Makale

Birakin vekillere halk dokunsun

TBMM gündemine gelen Milletvekili dokunulmazliklarina iliskin anayasa degisikligi teklifi bir kez daha hem vekilleri hem de halki kutuplastirdi.

Komisyon görüsmeleri sirasinda yasanan aksiyon görüntülerinden sonra birçok insanda sanirim su kani olustu.

‘Baskalarinin dokunmasina gerek yok, vekiller zaten birbirlerine yeterince dokunuyorlar.’

Isin özü vekillerin neyi, ne kadar yapacagi ya da konusacagindan çok, vekillere niye dokunulma ihtiyaci duyuluyor sorusunda yatiyor?

Ifade özgürlügüne karsilik gelen kürsü dokunulmazligi disinda vekiller de vatandas için suç sayilabilecek tüm eylemlerinden sorumludur ve yargilanabilmelidir tespiti kimsenin karsi çikamayacagi bir tespit.

Ancak ifade ya da görüs açiklama özgürlügü dedigimiz, tüm yurttaslar için evrensel bir haktir ve vekiller için ayrica koruyucu bir düzenlemeye niye gerek olsun.

Bu konu aslinda tüm yurttaslar için’ sorumluluk bilinci’ ve’ insana saygi’ kültürüyle açiklanacak bir durumdur.

Kisilik haklarina yönelik saldirgan bir üslup, nefret içeren söylemler salt vekiller için degil tüm yurttaslar için kaçinilmasi gereken ve devaminda suç olusturacak eylemlerdir.

Vekillerin bu eylemlerden uzak durmasinin yolu da seçmenine karsi olmasi gereken sorumluluk duygusu ve halkina olan saygisindan geçer.

Yasalarla, yasaklarla vekilleri yola getirmeye, ayar vermeye çalismak, biraz da onlara karsi haksizlik olmaz mi?

Toplumda dokunulmasi gereken o kadar çok kisi ve kurum var iken, vekillere bu kadar yüklenmek biraz insafsizlik olmuyor mu?

Yeter ki, vekil gerçekten milletin vekili olsun.

Milletle vekil kendi arasinda bu sorunu çok kolay çözer.

Ama siz vekili, baskan ve adamlarinin vesayeti altina alir, halktan uzaklastirirsaniz o vekil kürsüde de, günlük yasaminda da her zaman suç islemeye, yanlis ve hata yapmaya açiktir.

Oysa vekil, gerçek anlamda halkin özgür iradesiyle meclise giderse, kendisini oraya gönderen seçmenine her kosulda hesap vermek zorunda oldugunu bilir ve kendisini daha kontrollü davranmak zorunda hisseder.

Aksi halde, ülkeyi yönetmekten çok, parti yönetmeyi seven ve güce tapinanlari çevresinde toplayan liderlerin kopyasi olmaktan kurtulamayan vekiller, o zehirli gücün kurbani olurlar.

Kaldi ki diger toplumsal katmanlara baktigimizda belki de birçogundan daha masum sayilir vekillerimiz.

Askeri ve sivil bürokrasiye dokunamadiginiz bir ortamda vekile dokunmak ya da onun dokunulmazligini kaldirmak pek bir anlam ifade etmiyor.

Osmanlidan kalma ‘memurin muhakemat’ kanunu mantigiyla, devleti memurun sahsinda adalete karsi korumayi amaçlayan bir zihniyet var oldugu sürece bence vekillere haksizlik yapiliyor.

Önemli olan, vekilin dokunulmazligi degil, kimin vekili oldugudur.

Buna iliskin sistemde iyilestirmeler, çagdas düzenlemeler yapmadiginiz sürece en basta vekil; milletin vekili olmayacak, parti baskanlarina biat etmek zorunda kalan devlet memurlarindan farki kalmayacaktir.

Askeri bürokrasiyi daha düne kadar Sayistay denetiminin disinda tutan, mülki amirin izni olmadan memuru yargilayamayan bir sistem içerisinde illa da vekilleri yargilayalim, onlara dokunalim diyorsaniz, bu isin en kolayi.

Bence gelin hep birlikte Seçim ve Siyasi Partiler Yasasina dokunalim,bir demokrasi ayibi olarak orta yerde duran seçim barajina dokunalim, her ne kadar toptanci bir yaklasimla tümü birden aklanmis görünse de, 12 Eylülde görev yapmis, suça bulasmis olanlara dokunalim.

Hatta biraz daha ileri gidelim, Cumhuriyet tarihi boyunca yapilmis ya da tesebbüs edilmis tüm darbeleri ve darbe girisimlerini sorusturalim, faili meçhullere dokunalim.

Ugur Mumcu’dan baslayarak, Hrant Dink’e kadar uzanan Adnan Kahveci, Esref Bitlis, Turgut Özal’in süpheli ölümlerine, bu süreçte yasanmis tüm toplu katliamlara, köy bosaltmalara dokunalim.

Ellerindeki imkan ve gücü kendileri ve yakin çevreleri için kullanan bakanlara da dokunalim.

Daha da önemlisi tüm bu yolsuzluklara, haksizliklara, hukuksuzluga seyirci kalan, yalnizca bakan! Etkili ve yetkili kim varsa, tümüne birden dokunalim.

Vekilleri bize birakin Eger onlari gerçekten biz seçersek, onlara dokunmaya gerek kalmaz.

Çünkü bu halk, dokunulacak kisiyi zaten vekil yapmaz.

———————————————-

18 Mayis

Ayhan Ongun

Back to top button