Demokrasi yalnizca sandik degildir!
‘Demokrasi’ yalnizca ‘sandik’ degildir cümlesi bir ‘klise’ olsa da klise olmayi hak edecek kadar üzerine düsündügümüz bir kavram da degildir. O nedenle de üzerinde ne kadar dursak, ne kadar tartissak ve ne kadar düsünsek azdir. Demokrasiyi bilmeyen halka anlatmak ve benimsetmek için bizim merkez sag siyasetin buldugu yol, demokrasi kelimesini ‘Demir Kir At’ olarak yazmak ve telaffuz etmekti. Diyeceksiniz ne alaka? ‘Demokrasi’ ve ‘Demir Kir At’! Ikinci dünya savasi sonrasi moda olan ‘demokrasi’ kavramini topluma sevdirebilmek için Menderes ve arkadaslarinin buldugu bu deyisin, demokratik bir yönetim biçimini anlatmak için akla gelecek en son tiniyla, yönetimin ‘demirden’ oldugunu söylemek ne kadar akillicaydi bilinmez ama toplumumuz böyle ögrendi bu kavrami.
Yalnizca merkez sag siyaset de degil demokrasi konusunda özürlü olan bence. Solun da bu durumdan nasibini almasi gerektigi muhakkak. Solcular da demokrasiyi her nedense hep ‘burjuva demokrasisi’ olarak anladilar ve bundan da pek vazgeçmediler. Sonralari bir ‘halk demokrasisi’ laflari tekerlenir gibi olduysa da üçüncü dünyaci bu vurgunun da demokrasiyle pek bir ilgisi yoktu ve olmadi. Örnegin, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti bunlardan biriydi.
Burada demokrasinin anlam ve önemi üzerine bir tartismaya girmek degil niyetim. Yalnizca bir yönetim tarzi olarak ‘halk egemenligi’ anlamina gelen bu kavramin günümüzdeki içeriginin demokrasinin bir yasam tarzi, insana, topluma ve dogaya karsi bir davranis tarzi olarak anlasilmakta oldugundan söz edersek altini çizmek istedigim konu baska. Bu konu hepimizin toplum olarak demokrasinin anlam ve önemini yeniden yeniden düsünmesi ve tartismasi gerektigidir.
Bugün Türkiye’de öyle ya da böyle bir tek adam yönetimi ihdas edilmis durumdadir. Üstelik bu yönetimin ‘sandikta’ hile ile gerçeklesmis oldugu da ortadadir. O nedenle de biz eger hala ‘demokrasiyi’ ‘sandik’ ve ‘seçimler’ olarak anlamaya devam edersek referandumda ‘hayir’ diyerek bu yönetime karsi çikmis kesimlerin taleplerini de yeterince anlamamis oluruz. Çünkü ‘hayir’ diyenlerin gönlünde tek adam yönetimine karsi çikmak kadar toplumumuzun gerçek anlamda ‘demokrat’ ve ‘demokratik’ olma arzusunun yattigi da açiktir. Bu insanlar; farkli kimlikleriyle birlikte baris içinde yasamak isteyen, esit haklara sahip ve kendi hayatlariyla ilgili kararlarda kendilerinin de dahil edilmeleri gerektigini arzu eden insanlardir.
Bunlari, bugünlerde Türkiye’nin çesitli illerinde referandumda hayir demis insanlarin 2019’daki seçimlerde daha da güçlenerek çikabilmesi için yapilan toplantilarda olusturmak istenen vizyonun farkli bir demokrasi anlayisinin altini çizmesi gerektigi için söylüyorum. Bir baska ifadeyle altini çizmek istedigim, böyle, çok çesitli egilimleri ve çok çesitli kesimleri barindiran toplumun üzerinde uzlasmaya varabilecegi kavramin bu içerikteki bir demokrasi kavrami oldugunun altini çizmek.
2019’a giderken insanlarimizin gönüllerini harekete geçirecek en önemli cümlelerin demokrasinin bir yasam tarzi olarak herkesi kucaklayan özelliklerini öne çikaran, kardesligi, birlikte yasamayi ve belki de en önemlisi hayatimizi etkileyen kararlara katilmayi seslendiren yeni bir demokrasi anlayisindan türetebilecegi açiktir.
Bence bu denemeye degerdir!
—————————————————-
Arti Gerçek-2 Haziran
Erol KATIRCIOGLU