Darbe, darbe ittifaki dagildigi için basarisiz olmus olabilir
Gazeteci Ahmet Sik, darbe girisiminin iki gün ardindan Twitter hesabindan yaptigi açiklamalarla darbe girisimine iliskin cevaplanmasi gereken sorulari vurguladi.
Ahmet Sik: Darbe, darbe ittifaki dagildigi için basarisiz olmus olabilir
Gazeteci Ahmet Sik, darbe girisiminin iki gün ardindan Twitter hesabindan yaptigi açiklamalarla darbe girisimine iliskin cevaplanmasi gereken sorulari vurguladi.
Ahmet Sik’in yazdiklari söyle:
Üzerinden henüz iki gün geçti ancak 15 Temmuz darbe girisimiyle ilgili dogrulugundan emin olamadigimiz çok fazla bilgi ortaliga saçildi. Ilk andan itibaren olagan süpheli ilan edilen Cemaat kimilerinin iddiasina göre darbe girisiminin beyniydi. Isin dogrusu, pek ihtimal vermesem de eger hakikate uygun ve bagimsiz bir sorusturma olursa, zamanla anlasilacak. Su ana kadar anlatilan çok fazla sey olmasina ragmen hâlâ yanitsiz çok fazla soru orta yerde duruyor.
En sasirtici olan, bugüne dek siddet içeren herhangi bir eylemi olmadigi düsünülen, varsa da henüz kanitlanamayan Cemaat’in fail olmasi. Ne bu saskinlik Cemaat’i aklamak için ne de eldeki verilerle Cemaat’in tek basina fail ilan edilmesi için yeterli nedenimiz var.
Cemaat’in kamusal alan olusturmak için diyalog yanlisi tutum takinan ‘sivil’ yani, gerçek yüzünü gizlemeye yönelik bir maskeden ibaretti. O maskenin ardinda gizlenenler, komplolarla dolu kuskulu siyasal toplumsal davalarda, kimilerince görülmek istenmese de ortaya çikmisti. Bu gerçegi görmek istemeyenlerin basinda bugün Cemaat’in azili düsmani olan Cumhurbaskani Erdogan, AKP ve destekçileri geliyordu.
Bu kesimlerin, Cemaat’in ne oldugunu görmezden gelmekle kalmayip yakin geçmisin suç ortakligini yapanlar oldugunu tekrarlamakta fayda var. Konuya dönersek, ’15 Temmuz darbe girisiminde Cemaat tek basina mi hareket ediyordu?’ en önemli soru olarak karsimizda duruyor. TSK’nin siyasal bir bütünlük tasimadigi, hayli etkin olmakla birlikte Cemaat’in tek basina darbe yapabilecek gücü olmadigini söyleyebiliriz.
Darbe girisimiyle ilgili su ana dek gözaltina alinanlarin sayisi 6 binden fazla ve aralarinda Cemaatçi olmadiklari bilinenler de bulunuyor. Darbe plani belgeleri ve görevlendirme listelerinde Cemaatçi olmayanlarin da bulundugundan hareketle Cemaat’in yalniz olmadigi söylenebilir. Buna ragmen darbenin neden basarili olamadigina iliskin akla gelen en yatkin açiklama ise darbe ittifakinin dagilmasi olabilir.
Ittifakin dagildigi TSK içinden pes pese gelen ‘Emir komuta zinciri içinde olmayan bir kalkisma’ açiklamalarindan ortaya çikti. Zaten bu açiklamayi yapan ve kimisi Cemaatçi olmayan bazi rütbeliler su anda darbe girisimi suçlamalariyla gözaltina alindi. Seklen 1962-63 Talat Aydemir darbe girisimlerinde yasanan satislarin 15 Temmuz’da da tekerrür ettigini söyleyebiliriz. Bu nedenle darbe girisimin basarili olmamasinin en önemli nedeninin darbeciler ittifakinin dagilmasi tespiti yanlis olmaz.
‘Siviller sokakta demokrasiye sahip çikti o yüzden olmadi’ söylemi hem bir gerçek hem de ajitasyondan ibaret. 15 Temmuz gece yarisini geçene dek sokaklar bos olmasa da kalabalik degildi. Hükümet dâhil herkes kimin kazanacagini anlamaya çalisiyordu. Ittifakin dagildiginin anlasilmasiyla ibrenin hükümetten yana döndügü noktada AKP tabanini sokaga dökme çagrisi yapti. Burada ilginç olan sürekli ‘ordu içinde küçük bir grup’ vurgusu yapildigi halde geri kalan büyük grubun ortalikta gözükmemesiydi. Darbecilerle, polisler ve silahli olan ve olmayan siviller çatisirken TSK’nin tepeden asagiya geride kalan o büyük çogunlugu neredeydi? Savas yasanan Ankara’da 1. Kolordu’daki binlerce asker ve komutan hem de TSK’nin kalbi Genelkurmay isgal edilmisken neredeydi?
Istanbul’da köprüyü tutan askerlerin sayisi 100 bile degilken, binlerce askere sahip 1. Ordu Komutanligi birkaç kilometre uzaktaydi. Komutani darbe karsiti açiklama yapmis olan 1. Ordu emrindeki askerlerin neden darbecilere müdahale etmedigi izaha muhtaç degil mi? Eskisehir, Balikesir, Diyarbakir, Bandirma, Merzifon hava üslerindeki 100’den fazla F16 varken TBMM bombalanirken neden müdahale edilmedi? Bu sorular nedeniyle darbeye dolayli bir ortaklik anlamina da gelebilir ki bu Cemaatçi olmayanlarin gözaltina alinmalarini da açiklar.
Darbe girisimi sonrasi yargi basta olmak üzere bürokraside baslayan tasfiye bir firsatçiliktan ibaret. Bu TSK için de geçerli olabilir. Bir darbe ittifaki süphesi ortada ve yüzlerce rütbeli isin içindeyken Genelkurmay, MIT ve Emniyet istihbarati nasil olur da bunu bilemez? TSK’den tasfiye edilecek olan ve darbe girisiminde rol alan Cemaatçi askerler teknik takip altindayken istihbaratin haberi yok muydu? Sorular çok fakat bir tek seyden emin olabiliriz: AKP ve Erdogan’in, TSK ile uyumlu olursa parti-devleti modeli için artik engeli kalmadi.
———————————————————
Siyasi Haber- 18 Temmuz
Ahmet Sik