BARISÇI VE ADIL BIR DÜZEN MI; YOKSA SAVAS, KIN VE DÜSMANLIK MI?..

Kemal Burkay
Türkiye, bir tampon bölge ya da kendi tabiriyle ‘güvenlik bölgesi’ olusturmak için, ‘Kuzey Suriye’, ya da ‘Firat’in Dogusu’ diye niteledigi bölgeye girmek için harekete geçti. ABD’nin bu konuda belli sinirlar içinde buna yesil isik yaktigi görülüyor.
Bu yesil isik nereleri kapsiyor, Akçakale’nin karsisindaki Talebyat ile Ceylanpinar’in karsisindaki Serê Kaniyê’yi (Resulayn) mi, yoksa daha genis bir alani mi? Bu henüz belirsiz. Türkiye buralara girerse bununla kalacak mi, o da belirsiz.
ABD bir kez daha Kürtleri kullandi ve yalniz birakti, yani aldatti deniyor. Bunda sasacak bir sey yok. Büyük ya da küçük, her devletin çikarlarina göre davrandigini, bu nedenle ABD’nin hep Kürtlerin yaninda olmasinin beklenemeyecegini daha önceki yazilarimda dile getirmistim.
Harekâta daha simdiden insanlarla alay eder gibi, baris harekâti diyorlar. 1974 yilinda Kibris’a yönelik ‘baris harekâti’ gibi
Türk yönetimi giristigi askeri harekâta gerekçe olarak PKK-PYD’nin bu bölgedeki etkinligini gösteriyor ve ‘terör koridoru’na izin vermeyecegini söylüyor.
Devlet yetkilileri, düzen partilerinin basindakiler, medya, dizi dizi yorumcular günlerdir bu konuda müthis bir kazan kaynatiyorlar. Buradaki gelismeleri Türkiye için bir beka sorunu gibi gösteriyorlar. Sanki sinir ötesinden Türkiye’ye yönelik saldirilar varmis gibi
Söz konusu ‘teröristler’ yarin öbür gün sinirlardan girip Türkiye’nin sonunu getireceklermis gibi!.. Ama Türk ordusu, ÖSO ile birlikte bölgeye girerek teröristleri silip süpürecek, yok edecek. Bununla da kalmayacak, buraya 2-3 milyon Suriyeli göçmen yerlestirilecek. Böylece Türkiye’nin yüz yüze oldugu göçmen sorunu da çözülecek!.. Plan bu
AKP hükümetinin izledigi Suriye politikasini elestiren CHP bile, askeri harekâta yesil isik yakti. Kiliçdaroglu’nun deyisiyle, ‘bagrina tas basarak ve askerlerimizin burnunun kanamamasi için
’ CHP Böylece iflah olmayacagini, geçmisin kamburunu sirtindan atamayacagini, sorun çözmeye elverir bir örgüt olamayacagini bir kez daha kanitladi.
Bu nasil anlayistir. Kuzey Suriye diye nitelenen yer, yogunlukla Kürt nüfusun yasadigi bölgedir. Bu bölge Lozan antlasmasiyla bir kez daha bölünen ve çizilen suni sinirin ötesinde kalan Kürt cografyasidir. Burada yaklasik 2 milyon dolayinda Kürt nüfus var. Türk ordusunun ve ÖSO’nun, teröristlerle, ya da PYD ile savasma adina oraya girmesi durumunda neler yasanacak?
ÖSO mu çok terörist, PYD mi?..
Oraya eger 2 -3 milyon dolayindaki Suriyeli Arap mülteci yerlestirilecekse Kürtler ne olacak? Tümden yok mu edilecekler, yoksa yüzyillardir, hatta binyillardir yasadiklari topraklarindan sürülecekler mi?
Türkiye’nin böylesine akil almaz bir harekâta girismesi için gerçekte ne sebep var? Simdiye kadar Suriye Kürt bölgesinden Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldiri oldu mu? Hayir, tüm kiskirtmalara ragmen olmadi. Gerek sinir illerinde gerek iç kesimlerde gerçeklesen terör eylemlerinin tümü ISID’in eseriydi. ISID’i gözetip kollayanlarin kimler oldugu ayri bir konu
ISID’i püskürtenler ise, söz konusu savasta 11 bin dolayinda kurban veren Suriye Kürtleri oldu.
