Haber

Bayram Bozyel: Suriye’de Kürtlerin haklarina saygi gösterilmeli

Suriye’yi bir iskence ve toplama kampina dönüstüren Baas rejimi son bir yil içinde 20 binden fazla insani katlederek tam bir haydut devlet konumuna düsmüs ve böylece bütün mesruiyetini kaybetmistir. Irkçi soven rejimin basindaki Besar Esad ve yandaslari, isledikleri cinayetlerin hesabini vermemek ve iktidarlarini biraz daha uzatmak için kendi halkini en vahsi yöntemlerle katletmeye, Suriye’yi yakip yikmaya devam etmektedir. Suriye’de yasanmakta olan bu trajediye daha fazla seyirci kalinamaz. Baas diktatörlügünün gerçeklestirdigi toplu katliamlari durdurmak için uluslar arasi toplum bir an önce harekete geçmeli. Besar Esad ve suç ortaklari insanliga karsi isledikleri suçlardan dolayi uluslar arasi bir mahkemede yargilanmalidir.

Baas rejimi ve onun savas aygitinin tasfiyesi sürecine paralel olarak, demokratik, çogulcu ve katilimci bir Suriye’nin insa çalismalarina hiz verilmeli, kurulacak yeni sistemin Suriye toplumunu olusturan bütün etnik ve dini farkliliklarin kendilerini özgürce ifade etmelerine elverecek, demokratik bir zemin olusturulmali. Simdiye dek rejimin en çok hismina ugrayan ve her türlü ulusal ve insani haklardan yosun birakilan Kürt halkinin temel haklari eksiksiz taninmali ve bu haklarin kullanimi için uygun bir siyasi çerçeve olusturulmalidir. Kürt halkinin haklari konusunda izlenecek tutum, Suriye’nin gelecegi bakimindan hayati derecede önemlidir.

Öte yandan son birkaç günden beri, Türkiye’de Suriye Kürtleri üzerinden yeni bir sovenizm dalgasi pompalanmakta, soruna iliskin kara bir propaganda kampanyasi yürütülmektedir. Buna gerekçe olarak da Baas rejiminin bosalttigi Kürt yerlesim yerlerinin, yerel güçler tarafindan kontrol edilmeye baslanmasi gösterilmektedir. Baas rejiminin -nedeni ne olursa olsun- Kürt bölgesinden geri çekilmesi ve kan dökülmeksizin buralarin el degistirmesi sevindiricidir. Böyle bir gelismeden endiselenmek için hiçbir neden yoktur. Kürt halkinin haklari konusunda sovenizm hastaligindan kurtulamayan kimi çevreler, söz konusu gelismeyi ‘Suriye’de bir PKK devleti kuruluyor’ seklinde çarpitarak kamuoyunu yanlis bir biçimde sekillendiriyor. Yillardir Kürt halkinin temel hak ve özgürlük taleplerini PKK bahanesi ile bastirmak yetmiyormus gibi, simdi de ayni kirli yöntem Suriye’de devreye sokulmakta. Giderek Suriye’nin Kürt bölgesine askeri bir müdahalenin psikolojik ortami hazirlanmaktadir.

Böyle bir müdahalenin, Suriye’nin normallesme ve baris sürecini sekteye ugratmak bir yana, Türkiye’yi Kürt sorununda daha derin bir bataga saplayacagi açiktir. Suriye Kürt bölgesine yapilacak bir müdahale, Türkiye’nin ‘Kürt düsmani’ algisinin güçlenmesine yol açar, Türkiye’de Kürt sorununun barisçil demokratik çözüm beklentilerini ortadan kaldirir. Geçen dönemde sorunun çözümünde agir aksak kat edilen mesafeyi sifirlar.
Suriye Kürt sorunu üzerinden baslatilan kara propaganda kapsaminda hedef tahtasina konulan biri de Kürdistan Bölge Baskani Sayin Mesut Barzani’dir. Suriye’nin yeniden yapilanma sürecine müdahil olmakta kendileri açisindan hiçbir beis görmeyenlerin, Sayin Barzani’nin özgürlük ve demokrasi isteyen Suriye’deki Kürtlere ve öteki kesimlere gösterdigi ilgi ve yakinligi elestirmeleri tam bir tutarsizlik ve çifte standartlik örnegidir.

Kurulacak yeni Suriye’de, Kürt halkinin bütün ulusal demokratik ve insani haklarini kullanmasi, onun temel hakkidir. Bu hedefe ulasmak için Suriye’li bütün Kürt siyasi partilerin birlikte hareket etmeleri ve mesruiyet zemininden ayrilmamalari en büyük beklentimizdir. Hem Suriye Ulusal Muhalefeti, hem de uluslar arasi toplum ile kurulacak etkin diyalog ve isbirligi bu açidan önemlidir.

Öte yandan Suriye’de (Irak Kürdistan Bölgesi örneginde oldugu gibi) Kürt halkinin magduriyetinin giderilmesi ve temel haklarina kavusmasi Türkiye için korkulacak bir tehdit degildir. Aksine komsu ülkelerde Kürt sorununun çözümünün yol açacagi baris ve istikrar iklimi, Türkiye’nin kendi sorununu çözmesi için kolaylastirici bir faktöre dönüsebilir.

Bunun için Suriye’de ki Kürt uyanisini bir tehdit olarak görmek yerine, onunla diyaloga geçilmeli. Türkiye, Suriye muhalefetinin öteki kesimleriyle kurdugu iliskinin bir benzerini Kürtlerle gelistirmeli. Kürt halkinin temel haklarina saygi göstermeli. Türkiye’nin, Suriye’nin yeniden insa sürecinde etkin bir rol oynamasi esas olarak buna baglidir.

Kürt sorunundan korku ve paranoyalar üreterek, Türkiye geçmiste bir yere varamadi, bundan sonra da gidebilecegi bir yer yoktur. Kürt sorunundan kaynaklanan korkular ile bas etmenin en saglikli yolu, onunla yüzlesmekten geçer. Irak’ta Federe Kürdistan deneyiminin, Türkiye’nin Kürt korkusunun asilmasina bir katkisinin olduguna süphe yoktur. Suriye’de Kürt halkinin özgürlesmesinin de benzer bir etkiye yol açmasi ihtimal disinda degildir.

Elbette bu sorunun köklü çözümü Türkiye’nin, kendi içinde Kürt sorununu esitlik ve hakkaniyet temelinde çözmesidir. Türkiye’yi kendi içinde baris ve istikrara kavusturacak, disarida saygin ve örnek alinacak bir model haline getirecek olan budur. Unutulmamalidir ki Türkiye bu alanda geçmiste hiç olmadigi kadar elverisli kosullara sahiptir. 27.07.2012

Bayram BOZYEL
Hak ve Özgürlükler Partisi
Genel Baskani

Dengê Kurdistan

Back to top button