Makale

Çankaya dansi

Bugünkü ‘Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinde Demirtas’in cumhurbaskani adayligini isleyen köse yazilarini muhakkak siz de okumussunuzdur. ‘Kürtlerin dostu’ ve de ‘liberal-demokrat’ görünümlü pasa torunu Cengiz Çandar’in, Can Dündar’in ve yeni bir siyasi yildizin dogusunu müjdeleyen Eyüp Can’in yazilarini kast ediyorum.

Önce sayin Eyüp Can’in su tesbitine bir bakalim: ”Ekmeleddin Ihsanoglu’nun CHP’den adayligi nasil bir anlamda siyasette ‘muhafazakarligin örtük zaferi’ ise, Demirtas’in Çankaya adayligi da HDP’nin Türkiyelilesmesi adina Kürtlerin zaferi.’ diyor.

Zaferden kim neyi anlar? Ona bakmak gerekir.

Bu meselede Kürtlerin zaferinden bahs etmek mümkün degil. Aksine bu talihsiz bir durumdur. Çünkü hiç olmasa Turgut Özal gibi Kürtlere federasyon önerecek kadar Kürt Ulusal Sorununda samimi olan bir aday da yok karsimizda. En olumsuzu da Sayin Demirtas’in Kürtler adina entegrasyon bayragini Çankaya’ya tasimak isteyen bir aday olmasi…

Anadoluyu ve Kürdistan’i sadece Türklerin vatani olarak görmek isteyen ve bunun için yüzyildan beri Kürtleri ve dindar halk çogunlugunu demir yumrukla ezmek isteyen Ittihat-terakici kemalist’ zihniyetin bir zaferi olarak görenler olabilir belki. Cengiz Çandar gibi…

Çandar, Demirtas için ‘Gönlümün cumhurbaskani’ diyor. Tabii! Niye olmasin ki? Kürt milletine devlet olmayi ‘haram’ gören, 2,5 milyon Kürdün oyu, cani ve mali ile güç alan, entegreci bir siyasi gücü savunmaniz kadar dogal bir sey yok. Herhalde sikça ‘Kürt siyasi hareketi’ diye lanse ettiginiz dostlariniza ‘Yav Kürtler de bir ulustur, her ulus gibi onlarin da devlet kurma hakki var, siz niye karsisiniz?’ veya; ‘mensubu oldugun 25 milyonluk Kürt halkinin kendi anadilinde egitim görmesi yasak olan bir ülkede reisicumhur olmaniz neye yariyacak?’ demek size düsmez (!). Sizden Ismail Besikçi gibi samimi kürt dostlari olmanizi beklemek saflik olur.

Su giderek küçülen dünyada, haritasi degisim sürecine girmis Ortadogu ve Yakindoguda, Kürtleri bu denli ehlilestirip (hemde Kürtlerin eliyle) Türk devletine bir daha sökülmiyecek sekilde yeniden monte etmeyi hayal eden ‘dost’larimizdan biri de Cumhuriyet yazari Can Dündar dir. ‘Demirtas, -Türkiye halklarini pesi pesine zikrettigi iki listeyi saymazsak- sadece bir kez ‘Kürt’ dedi dün… Onun disindaki vurgu hep ‘Demokratik Türkiye’yeydi. Kürt sorununun çözümünün oradan geçtiginin teslimiydi bu…’ diyor. Tabii çok ‘demokratsiniz’. Türkiye’ye istediginiz ‘demokrasi’nin ne menem demokrasi oldugu belli. Daha dün Diyarbakir’da Güney Kürdistani için yapilan bagimsizlik için imza kampanyasina yapilan bombali saldiriyi kinamak dahi size düsmez degilmi?… Ne kadar az ‘Kürt’ ve ‘Kürtçe’ o kadar demokratik Türkiye…

‘Her farkli kesimin kardesçe, neseyle, ‘kizli erkekli’ dans ettigi bir Çankaya düsünsenize… Harika olmaz mi? ‘ Olmaz sayin Dündar! Bu anlayisla bos yere Kürt halkini Çankaya’nin dans salonuna sigdiramaya çalismayin. Kürt halkinin ulusal haklarina kavusmadigi yerde neseyle Çankaya’da dans edemiyecegini siz de bilirsiniz.

Haluk Agrîn

Back to top button