Bu sefer bir Oradan, bir de Buradan
Degerli Okurlar,
Aslinda konu çok. Orada aylardir beklenilen Paket çikti. Burada Almanyada ise seçimler yapildi. Bundan iki önceki yazimdada belirtigim gibi, sag ve Muhafezakar diyebilecegimiz Partiler seçimlerde kazançli çiktilar. Biz Kürdler açilan ve açilacak olan Paketlere alisik bir toplumuz. Iç, içe geçmis ve Ruslardaki gibi´´ MATRUSKA´´ yi andiran paketler den bahsetmiyorum. TC. nin Kürdlerden dolayi çikardigi Paketler, Ankara Pazarcilarin Samanpazari’nda sergiledikleri esyalardan daha kiymetsiz. Kimileri paketten neler çikabilecegini zaten kestirebiliyorlardi, kimileri ise Paketten hayli umutlu idiler. Umutlu olanlarin umutlari ne yazikki, kursaklarinda kaldi. Bu kesimler adeta Alaaddinin sihirli lamdasinda çikacak cini bekliyorlardi. Ne demislerdi ‘ne ekersen onu biçersin’ T.C geçmistede oldugu gibi, bugünde ne ekmisse onu biçiyor. Bence bundan sasilacak bir durum zaten yok. T.C tarafinda ekilenler ister bugday, çavdar, arpa istersede nohut yada misir olsun, bunlarin bizler için bir getirisi varmi?. Ekilenlerden kazançli çikacaklar, zaten bellidir. T.C nin TORBA´sinda hiç bir zaman, tohum eksik olmadi, olmaz da. Daha düne kadar Kemalizimden dem vuranlar, bugün Diyarbakir’da bir Islam Konferansinin yapilmasindan, dem vuruyorlar. Ada’da bu aralar Jilet sikintisi baslamis, kimse bundan bahsetmiyor. Ulu önderin sakallarinin çok uzadigi dile getiriliyor. Belki de bahsedilen Konferansa yeni imajiyla tesrif eder. Yani açilis MARX’si asan bir kisi tarafinda yapilirsa hiç mi, hiç sasmamak gerek. HAVVA ana eger gerçekten çocuk sayiliyorsa, Marx kim ki, o da zaten ‘dünkü çocuk’ degil mi?. Marx’i KAPITAL´ i ile birlikte asanlar, zaten cennetliktirler, var mi itirazi olanlar?.
Ben kisi olarak bunlara bakacak olursam, ‘açilim’ ve ‘asma’ kelimeleri arasinda pek de bir fark görmüyorum. Açilimsa bundan ala, açilimmi olur?. Aslinda bahsedilen demokratik açilim ve asma, belki de gerçekten budur. Serok kimi zamanlar birilerini asiyor, fakat birilerine nedense hep takiliyor. Örnegin dün asilamayan Atatürkler bugün asiliyorsa, yarin Muhammedlerde takilamayacaginin garantisini, kim verebilir ki?. Evet belki Havva Ana ve Atatürk dünkü çocuk sayilir. Ya O, oda mi dünkü çocuk sayilir? Bekleyip birlikte görecegiz.
