Makale

Cumhurbaskani hukuku isletebilir

2010’dan önce Basbakan ‘gücün hukuku degil hukukun gücü’ lafini agzindan düsürmezdi.

Bugün hukukun iptal edilmis haliyle bir teferruat olarak görülmesine ve Türkiye’nin tek kisinin iradesine teslim olmasina övgüler düzenlere bakarak gerçekte kimin veya kimlerin degisime ugradigini kestirmek mümkün. Bu durum bir anomali durumu. Siyasî hayatta tecrübe edildigi üzere geçici bir durum. Türkiye nevzuhur bir devlet degil; tecrübelerden süzülmüs kurumlari ve etraf karanlik oldugu zaman bile yön tayin eden gelenekleri var. Cumhurbaskani önemli yetkilerle yürütmenin bir parçasi. Elinin altinda hiç olmazsa alenî yanlislari ve hukuksuzluklari tespit ve bulduklarina müdahale edecek yetkiler ve mekanizmalar var. Yalin-kiliç herkese savas açan Hükümet’e güvenimiz kalmadi. ‘Devlet içinde hukuk disi bir dayanisma olmaz’ diyen Cumhurbaskani, devlet kurumlarini harekete geçirerek bizi aydinlatmali. Gerçekten bir ‘paralel devlet’ var mi? Varsa hani ispati?

Öbür taraftan TÜRGEV haberleri mansetlerden inmiyor. Basbakan’dan bu vakifla ilgili tarafsiz bilgi edinme imkânimiz yok. Hatta hukuk düzeni yürütme tarafindan sirf bu vakfa yönelik sorusturmalari durdurmak için kilitleniyor. Cumhurbaskani’nin elinin altinda vakiflari da denetleme yetkisi olan DDK var. Ne kadar gayrimenkulü ve parasi var ve nereden-nasil edinmis? DDK kestirmeden bu sorularin cevabini bulamaz mi?

Krizden çikisin anahtari artik Hükümet’in elinde degil, roller degisti; iktidar sadece can derdinde. Üzerinde seyrettigimiz alametin hangi istikamette yol aldigina dair isaret arayanlar Basbakan’i izlemeli. Politik gelismeleri, Basbakan’in akli ve basireti degil hâlâ sahip oldugu gücü etkiliyor. Basbakan’in ‘Cameron Ingiltere’de gazete kapatti’ türünden sözlerini baskasinin agzindan çikan basit bir metin gibi okumus olsaniz, ciddiye alir miydiniz? Onun siyaset tarzi öteden beri düsman üreterek kendi çevresini tahkim etmeye dayaniyor. Toplumu kutuplastirip bir kutbu ötekilestirip, diger kutbu arkaniza almak, basit ama sonuç alici bir yöntem; ancak artik problem büyüyor: 17 Aralik’tan bu yana ajanlarin, düsmanlarin, hainlerin sayisi önlenemez sekilde yükseldi. Demokrasi özünde sayilarin üstünlügüne dayandigi için sorun da buradan çikiyor. Düsmanlarin sayisi hizla artarken, Basbakan’in tek basina sahip oldugu ‘Millî Irade’nin matematigi ne durumda?

Bu sorunun cevabini ekonomik dinamikler veriyor. Hükümet’in ekonomi politikasi hizla çöküyor. Özellikle son birkaç yil ekonomi al-sat mantigi ile yönetildi. Bölgesel konjonktürün sundugu finans imkânlari bu düzeni geçici bir istikrara dönüstürdü. Basbakan’in güçlü liderligi reel üretime dayanmayan bu ekonomik refahtan güç aldi ve bir döngü halinde bu refahi besledi. Türkiye tipki 2001 krizi öncesinde 28 Subatçilarin yol açtigi tarzda kuralsiz bir ahbap-çavus (crony) kapitalizmine teslim oldu. Keyfilige itiraz eden TÜSIAD ve onun üzerinden büyük sermayeye Basbakan’in açtigi savasin sebebi dogrudan bu kuralsizlik hali degil mi? Ekonomik iktidarin araçlari Basbakan’in elinden kayiyor. Merkez Bankasi’nin faizleri yükseltme karari, bolluk döneminin sonunu haber veriyor. Finans araçlarinin tükenisini gösteren bu sonuç, Basbakan’in devlet kaynaklari ile olusturdugu ekonomik iktidarinin da sona erdigini gösteriyor. Basbakan’in arkasindaki ‘millî irade’ için belirleyici olan ekonomik refah umudu azaliyor. Dün ekonomik istikrarin garantisi olan Hükümet, bugün gelmekte olan ekonomik krizin tek sorumlusu haline geliyor.

Her varolus, kendi yokolus tohumlarini içinde tasir. Türkiye’nin yasadigi görece refahin sona ermekte olmasi ve bu sona erisi istikrar kurucu özelligini kaybeden hükumetin hizlandirmasi siyasetin gelecegini belirleyecek. Hükümet hukuku iptal ederek çikis ariyor; ama hukuksuzluk ayni zamanda kendisini de kurtaracak ekonomik çarelerin önünü tikiyor ve giderek maliyeti agirlasan bir yüke dönüsüyor.

Hukuk düzenine tekrar dönülmesi, ekonomik çözümler için de tek çareye dönüsüyor. Bu çare sadece Cumhurbaskani’nin elinde kaldi.

———————————————-

Zaman-30 Ocak

Mümtazer Türköne

Back to top button