Peki bundan sonra Suriye Kürtleri, özerk ya da federal bir statü elde etseler bu Türkiye için çok mu kötü olur, bir beka sorunu mu olur? Neden olsun? Irak Kürtleri, Güney Kürdistan federal bir statü elde edince Türkiye bundan ne yitirdi?
Açik ki, Türkiye’nin söz konusu askeri harekâtindan amaç, savas sonrasi yeniden sekillenecek olan Suriye’de herhangi bir Kürt olusumunu ‘özerk ya da federal- engellemek. Ama baylarimiz bununla kalmiyorlar, ‘tehlikeyi’ tümden bertaraf etmek için bir de bölgeyi tümden Kürtlerden bosatmak, oraya bir Arap kusagi örmek istiyorlar! Yani bir zamanlar Suriye’nin yapmak isteyip basaramadigini simdi Türk yönetimi yapacak
Baylar, bayanlar, insaf! Bu ülkenin politikacilari, medyasi, yazar çizerleri, uzman geçinenleri, savas naralari atan cümleniz, ne oluyorsunuz?! Hangi yüzyilda yasiyorsunuz?!. Bu kadar Kürt düsmanligi, bu denli sovenizm neyin nesidir?!.
Siz, Kürt halkinin mesru haklarini taniyarak, yan yana, baris içinde bir arada yasamayi beceremez misiniz?
Türkiye sinirlari içinde adil bir sistem kurmayi basarmadiginiz yetmiyormus gibi, sinir ötesindeki Kürtlere de dünyayi cehennem etmek gibi bir hak ve göreviniz mi var?
Baylar, bayanlar, yanlis yoldasiniz! Türk’e Türk propagandasi yapmakla bir yere varamazsiniz. Yaptiginiz bizzat Türk halkinin da çikarlarina terstir. Su 21. Yüzyilda yoksul halkin genç çocuklarini sinir ötesi seferlere çikarmayin; ne Türk, ne de Kürt gençlerinin hayatiyla oynamayin.
PKK’dan sikâyetiniz varsa, bizim sizden fazla var. PKK’nin 1970’li yillarda kimler tarafindan ve nasil sahneye çikarildigini biliyoruz ve bu ülkenin tüm politikacilari, yazar-çizerleri, uzman tayfasi da biliyor. PKK, barisçi Kürt ulusal hareketiyle savasmak için bizzat devlet tarafindan sahneye çikarildi. Bir dönem ipler Suriye’ye kaptirilsa bile sonra yeniden kontrole alindi. Öcalan’in 20 yil önceden, yani yakalanip Imrali’ya kondugundan bu yana devlet hizmetinde oldugunu, PKK’nin da onu izledigini bilmeyen mi var?
Suriye’de savas sonrasi bulunacak çözümde Kürtlerin kaderinin PKK-PYD takimina birakilmamasi gerektigini asil biz özgürlük, demokrasi ve baris yanlisi Kürtler istiyoruz. Çünkü PKK yalnizca baskalarinin hizmetindeki taseron bir örgüt degil, ayni zamanda Kürt halkinin hakli davasina sürekli zarar veren, böyle kurgulanmis, böyle bir anlayisla ve bu tür adamlar tarafindan yönetilen bir örgüt.
Türkiye eger gerçekten sinir güvenligini düsünüyorsa, yapacagi is Suriye’de savasin bir an önce sona ermesi ve orada demokratik, barisçi bir düzenin kurulusu için çaba göstermektir. Bu ise demokratik ve federal bir Suriye’nin insasidir. Böyle bir Suriye hiçbir komsusuna ve hiçbir ülkeye zarar vermez. Böyle bir Suriye’de Kürt bölgesinde de Kürtler bölgesel yönetimlerini demokratik yollardan seçerler ve kuskum yok ki bu PKK-PYD olmaz.
Türkiye bugün bir kez daha bir yol ayrimindadir: Çagdas ve adil bir yol tutarak Kürt halkiyla ve komsulariyla baris içinde yasamak mi, yoksa savas, kin ve düsmanlik mi?
Dilegim o ki sagduyu hakim olsun ve birinci yol tutulsun? Ama nerdeyse koro halinde savas naralarinin atildigi bu ortamda bu mümkün mü?..
Ne yazik!
9 Ekim 2019
Kemal Burkay