Burkay: Çözüm yönünde önemli bir kamuoyu destegi var

BARIS YOLUNDA
Burkay: Çözüm yönünde önemli bir kamuoyu destegi var
Asagidaki röportaj Milat Gazetesi’nden Ferhat Açil ile yapildi ve gazetenin 15 Ocak tarihli sayisinda yayinlandi (Dengê Kurdistan)
Kemal Burkay – Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Baskani: ‘Türkler de Kürtler de süregelen siddetin olumsuz etkilerinden yoruldu, artik çözüm ve baris istiyor. Bir de siddetin sona ermesini istemeyenler var. Yine sabotaj yapabilirler. Ancak çözüm yönünde önemli bir kamuoyu destegi var.’
Seri röportaj dizisi ‘ 1
FERHAT AÇIL
Çözüm süreci için her alternatif masada. Hükümetin inisiyatif alip Imrali ile görüsmeleri baslatmasi, sivil toplum kuruluslarindan, birçok siyasiden ve kamuoyundan büyük destek görüyor. Muhalefetin ve medyanin yapici tutumu umutlari artiriyor. Kanin durmasi için atilan adimlara karsi sabotaj uyarilari yapiliyor. Süreci, sabotaj girisimlerini ve bundan sonra olabileceklerle ilgili sorularimizi aydinlara yönelttik.
Türkiye’nin en can yakici sorununa çözüm için baslatilan yeni sürece destek her geçen gün artiyor. PKK’nin demokratik muhalefet çizgisine gelmesi için ‘iyi niyet’ adimi olarak sinir disina çekilmesi bekleniyor. Ortak bir konusma zemini içinse demokrasi kurumlari gelistiriliyor. ‘Silahsiz çözüm’ için artik tüm kartlar açik. Süreç sabote edilmeye çalisilsa da taraflarin kararligi ve kamuoyu bilincinin yüksek olmasi umutlari artiriyor.
‘Baris yolunda’ baslik seri röportajlarimiz için kamuoyunda bilinen, Kürt sorununa duyarli, bölgede agirli olan aydinlara ayni alti soruyu yönelttik. Ilk konugumuz ise Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Baskani Kemal Burkay.
SABOTAJ RISKI VAR
>>Abdullah Öcalan, Kandil-BDP-Avrupa üçgeninde basarili olup sözünü dinletebilir mi?
Öcalan’in örgütü üzerinde etkisi bilinen bir sey. Yalnizca son açlik grevi olayinda degil, ondan önce de pek çok durumda görüldü bu. Öte yandan örgüt üzerinde baska etkenler de var. Bu ellerden biri derin devletin elidir ve Öcalan da disariya yansiyan son mesajlarinda bundan söz ediyor. Örnegin PKK’nin 1993’teki tek yanli ateskesi 33 asker olayi ile sabote edildi. 2011 yili Haziran seçimlerinden sonra da Öcalan ‘artik savasa gerek yok, biz devletle anlastik,’ dedigi halde, bu PKK’nin Silvan eylemi ve onu izleyen eylemler zinciri ile bosa çikarildi. Ayni risk bugün de var, nitekim bunun isaretleri görülmeye basladi bile.
BARISA YAKINIZ
>>Bu sürecin sonunda gerçekten “terör” biter mi?
Ben ‘terör’ kavramindan çok ‘siddet’ ve ‘çatisma ortami’ terimlerini kullanmayi tercih ediyorum. Çünkü terör dedigimiz sey tek yanli degil. Bu ülkenin içine gerdigi bir sarmal. Bir yandan güvenlik güçlerinin operasyonlari, diger yandan PKK’nin silahli eylemleri Siddetin sona ermesi elbet mümkün ve bunun için çaba göstermek dogal, bundan da öte zorunlu. Çünkü ülkemizin insanlari 30 yila yakindir süren bu siddet ortamindan çok çekti ve ödenen bedel çok büyük. Toplumun ezici çogunlugu, Türkler de Kürtler de artik süregelen siddetin olumsuz etkilerinden yoruldu, çözüm ve baris istiyor. Öte yandan siddetin sona ermesini istemeyen, süregelen çatismadan rant saglayan, bunda yarar bulan, baris ve çözüm karsiti güçler de var. Bunlar geçmisteki baris girisimlerini sabote ettikleri gibi bunu da etmeye çalisacaklardir. Bu nedenle süreç zorlu geçecek ve sonuçlari için kesin bir sey söylenemez. Yine de bu kez silahlarin susmasi, bundan da öte PKK’nin silah birakmasi için kosullarin geçmise oranla daha elverisli oldugu kanisindayim. Çünkü hükümet bu konuda istekli. PKK lideri Öcalan’in egiliminin de bu yönde oldugu anlasiliyor. Ayrica baris ve çözüm yönünde önemli bir kamuoyu destegi var.
MESELENIN ÖZÜ KÜRT SORUNU
>>Kürt sorunu ile PKK sorununa ayri yaklasildigi söyleniyor. Kürt sorununda genel çözümler üretilmeden sadece siddetin bitmesi sorunu çözer mi?
