Makale

Demokratik barisçi mücadele ve HAK-PAR

Günümüzde tüm dünyada yükselen degerler arasinda, ileri demokrasi, insan haklari, demokratiklesme ve ulus üstü hukuk yer almaktadir. Bu degerler ile bunlarin yasam buldugu ülkeler uluslararasi iliski ve yaratilan avantajlardan istifade eder, gerekli paylarini alirlar.

Ülkelerini kalkindirarak halklarinin refah seviyesini yükseltme sansi bulurlar. Bu nedenle olusan huzur ve güvenli ortam, bu ülkelere beraberinde yeni firsatlar da getirebilmektedir.

Öte yandan bu degerlerin yasam bulmadigi, otoriter, totaliter ve benzeri yönetimli ülkelerde ise huzur olmadigi gibi kargasa ve kaos eksik olmaz. Bu ülkeler eger çok etnik ve çok mezhepli bir demografik yapida ise bunlarin isi daha da zordur.

Ortadogu’da oldugu gibi bu ülkelerde hiçbir zaman anarsi durmaz.

Çözümlenemeyen etnik ve mezhepten kaynakli sorunlar, her türlü istismara açik olur. Emperyal devletler de bu firsatlari kendi çikarlari için, kullanmaktan imtina etmezler. Bu gibi ülkeler genellikle geri kalmis ülkelerdir. Kaynaklarini bu nedenle rasyonel kullanamazlar. Dis destege muhtaç olurlar. Emperyal devletler için Pazar konumuna düserler. Ortadogu ülkeleri, silahtan tutun tekstile, kimyadan tutun otomotive kadar her türlü mal ve hizmetin pazari durumundadir. Yeralti ve yer üstü kaynaklari bile disariya gider, mamul madde olarak geri döner. Dolayisiyla her bir emparyel devletin, geçmisten bugüne Ortadogu da su veya bu nedenle iliski kurdugu, gerektiginde sahiplendigi, korudugu bir ülke vardir.

Emperyal ülkeler bu yerlerde kendi çikarlarini korumak üzere üsler kurarlar. Üs kurduklari ülkelerle çikar iliskisine girerler.

Özellikle Ortadogu’da ki bu görünüm Kürd sorununu yakindan ilgilendirmektedir. Çünkü Kürdistan 4 parçaya Kürdlerin rizasi disinda bölünmüs ve her bir parçasi bir baska devlet sinirlari içinde kalmistir. Bu dört devlet; Türkiye- Suriye- Iran- Irak Kürd sorunu ve haklari söz konusu oldugunda, geçmisten bugüne kadar hep ortak olumsuz tutum içerisinde olmuslardir. Olmaya da devam etmektedirler. Ayni zamanda Kürd sorunu ivme kazandiginda, bu dört devlet ile birlikte, bunlarla iliski içinde olan emperyal devletler de devreye girmektedir. Bu tarz iliski genellikle Kürdlerin aleyhine sonuçlar vermistir/vermektedir.

O halde Kürd siyaset kurumlari bu kadar olumsuz kosullari göz önüne alarak, hak ve hukuk mücadelelerini planlamak, stratejilerini bu duruma göre hazirlamak zorundadirlar. Çünkü Kürdlerin destek alabilecekleri bir kardes devleti yoktur. Dis destek almalari, Ortadogu’nun nesnel kosullari geregi oldukça zordur.

Bunun içindir ki Kürdlerin isi çok zordur. Öncelikle Kürd siyasetinin yapmasi gereken ilk adim, siyasette ortaklasmadir. Mümkünse tek ses olmaktir. Birlik yapmaktir. Önce her parça kendi arasinda saglikli bir program etrafinda birleserek, kurumsallasmalidir. Eger dört parça da bu tür siyasi örgütlenmeler hayat bulursa mücadelede avantajlar yakalanabilinir. Her dört parçada organizasyonlari birbirleri ile iyi bir diyalog ve isbirligi yapmalari halinde saglikli siyaset yapilabilinir.

Kürd siyasetinin Kuzey ve Güneyde barisçi, demokratik bir kulvarda olmasi gerekir. Her iki parçada iyi diplomatik çalisma, olusacak birliktelik ile sonuç alinabilme ihtimali yüksektir.

Kuzey’de gelecekte bu firsati yaratmak adina bu amaçla bilindigi gibi, bir birlik projesi olarak HAK-PAR kuruldu. HAK-PAR gerçekçi degerlendirmeler sonucu, Kürdlerin demokratik ve barisçi kulvarda birligini saglayabilecek, milli, demokratik bir program ile kuruldu. Bugün ayni amaç ve program ile örgütlenmesini tamamlamaya çalismaktadir.

Siddeti çözüm görmeyen Kürd siyaset kurumlari ve aydinlari HAK-PAR projesine sahip çikmalidirlar. HAK-PAR Programinin bazi engelleri asmasi halinde (Seçime girme hakki gibi) Kürd halki ile Türkiye’de demokrasi baris ve özgürlük isteyen gruplardan çok ciddi destek alabilir. O zaman HAK-PAR fonksiyonel bir parti olur. Basta Kürd sorunu olmak üzere diger sorunlarin çözümünde taraf olabilir.

Özellikle bütün Kürd aydin, siyasetçi ve yurtseverlerini bu durumu göz önüne alarak HAK-PAR ‘da siyaset yapmaya davet ediyoruz.

Hak elde etmenin, özgürlesmenin baska bir çikar yolu görünmüyor. 03.01.2018

Refik KARAKOÇ
Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR)
Genel Baskani

Refik Karakoç

Back to top button