Baskanligi bir türlü birakamayanlar
Bir kisiye verilen ülkeyi yönetme yetkisinin tekrarlanmasina bir sinir koymak gerekir mi? Bu konuda dünyada iki zit egilim var. Bati demokrasilerinde cumhurbaskanlari ve baskanlar için var olan üst üste seçilme sinirinin, baska seçilmisleri, milletvekillerini, belediye baskanlarini, hatta sendika ve dernek yöneticilerini de kapsamasi geregi konusuluyor. Bu yönde ilimli adimlar atan veya atmaya hazirlanan ülkeler var. Diger taraftan bu siniri ya toptan kaldirmak ya da anayasa degisiklikleriyle neredeyse sinirsiz hale getirmek yönünde bir egilim de yayginlasiyor.
Mao’nun ölümünün ardindan iktidarin asiri kisisellesmesini engellemek isteyen Çin Komünist Partisi (AKP), devlet baskanina iki kez seçilme siniri getirdi. Çin parlamentosu 2018’de oybirligiyle Xi Jinping’i ikinci kez devlet baskani seçerken, bu siniri kaldiran anayasa degisikligini de onayladi. ‘Her seyin baskani’ Xi Jinping, hem devlet baskani, hem parti genel sekreteri hem merkezi askeri komite baskani. Çin anayasasina ‘Xi Jinping düsüncesi’ ve ‘AKP’nin yönetici rolü’ de yeniden girdi.
Rusya’da Putin kâh cumhurbaskani, kâh basbakan olarak 1999’dan beri araliksiz iktidarda. Alti yil için yeniden seçildi. 2024’te yirmi bes yil boyunca ülkeyi yönetmis olacak. Belki bundan esinlenen Serj Sarkisyan, üç yil önce anayasa degisikligi ile Ermenistan’i baskanlik rejiminden parlamenter rejime geçirdi. 9 Nisan’da biten ikinci cumhurbaskanligi döneminin sonunda, yeni anayasayi bahane edip üçüncü kez aday olabilirdi ama olmadi. Çünkü cumhurbaskanina hiçbir yetki birakmamisti. Ve iki gün önce parlamentoda çogunlugu elinde tutan partisi oybirligiyle Serj Sarkisyan’i basbakan adayi olarak gösterme karari aldi. Parlamentoda çogunlugu elinde tuttugu sürece, bütün yetkileri elinde toplayarak ülkeyi yönetmeye devam edecek.
Venezüella’da Hugo Chavez de, seçildigi 1999’dan 2013’te ölümüne kadar anayasa degisikligi yöntemiyle baskan kalmisti. Ayni yolu Bolivya’da Evo Morales izlemeye çalisiyor. Dördüncü kez aday olmasina izin veren degisiklik 2016’da halkoylamasinda reddedilmesine ragmen, partisi 2019’da yeniden Morales’i aday göstermeye karar verdi. Kendisi de, ‘Halk karar verirse, Evo baskan kalir, bir sorun yok’ diyor.
Afrika ülkeleri üzerine yapilan bir çalisma, 55 ülke arasinda 12’sinde baskanin yeniden seçilmesinde sinir olmadigini, ayrica alti ülkede zaten tek parti veya krallik rejiminin hüküm sürdügünü, sekiz ülkede de görevdeki baskanlarin anayasadaki siniri delmeye çalistigini gösteriyor. Tekrar seçilme konusundaki ihtilaf nedeniyle gerçeklesen darbe tesebbüslerinin, ayaklanmalarin sayisi yüksek. 2015’te Bati Afrika devlet baskanlari, Gana’nin baskenti Akra’da toplanip, bütün ülkelerde böyle bir sinir getirilmesi önerisini tartismis, bunu önce sicak karsilayip sonunda reddetmislerdi.
Ermenistan’da, esas olarak, liderin iktidarda kalmasini saglamak için yari baskanlik rejiminden parlamenter rejime geçildigi kanaati güçlü. Türkiye’de de ayni amaci ters yönde bir degisimle elde etmeye çalisiyor mu iktidar partisi? Parlamenter rejimden baskanlik rejimine geçerken, Tayyip Erdogan’in da teorik olarak 2029’a kadar iktidarda kalmasini mümkün kiliyor. 2019’da seçilmesi kosuluyla elbette.
Neredeyse bir çeyrek yüzyil araliksiz iktidarda kalma hirsi, münhasiran incelenmesi gereken bir vakadir. Ama birçok örnek, bunun kisisel bir seçim olmayi astigini, iktidarda kalmanin lider için de vazgeçilmez bir zorunluluk haline dönüstügünü gösteriyor. Bu iktidari kaybetme korkusu ve yarattigi iktidar bagimliligi elbette iktidarda iken islenen usulsüzlükler, kanunsuzluklar, yapilan vahim haksizliklar, yönetilen siddet politikalariyla dogru orantilidir.
Tam bu nedenle, siyasal güç mevkilerine seçilenlerin tekrar seçilmelerine önceden belirlenmis ve degismesi mümkün olmayan bir sinir koymak, onlarin iktidarin bastan çikariciligina karsi kendilerini ve yakin çevrelerini korumalari açisindan da yararli ve gereklidir. Demokrasi sadece seçim degil ayni zamanda iktidarin sinirlanmasi rejimidir.
————————————————–
Cumhuriyet-18 Nisan
Ahmet Insel