Bence de öyle olmali. Kürt sorunu PKK ile baslamadi, ondan önce de vardi. Bu Cumhuriyet’e Osmanli’dan miras kalan bir sorun. Adil ve çagdas bir çözüm bulunmadigi için bugüne kadar geldi. Adil bir çözüm bulunmadikça PKK silah da biraksa, tümüyle ortadan kalksa da bu sorun var olmayi sürdürecek. Bu nedenle meselenin özü PKK degil, Kürt sorunudur. Öte yandan PKK de Kürt sorununun bir ürünüdür ve onun bir parçasina dönüsmüstür. Bu nedenle onu Kürt sorununun tümüyle disinda düsünmek mümkün degil. Ülkeye kalici bir baris gelmesi hem PKK’ye silah biraktirmaya, hem de Kürt sorununu çözmeye baglidir.
SILAHLAR SUSMALI
>> Müzakere için silahsizlanma olmasi sart. Sizce nasil bir süreç takip edilmelidir.
Bence tutulacak ilk halka silahlarin karsilikli susturulmasidir. Bu olmadan diyalog ve çözüm sürecinin saglikli biçimde yürümesi mümkün degil. Silahlarin susturulmasinin ardindan PKK’nin silahlari tümüyle birakmasi için güven verici adimlar atilmali. Siyasetin yolunun herkes için açilmasi, silah birakanlarin ve yurt disindakilerin ülkeye dönüslerinin önündeki yolun açilmasi, hapistekilerin serbest birakilmasi ilk akla gelenlerdir. Ama ayni zamanda Yeni Anayasa’da Kürt sorununun çözümüne zemin olusturacak adimlarin atilmasi: Anadilde egitim, yerinden yönetim (otonomiye ve federasyona açik ademi merkeziyetçi bir idari yapilanma), ülkenin çok renkli yapisini kucaklayacak bir vatandaslik tanimi Bunun yani sira demokratiklesme yönündeki baska adimlar; seçim barajinin makul bir düzeye düsürülmesi, köy ve kasaba adlarinin iadesi, Kürtçenin kamu alaninda kullanilabilmesi gibi
SIYASAL ALANA GEÇILMELI
>> Sorunun çözümü için ciddi adimlar atilirken, Avrupa’da bulunan PKK’lilarin gelecegi hakkinda ne düsünüyorsunuz?
Sorunun çözümü için henüz ciddi, kapsamli adimlar atildigini söyleyemeyiz. Ama bu adimlar atilmali. Kürt sorununun çözümü için kapsamli, cesur bir projeye ihtiyaç var ve o henüz ortada görünmüyor. Ama elbet çözüm bir süreç isidir. Bu dogrultuda yukarda sözünü ettigim güven verici adimlarla birlikte PKK de tümden silah birakip siyasal alana geçmelidir. Bunun kendi adiyla olmasi sart degildir. Zaten legal planda PKK’nin görüslerini savunan ve o görüs degistirdikçe kendileri de görüs degistiren legal parti ve örgütler var. Eger bir siyasi afla içerdekiler çikar, yurt disindakiler dönerse bu konuda da sorun kalmaz. Onlar da siyasal hayata serbestçe katilabilmeliler. Eger silahlar tümden susacak ve ülkeye baris gelecekse bütün bunlar kaçinilmazdir ve dogaldir.
MUHALEFETE GÖREV DÜSÜYOR
>> Süreci kesintiye ugratmak için sabotaj girisimleri olsa dahi yol haritasi nasil devam ettirilmelidir.
Hükümet kararli olmali, güçlükler, engeller karsisinda geri adim atmamali. Baris ve çözüm için yapilmasi gerekenler kamuoyuna iyi biçimde anlatilmali, söz konusu riskler için de kamuoyu uyarilmalidir. Bu yapilirsa süreci durdurmaya yönelik provokatif eylemler kamuoyunda etkili olmayacak, bunu yapanlar soyutlanacaktir. Bu iste sorumluluk sadece iktidara degil, muhalefete de düsüyor. Özellikle Anamuhalefet Partisi CHP silahlari susturmaya, barisa ve çözüme yönelik adimlara destek vermeli, eger onlari yetersiz buluyorsa kendisi sonuç almaya yönelik öneriler ve kapsamli projelerle ortaya çikmalidir. Böylesine yapici bir politika ayni zamanda BDP’ye düsüyor. BDP de PKK kesiminden gelebilecek engelleme ve provakatif eylemlere prim vermemeli. Bunun yani sira, sahnedeki tüm siyasi partilere, STK’lara, aydinlara görev düsüyor. Biz HAK-PAR olarak hem silahlarin susmasi, hem de Kürt sorununun çözümü ve demokratiklesme yönündeki tüm adimlara destek verecegiz, bunun için yapici ve önerici olacagiz.
————————————————
Milat Gazetesi- 15 Ocak 2012
Dengê Kurdistan


