Ayasofya, giden oylari geri getirir mi?
Mehmet Y. Yilmaz
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, geçtigimiz persembe günü partisinin yönetim kurulunda Ayasofya’nin ibadete açilmasi konusunu gündeme getirdi.
“Ayasofya’da namaz da kilinir, Fetih suresi de okunur. Buna ancak ve ancak aziz milletimiz karar verir” dedi.
Sonra da parti yöneticilerine görev verdi: “Ayasofya için bir çalisma yapin, degerlendirip, konusalim.”
Erdogan’in bu sözlerini okudugumda Konda Genel Müdürü Bekir Agirdir’in son arastirma ile ilgili açiklamalarindan haberdar degildim.
Onun için Erdogan’in sözlerini biraz hayretle okumustum.
Çünkü Tekirdag’daki mitinginde (16 Mart 2019) Ayasofya’nin ibadete açilmasini isteyen bir vatandasa söyle yanit vermisti:
“Önce Sultanahmet’i doldurun sonra bakariz. Yan tarafta Sultanahmet’i doldurmayacaksin, Ayasofya’yi dolduralim diyeceksin. Bu oyunlara gelmeyelim. Bunlarin hepsi tezgah. Biz ne zaman, neyi, nasil yapilacagini çok iyi biliyoruz. Bu namussuzlar böyle dedi diye biz adim atmayiz.”
Bu mitingden 3 gün sonra televizyonda canli yayina katildi ve ayni konu açilinca sunu söyledi:
“Bu oyunlara gelmeyelim, bunlar da tahriktir. Bu tahrik unsurlarini bozalim. Baska düsüncelerim de var ama bunlar konusulmaz, bunlar yapilir. Mesela orada bir sergi de yapildi, kuran tilaveti de yapildi. Belli bölümünde su an namaz da kiliniyor. Bunlari da asmak bizim için sorun degil ama getirisi götürüsü nedir? Bunun bir götürüsü var. Onun faturasi çok daha agir. Dünyanin çesitli yerlerinde bizim binlerce camimiz var. Bunu söyleyenler acaba o camilerin basina ne gelir düsünüyor mu? Bunlari düsünmeden söylüyorlar. Bunlar dünyayi tanimiyorlar. Muhataplarini bilmiyorlar. Ben bir siyasi lider olarak bu oyuna gelecek kadar istikametimi kaybetmedim.”
Erdogan’in bu konudaki görüsünü aslinda çok daha önce ögrenmistik.
6 Haziran 2014’te restorasyonu tamamlanan Ortaköy Camii’nin açilis töreninde, Ayasofya’nin açilmasi için sloganlar atan gruba sunu söylemisti:
“Bize düsen bir görev var. Camilerimizi cemaatsiz birakmayacagiz. Ortaköy Camisi küçük, bizim kitabimizda cami degil de mescit olarak geçer. Bu mescitlerin cemaatsiz kalmamasi lazim. Sultanahmet, Süleymaniye, Fatih. Simdi, kardeslerim, yan tarafindan Sultanahmet’i bir dolduralim bakalim. Ama teravih namazlarinda degil, bayram namazlarinda degil, sabah namazlarinda dolduralim. Ondan sonra gerisi gelir önce onu bir halledelim.”
Onun için simdi durduk yerde Ayasofya’nin ibadete açilmasi konusunu gündeme getirmesinin bir anlami olmali.
O anlami Bekir Agirdir’in sözünü ettigi arastirmanin satir aralarinda bulabiliriz gibi geliyor bana.
Agirdir’in açiklamasina göre AKP’nin oyu yüzde 30’lara kadar inmis.
30 yasin altindaki 19 milyon seçmenin yarisi mevcut siyasi aktörlerden bu arada Erdogan’dan da umudu kesmis durumda.
Kuskusuz ki Erdogan da bunun farkinda.
Siyaseti sertlestirerek ve dini sembolleri alabildigine kullanarak partisinin eski tabanini toparlayabilecegini düsünüyor olmali.
Simdi heyecan içinde muhalefetin Ayasofya konusunun üzerine atlamasini bekliyordur.
Bakalim muhalefet bu kez Erdogan’i yaniltabilecek mi?
***
65 yas üstü bir açiklamayi hak etti
Saglik Bakani Fahrettin Koca, “son bir ayda ölen vatandaslarimizin yas ortalamasi 74,6’dir. Toplam ölümlerin yüzde 93’ü 65 yas üstü vatandaslarimizdir” dedi.
Bakan, bu istatistigi verdi ki 65 yas üstüne uygulanmakta olan sokaga çikma sinirlamasini vicdanlarimiza kabul ettirebilsin.
Ancak sadece bu açiklama bile 65 yas üstüne uygulanmakta olan sinirlamanin pek bir ise yaramadigini düsündürtüyor.
Toplam ölümlerin yüzde 93’ü 65 yas üzeriyse, sokaga da çikmadiklarina göre bu vatandaslarimiz hastaligi nereden kaptilar?
23 Mart günü T24’te, Erdogan yönetiminin aldigi tedbirlerin Nasreddin Hoca’nin türbesine benzedigine dikkat çekip, 65 yas üzerindeki vatandaslarimiza getirilen sinirlama için söyle yazmistim:
“Onlar evlerinde oturacak ama virüsü onlara bizler götürecegiz anlamina geliyor bu.”
Öyle görünüyor ki yanilmamisim.
Bakan Koca, her gün bazi rakamlar veriyor ve o rakamlara bakarak ne durumda oldugumuzu anlamaya çalisiyoruz.
Ama rakamlar, tam bir degerlendirme yapmak için eksik.
“Son bir ayda meydana gelen ölümlerin yüzde 93’ü 65 yasin üzerinde” bilgisini de lütfen ögrendik.
Soru, soruyu doguruyor: Bu ölümlerin ne kadari ise gitmek için sokaga çikmak zorunda kalan vatandaslarimiz arasinda gerçeklesti? Kaçi evinde otururken virüse yakalandi?
Evinde yakalananlara virüs hangi yolla bulasti? Ayni hanelerde baska bulas gerçeklesti mi?
Bunlarin ne kadari çalismak için sokaga çikmak zorunda kalanlar, kaçi gezinmek için sokaga çikanlardi?
Bu sorulara ancak tahmini yanitlar verebiliriz çünkü Saglik Bakanligi bu bilgileri kimseyle paylasmiyor.
65 yas üstüne kisitlama getirilmemis olsaydi, tablo ne yönde degisebilirdi, onu da bilmiyoruz.
Bakanlik, evinde oturmak zorunda biraktigi insanlara karsi biraz sorumluluk hissedip, bu bilgileri paylasmali ki “esaret” bosuna miymis, degil miymis, hep birlikte ögrenelim.
—————————————————
T24- 8 Haziran 2020
Mehmet Y. Yilmaz