“Cumhurun basi olan kisinin karisi”na açik mektup
Hitabin saygili olmadiginin farkindayim. Mazur görün lütfen Sayin Emine Erdogan. Bilirsiniz, balik bastan kokar; basin üslubu ayaklara da bulasiyor çaresiz.
Esiniz, Cuma namazi sonrasi cami çikisinda kendisine Bogaziçi ile ilgili sorular yönelten muhabirlere cevap vermeye çalisirken aynen söyle dedi: “Osman Kavala denilen, bu ülkede Soros’un adeta temsilcisi olan kisinin karisi da yine ayni sekilde Bogaziçi Üniversitesi’ndeki bu provokatörlerin içerisinde yer alan bir kadindir.”
Ben yine de terbiyemi korumaya çalisiyorum. Baslikta “sahsi”nin üslubuyla, “Su Tayyip Erdogan denilen kisinin karisi” demedim. Hem size hem de kendisine oy vermis seçmenlere hürmeten
Bilmem izliyor musunuz, haberiniz var mi? Bu sözlerin söylendigi saatlerde Osman Kavala, beraat ettigi davadan esinizin talimatlari dogrultusunda bir kez daha tutuklu yargilaniyor ve Tayyip Bey iktidarda kaldigi sürece gün yüzü görmesin diye tutuklulugunun devamina karar veriliyordu.
Osman Kavala, bagimsiz olmadigini açikça ve iftiharla sergileyen yargi aparatinin en küçük delile, ispata dayanmayan kararlariyla 3 yil 3 aydir Silivri’de hücrede volta atiyor. Yargilandigi davalarda -esiniz için ayni kesinlikle söyleyemem ama- siz ne kadar suçsuz ve masumsaniz o kadar suçsuz, günahsiz. Bir insanin ömrünün en verimli çaginda rehin alinip keyfî olarak içeri tikilmasinin yarattigi vicdan kanamasi ve isyan duygusu bir yana, belki bilmediginiz bir ayrintiyi da açiklayim. Kavala, suçlandigi Gezi olaylari sirasinda kimi kendini bilmez kisilerin ve provokatörlerin duvarlara yazdigi sizi hedef alan igrenç yazilari sildirmek için ugrasan kisidir. Onu yargilatan ve yargilayanlarin erisemeyecekleri bir ahlâk ve vicdana sahiptir.
Bunlari geçerken hatirlatmak istedim Sayin Hanimefendi. Asil söylemek istedigim; “cumhurbaskani” sifati da tasiyan kocanizin yillardir bu haksizligi ve zulmü Osman’la birlikte yasayan esi Ayse Bugra’yi, tümüyle gerçek disi ithamlarla töhmet altinda birakmasi, saygisizlik etmesi, hedef göstermesi.
Emeritus Profesör Dr. Ayse Bugra dünya çapinda taninan saygin bir bilim kadinidir. Ne Bogaziçi olaylariyla ne de sonuna kadar hakli ve yasal protestolarini sürdüren ögrencilerle iliskisi vardir. Benim gibi “terör iltisakli bir bozguncu” açisindan, elestirilse elestirilse böyle direnislere, toplumsal hareketlere katilmamakla, siyasî görüslerini akademik yasamina hiçbir sekilde katmamakla, sadece bilimin “militani” olmakla elestirilebilir. Çesitli protesto bildirilerinde, iktidara çagri metinlerinde, ortak açiklamalarda da imzasini bulamazsiniz. Esiniz Tayyip Bey’in, “bu provokatörlerin içerisinde yer alan bir kadindir” sözlerine cevabi da, “Erdogan’in sözlerini esefle karsiliyorum, ülkem için üzülüyorum” olmustur sadece. Eger okursa, bu satirlari yazdigim için bana bile kizabilir.
Asagilayici kaba üslup bir yana, “Provokatörlerin içerisinde yer alan kadin” ithamini, daha dogrusu yalanini kim uydurup da esinize servis etti, merak ediyorum. Biliyorsaniz, esinizin ve kendinizin selameti için o kisiyi/kisileri hemen çevrenizden temizleyin. Yok kocanizin kendi fikriyse Artik siz bilirsiniz.
Yillar önceydi, Gezi olaylari sirasindaki polis saldirilarinda (ki o günlerde görevde olan emniyet güçlerinin çogunun FETÖ’cü örgütlenmeye mensup olduklari anlasildi), evinden çikmis firindan ekmek almaya giden 14 yasindaki Berkin Elvan bir polis tarafindan vuruldu. Ekmek almaya degil de gençlik hatta çocukluk heyecaniyla Gezi’ye gidiyor olsaydi ne degisirdi ki! Vurulmasi mi gerekirdi!
Sayin Emine Erdogan, caninizi sikmak, vicdaninizi sizlatmak pahasina hatirlatmadan geçemeyecegim; O zaman AKP Genel Baskani olan (hâlâ da öyle ya!)Tayyip Erdogan katildigi bir seçim mitinginde, Berkin’in annesini, meydanda toplanmis, sadece sagduyusunu degil vicdanini da yitirmis kitlelere yuhalatti.
Çocugu ölmüs bir anneyi kim olursa olsun, hangi nedenlerle olursa olsun yuhalatmak!.. Siyasî olarak benim için çoktan bitmis olan kocaniz, o anda insan olarak da bitti gözümde. Ve garip sey; sizi düsündüm, sizin için üzüldüm: Bu kisiye, bu yasama yazgili oldugunuz için. Sonra da, acaba Emine Hanim bu olayla ilgili esine hiç uyarida bulunmamis midir, diye sordum kendi kendime.
Simdi size sormak istiyorum: Ayse Bugra için söylenen ve gerçekle en küçük iliskisi bulunmayan bu sözleri bir kadin olarak, bir anne, bir es olarak içinize sindirebiliyor musunuz? “Evet” diyorsaniz, yazik. Demek insanin midesi bu kadar genisleyebiliyor! Hayir, diyorsaniz, o zaman lütfen bir sey yapin. Bu dilin, bu üslubun hepimizi, bütün Türkiye’yi nasil zehirledigini esinize anlatmaya cesaret edin. Öldürülen çocugun annesini yuhalatmanin ve/veya Ayse Bugra’yi terörist ilan etmenin, hem ülkeye hem de iktidar hirsiyla sadece siyasî degil insanî degerleri de unutan esinizin sahsina gelecekte nelere mal olacagini, tarihin ne diyecegini hatirlatin lütfen.
Hani bazen çocuklar kötü bir sey yaparlar da anneleri yerin dibine geçer, çocuk adina anne özür diler. Eger esiniz Sayin Erdogan, ülkenin sürüklendigi cinnet ortamindan bir an siyrilip Berkin’in annesinden ve Ayse Bugra’dan af dilemezse, bir kadin ve bir anne olarak onun adina siz özür dileme büyüklügünü gösterin. Çünkü siz, herhangi bir es degil “firstlady”siniz, örnek olmalisiniz.
Saglik dilekleri ve selamlarla,
———————————————–
7 Subat 2021
Oya Baydar