünecegi korkusunu yasadigi, ancak sorunlarimizi çözmek ve bir arada yasamanin kosullarini yaratmak için böylesine adimlari atmanin zamani geldi, bu adimlari atamazsak, asil o zaman ayrilma düsüncesi güçlenir, dedi.

Bu oturumda söz alan Doç. Dr. Bekir Berat Özipek ile Avrupa Parlamentosu eski üyesi ve Istanbul Politik Merkezi arastirmacilarindan Joost Lagendijk de yeni anayasaya iliskin görüslerini dile getirdiler.

Ikinci oturumun konusu ‘vesayetten demokrasiye geçis, Üçüncü oturumun konusu ise ‘Anayasanin hazirlik Süreci’ idi.

Bu bölümlerde gazeteci Etyen Mahçupyan ile Oral Çalislar, Dç. Dr. Osman Can, Doç. Dr. Gökhan Bacik, Prof. Dr. Bülent Köker, Prof. Dr. Yusuf Sevki Hakyemez, Dr. Erdal Abdülhekimogullari, Venedik Komisyonu üyesi Prof. Dr. Wolfgang Hoffman-Riem, AP üyesi Anneli Jettenmeki ve Andrew Duff konustular.

AP Finlandiya temsilcisi Bayan Anneli, konusmasinda Finlandiya’daki durumdan söz ederek, ülkesinde Fincenin yani sira, nüfusun % 5’i tarafindan konusulan Isveççenin de resmi dil oldugunu, kuzeydeki çok az sayida Suomi nüfusunun dilinin de egitim alaninda kullanildigini dile getirdi.

Konferans 100 dolayinda seçkin bir topluluk tarafindan izlendi. Izleyiciler tartismaya katildilar ve paneldeki konusmacilara sorular sordular. Medya tarafindan izlenip yansitilan toplanti saat 15’te sona erdi.

Dengê Kurdistan

Back to top button