Degerler egitimi ya da ögrencilere vaazlar
Egitim sürecinin ‘deger aktarimi’ dedigimiz seyden tümüyle arindirilabilecegini hayal etmiyorum elbette. Okul egitimi ‘begenin begenmeyin – bu aktarimi her derste, her ünitede, egitimin her asamasinda, agir agir, parça parça, alttan alta yapar zaten.
Ama bunun bir de ideolojik bir kampanya haline getirilip, kör kör parmagim gözüne misali, ‘degerler egitimi’ adiyla bir seferberlik seklinde baslatilmasinin toplumun bir kesimi tarafindan bir ‘meydan okuma’ olarak algilanmasinda sasacak bir sey yok.
Simdi olan tam da bu…
* * *
Tartisma, Milli Egitim Bakanligi’ nin Hizmet Vakfi adli dini bir vakifla 2014 Temmuz ayinda imzaladigi protokol kapsaminda, ekim ayinda 81 ilin valiligine, bu vakif tarafindan hazirlanan ‘Degerler Egitimi Kitapçigi’ adli bir brosür yolladiginin anlasilmasiyla patlak verdi.
‘Evlerimizi, yuvalarimizi Islami ölçülerle ve imanin isiginda kurdugumuz takdirde yuvalarimiz bir cennet kösesi, saadet ve huzur bahçesi olur.’
‘Dininden ve ahlakindan razi oldugumuz bir kimse kizimiza ve oglumuza talip olursa, ‘kolaylastiriniz, güçlük çikarmayiniz’ hadisiyle amel etmeliyiz.’
‘Hastalik, insana, ölümü, kabri ve ahireti bilip ona göre hazirlanmasi gerektigini hatirlatir. Hastalik, sabun gibi günah kirlerini yikar ve temizler. Insanin hastalik ve sikintilarla günahlari dökülür. Vücudumuzdaki hastaliklar Cenab-i Hakk’in bir hediyesidir.’
‘Oruç meleklige yükselistir’
‘Ölüm bir nimettir’
gibi görüslerin yer aldigi bu kitapçik Türkiye’deki tüm örgün ve yaygin egitim kurumlarinda ve bu arada devlet ögrenci yutlarinda seminerler seklinde verilecekmis. Hatta bazi kentlerde seminerlere baslanmis bile.
Gerçi MEB, Hizmet Vakfi’yla protokolun yapildigini, bu vakif tarafindan böyle bir kitapçik hazirlandigini ama kitapçigin içeriginin tahrif edildigini açikladi ama bu açiklama da içimizi pek rahatlatmiyor.
Zira, deger egitimi denen egitimin bir nevi cuma vaazlari gibi düsünüldügünü anlamak için elimizdeki tek veri bu brosür degil. Mesela, Istanbul Milli Egitim Müdürlügü’nün ‘Degerler Egitimi Yillik Plan Örnegi’ isimli belgesinde, ‘Kaynaklar’ listesinin birinci sirasinda ‘Temel dini kaynaklardan, kutsal metinlerden yararlanilacagi’ belirtilmis. ‘Yapilacak etkinlikler’ listesinin birinci sirasinda da islenecek degerlerin önemini anlatan özlü sözler, ayetler, hadisler ve siirlerle panolar hazirlanmasi öneriliyor.
* * *
Peki bunun nesi kötü; diyenler oldugunu biliyorum. Öyle ya, gençlerimiz Cuma’ya gitmiyorsa, biz Cuma’yi okullara getiriyoruz, fena mi?
Evet, fena
Çünkü bunu yaptiginiz anda çocuklarinin yuvalarini Islami ölçülerle kurmasini arzu etmeyen anne babalara emrivaki yapmissiniz, onlarin çocuklarinin ahlaki formasyonunu belirleme hakkini ellerinden almissiniz demektir.
Sizin ‘iyi’nizi, toplumun baska kesimlerinin ‘iyi’si ile tokusturmus ve kaçinilmaz kavga ortamini yaratmissiniz demektir.
Aslinda Kemalist rejim de zaten 90 yil boyunca ayni seyi yapti. Türkiye’de Cumhuriyet tarihi Milli Egitim sistemimizin tek amaci genç kusaklari endoktrine etmek oldu. Egitim denen sey, çocuklari bilgilendirmek degil, belli bir tornadan geçirmek için yapildi. Herkesin Atatürkçü olmaya mecbur birakildigi, resmi tarihle beyinlerin yikandigi on yillar yasandi. Simdi de ayni sey tersinden yapilmaya çalisiliyor.
Her iki cenah da degerler egitiminin atesli bir savunucusu…
Farklari sadece degerlerinin farkli olusu…
Ama sonunda her iki cenah da degerlerin okulda ögretilebilen, dayatilabilen seyler degil; hayatin her aninda ve alaninda yasanan deneyimler içinde olusan, edinilen seyler oldugunu ögrenecek…
“Bati degerleri” dayatmasinin basina gelen kaçinilmaz son “Islami degerler” dayatmasinin da kaderinde sirasini bekliyor.
—————————————————-
Aksam-17 Ocak
Gülay Göktürk

