BASINA VE KAMUOYUNA

Uzun bir süreden beridir, PKK yöneticileri ve basini Kürdistan Federe Devleti yöneticileri ve siyasi liderleri hakkinda bir itibarsizlastirma kampanyasi baslatmistir. Yöneticileri Türk devletinin müdahalesine çanak tutmak ve Kürd halkinin çikarina aykiri hareket etmekle itham etmekteler. Bu gerçegin çarpitilmasindan baska bir sey degildir.
Gerçek su ki; PKK Sengal bölgesinde kontrolü saglayarak, Iran devletinin kara yoluyla Suriye devletine lojistik destek götürmesi için koridor açmaktadir. Bu durumu kabul etmeyen Kürdistan Hükümeti hakkinda karalama kampanyasi baslatti. Önceleri tehdit ediyordu. Simdi artik pervasizca Kürdistan mesru ve resmi savunma gücüne saldiriyor.
Federe devletler de devlettirler. Onlarin egemenlik hakki vardir. Üzerinde bulunduklari cografyada yönetme hakkina sahiptirler. Güvenligi saglamak devletin görevidir. O cografyada bulunan herkes mesru hükümetin otoritesine saygi göstermek durumundadir. Kürdistan Federe Devleti mesruiyetini basta Kürd halkinin iradesi olmak üzere Irak Anayasasi’nda, Kürdistan Parlamentosu’ nun kabul ettigi yasalardan ve evrensel hukuktan almaktadir. Hiçbir silahli gücün bu mesru otoriteye karsi koyma, saldirma, yada tanimama hakki yoktur. Dahasi Kürdistan hükümetinin iradesi disinda silahli güç olusturma ya da bulundurmaya da kimsenin hakki yoktur.
HAK-PAR olarak biz,PKK’nin 04.11.2020 günü Pesmergeye yaptigi saldiriyi nefretle kiniyoruz. PKK Güney Kürdistan’da bulunmakla, Türkiye Devleti’nin Kürdistan bölgesine müdahale etmesine, bilerek zemin hazirliyor. Kürdistan’da iç istikrarsizlik yaratiyor. Kürdistan Federe devleti halkinin güvenligini tehlikeye sokuyor.
Sanildigi gibi bugün Güney Kürdistan’da bir ‘kardes kavgasi’ yok. Savasan iki taraf yok. Olay tüm dünya istihbarat teskilatlari listelerinde ‘terörist’ olarak tanimlanmis yasa ve egemenlik tanimayan bir gücün hukuksuz bir sekilde tüm dünyaca ‘mesru’ olarak kabul edilmis yasal bir savunma gücü olan Pesmerge’ye saldirip katliam yapmis olmasidir. Sorun PKK’nin Güney Kürdistan hükümetinin egemenlik alanindaki yüzlerce köyü bosaltip sivil Kürd köylülerini köylerinden çikarma sorunudur. Yani sorun mesru bir yönetimi hiçe sayarak ona karsi silahli bir karsi koyma sorunudur. PKK bu eylemleri ile Kürd karsiti nizamin kontrolüne girmis oldugunu göstermistir.
Örnegin PKK pekala biliyor ki silah ile Türk Devletiyle bas edemez. Silahli faaliyeti, sadece Kürd gençlerinin ölümüne ve daha çok Kürd cografyasinin zarar görmesine neden oluyor.
Biz parti olarak her türlü siddet hareketini reddediyoruz. PKK’yi de amasiz, fakatsiz tüm silahli güçlerini Kürdistan Federe Devleti’nin sinirlari disina çikarmaya davet ediyoruz.
HAK-PAR Basin Bürosu
Dengê Kurdistan