Bir siyasi fikrin iki partisi olmaz!
Halk HDP’ye kizgin.
Ona oy verenler kendilerini aldatilmis hissediyor.
Çünkü iki seçime girerken de halka ayni ‘umudu’ verdiler. Haziran seçiminde çok daha iddialiydilar. Hem Erdogan’i ‘baskan yaptirmayacak’, hem Türkiye partisi, hem de ‘barisin teminati’ olacaklardi.
Seçmene, ‘Bize oy verirseniz baris gelir, bize oy vermezseniz savas çikar’ dediler.
Halk oy verdi, savas çikardilar.
‘Yapmayin, savasi HDP mi çikardi?’ dediginizi duyar gibiyim.
Zaten ben de onu izah edecegim, biraz sabredin.
***
Evet; savasi HDP’nin içinde yer aldigi, inandigi, ugrunda savastigi, kapatilmayi göze aldigi, yayginlassin diye her yola basvurdugu, gözü gibi baktigi, üstüne titredigi, ona karsi geleni hain ilan ettigi, yeryüzünün en dogru, en mutlak fikri olduguna kasem ettigi siyasi fikir her ne ise, o çikardi.
Baska bir deyisle, barisi o bozdu.
O fikir de PKK’nin siyasi görüsüdür.
Diger adiyla Apoculuktur!
Söyle ki…
***
Bir siyasi fikrin tek partisi olur.
Daha dogrusu bir siyasi fikrin iki siyasi partisi olmaz. Bir siyasi fikir iki siyasi partide savunuluyorsa, mutlaka bir tanesi o fikirde degildir.
Bu düsüncemi biraz daha açayim:
PKK, adina bakilinca sözde bir ‘siyasi parti’! Tek bir isçinin bile olmadigi bir cografyada 1977’de kurulmus, adinin açiliminda ‘isçi partisi’ ifadesi bulunan, ama aslinda silahli bir terör örgütü…
Kurulus yillarindaki teorik amaci da zaman içinde degisti; yaklasik kirk yillik tarihi boyunca ‘birlesik, demokratik, sosyalist Kürdistan’ fikrinden ‘demokratik cumhuriyet’e, oradan da ‘ortak vatan’ üzerinden ‘demokratik özerklige’, oradan da ‘özyönetime’ ve en sonunda, simdiye kadar ‘Savunanlar haindir’ dedigi Suriye’deki ‘federasyona’ gelen tutarsiz bir çizgi izledi.
1970’li yillarda kuruldugu andan itibaren legal, yani yasal alani hep reddetti. ‘Zorun rolüne’ inandi, zaman içinde de genis kitleleri hep ‘mecburiyet’ üzerinden kendisine bagladi. Yani her köyde, her mahallede, her evde birilerinin ‘magdur’ edilmesine çaba gösterdi ve böylece o ‘magdurlari’ kendisine ‘mecbur’ etti.
Ittihatçi gelenekten geliyordu ve siddetin ise yarayan, kendisini besleyen bir sey oldugunu tarih içinde görmüs, sinamisti.
O yüzden 70’li yillarda kendisine muhalif olan bütün sol Kürt örgütleri ayni anda legal derneklerde de örgütlenirken, PKK bu alani hep küçümsedi, elinin tersiyle itti.
***
1990’lara gelindiginde artik legal alanda da var olmak gibi bir ‘kurnazliga’ basvurdu. Yasal bir siyasi parti kuracak, onun üzerinden ‘magduriyet’ ve ‘mecburiyet’ siyasetinin alanini daha da genisletecekti. O tarihten bugüne onlarca ‘parti’ kurdurdu; kimisini devlet kapatti, kimisini de zaman içinde kendisi islevsizlestirdi.
Devlet partilerini kapatarak, zaman zaman da kendilerini parlamento disinda tutarak onun tuzagina düstü, o da bunu çok iyi kullandi.
Çünkü kendinden emindi. Tek bir fikri vardi ve bu fikrinin en somut hali PKK’ydi. Legal alanda kurulan diger partilerin hiçbirisi parti olmadi. Hepsi kendisine bagli, onun borusunu öttüren, onun gösterdigi yoldan sapmayan birer yan örgüttü.
Iste HDP bu ‘yan örgütlerden’ biridir.
***
Bosuna HDP’den çukur siyasetine, canli bomba eylemlerine, silahli mücadeleye karsi çikmasini, terörle arasina mesafe koymasini beklemeyin.
Bunlarin hiçbirini yapamaz.
Çünkü bunlarin hepsi, kendisinin de bagli oldugu esas merkezin, yani PKK’nin hayata geçirdigi mücadele biçimleridir.
HDP bunlara karsi çikamaz. Çikarsa esas fikrine karsi çikmis olur. Ve eger siz bu gelenekten geliyorsaniz, bu yapinin içindeyseniz, dikine hiyerarsik olan bu totaliter ‘parti’ zihniyetinin uyguladigi bir stratejiye karsi gelmenin ‘ihanetçilikle’ esdeger bir sey oldugunu bilirsiniz.
Bu hareketin içinde büyümüs herkes bunu adi gibi bilir.
***
Bunu bilmeyen, HDP’ye oy veren bir kisim ‘saf’ Kürtler ile ‘Erdogan gitsin de isterse memleket yikilsin’ diyen bir kisim ‘kurnaz’ Türklerdi.
‘Saf’ olanlar, ayni duygularla ‘Belki baris kalici hale gelir’ diye, ‘kurnazlar’ ise ‘Belki AK Parti iktidardan düser’ diye gidip oylarini HDP’ye verdiler.
‘Saf’ olanlar, baris yerine yasadigi sehrin, kasabanin sokaginda savasla karsilastilar. ‘Kurnazlarin’ ise tuzu kuru, kazilan çukurlar onlarin sokaginin çok uzaginda çünkü….
***
Söyle ya da böyle, HDP’ye kim oy verdiyse aslinda oyunu PKK’ya vermisti. Bazilari kurnazliktan, bazilari da safligindan…
Saflar simdi basini taslara vuruyor, kurnazlar da aportta bekliyor.
—————————————
Habertürk-5 Nisan
Muhsin Kizilkaya