Degerli okurlar,
1986’da Yunanistan’a KOMKAR kültür ekibi olarak Almanya’dan davetliydik. Organizeyi Yunanistan’daki arkadasimiz Cemil Turan yapmisti. Yunanistan’da sekiz, on il ve ilçede kültürel gösterilerde bulunduk. Ben kendi payima hem kartal olup uçtum, hem de rahatsizlanan dengbêjlerin yerini doldurdum. Yani hem uçuyor, hem de söylüyordum. Atina Olimpik gösterisinden sonra hem uçan, hem de söyleyen biri olarak beni artik kimse tanrilar diyarinda bile tutamazdi. Gösteri sonrasi sitresi atmak için, gece sehir merkezinde dolasmaya basladik. Toplu dolasan yada hareket edebilen, tüm komünlerin birer maskotu mutlaka vardir. Maskotsuz dolasmak ancak ve ancak Alamut Kalesi’nde Hasan Sabahlara has bir sey olsa gerek. Gerçi orada melekler dururken, kim maskotlu dolasir ki? Ben severek, her tanrinin Iyilik, güzellik, ask, doga, günes ve benzerlerinin diyarinda, grup arkadaslarima maskotluk yaptim, güldürdüm vede eglendirdim. Atina sehir merkezinde ayni aksam dolasirken maskotluk olsun diye, cadde üzerinde güzelce sarilmis bir paket buldum. Paketi alip hemen o da arkadasim olan Memo Behzatoglu’na, sanki yeni alinmis gibi götürerek, uzattim. Buna sevinen Memo arkadas, heyecanini gizlemeden, hemencecik Paketi açmaya basladi. Dogrusu içinde ne olabilecegini ben bile kestiremiyordum. Ben de az merakli degildim. Su anki aklimla kesinlikle disarida birakilan, ne bir Paket nede bir toplu igneyi alirdim. Memo Paketi açmaya basladi. Paket Ruslarin MATRUS kasina benziyordu. Paket kendince büyüktü. Açmakla bitmiyordu ve en son küçük Paketi açmaya zaman geldiginde, Memonun yüz ifadeleri degismeye baslayinca, ben bulundugumuz odayi artik, terk etmek zorunda kalacaktim. Içinde ne olabilecegini, varin Siz düsünün…
Her kusun eti yenilmedigi gibi, önümüze getirilen her Paket ya da kutuya da aldanmamak gerek. Ben kisi olarak paketten çikabilecek seyler için, hayal kirikligi yasamadim. 80 Yillik zihniyete göre paketten çikanlar, bana göre, o kadar da yabana atilacak seyler degildir. Bu bir çatirdamadir, gediktir. Gemi su almaya artik baslamistir. Buna sol Kemalistler hatta ve hatta kimi Apocular bile tahammül edemiyorlar. Buz daginin arkasi artik göründükçe ve karlar yavas yavas erimeye basladikça, geriye dönüs artik mümkün degildir. Seçimlere dogru baska paketlerin açilmasi kaçinilmaz gibi görülmektedir.
Seneye 2014 te Türkiye’de de seçimler yapilacaktir. Bu seçimin galibiyeti yine AKP olacaktir. CHP ve MHP’de oy kaybi yasanirken, sol ulusalci Dogu Perinçek’in Isçi Partisi’nde bir patlama yasanacaktir. Bu patlamaya neden olabilecek konulari, az çok mürekkep yalamis, her kes tahmin edebilir. BDP ise yeni Islam konferansi ile kendince parsel toplamaya çalisacaktir. Bunu BDP’ye yedirirler mi, oda ayri bir konu, bekleyip birlikte görecegiz.
Degerli Okurlar,
Burada, Almanya’da seçimler yapildi. CDU ve CSU Hiristiyanlar seçimlerden basariyla çiktilar. Su an Hükümeti kurmak için koalisyon görüsmeleri yapilmaktadir. Her ne kadar koalisyon görüsmeleri Yesillerle baslamis olsa bile, Hükümet CDU ve SPD lilerle birlikte gerçeklesecektir. CDU su haliyle bile politik anlamda, Yesileri zorlamakta ve kimi konularda artik onlarla çakismaktadir. Ayni politikalari savunan bir Alman için CDU, Yesillere nazaran daha da caziptir. Hür Demokratlarin Alman politik pazarlarinda müsteri bulmalari artik zorlasmistir. Yesillerin ise ayni akibeti bir FDP (Hür Demokratlar) gibi yasamayacaklarinin garantisini su an, kimse veremez. Solcular ( die Linke) sayet akilli politikalar üretebilirlerse, Yesillerin oylarina da talip olabilirler. Artik Almanya’da hiç bir sey kesinlikle eskisi gibi olmayacaktir.
Orada HAKPAR da bir kipirdama ve gözle görülebilen bir canlanma gözükürken, Burada ise artik havalar sogumaya basladi ve önümüz ise Kis, gerisini siz düsünün…
Hüseyin Sahin
