Haber

Diyarbakir Çira ve HAK-PAR’dan ortak basin açiklamasi

BASINA VE KAMUOYUNA

Degerli basin mensuplari ve mazlum halkimiza,

2012’ye girdigimiz bu saatlerde dünyanin birçok yerinde kutlamalar varken bizler yas tutuyoruz. Üç gün önce Uludere’nin Ortasu (Roboski) köyünde devletin savas uçaklari, 35 Kürt köylüsünün üzerine bomba yagdirarak onlari hunharca katletti.

Dün Dersim’di, Zilan’di, Nevala Kasaba, 33 Kursun, Halepçe idi, Sengal idi. Bugün ise Roboski katliamidir. Roboski artik bizler için Dersim, Zilan, Nevala Kasaba, 33 Kursun, Halepçe ve Sengal’dir.

Bu ilk katliam degildir ve öyle görünüyor ki son katliam da olmayacaktir.

Halkimiz yüzlerce yildir zor ve baski altinda ezilmektedir. Bu baskilara karsi halkimiz hiçbir zaman bas egmemis ve her zaman özgürlük mücadelesi vermistir. Halkimizin düsmanlari da her zaman halkimiza savasi dayatmis, katliamlarla halkimizi bitirmek istemislerdir.

Bilindigi gibi hassas bir dönemden geçmekteyiz. Bir yandan Ortadogu’daki Arap Bahari’nin bölge ve ülke üzerindeki etkileri, bir yandan da yeni anayasa hazirlama süreci. Bizler çok iyi biliyoruz ki bu dönemlerde büyük olaylar gerçeklesir ve çogu zaman bu olaylarda onlarca insan hayatini kaybeder. Bizler onlarca kez bu dönemlerde bu tür olaylarin sahidiyiz.

Roboski’de yasanan katliam da bu olaylardan bir tanesidir. Bu olayda aydinlanmayi bekleyen birçok karanlik nokta vardir. Zira sinirlarin konuldugu günden bugüne birçok sinir köy ve kasabasinda insanlar geçimlerini saglamak için kaçakçilikla ugrasir. Kaçakçilarin yol ve güzergâhlari devletçe de bilinmektedir. Bu bilgiye ragmen nasil olur da çogu çocuk ve genç olan bu insanlarin üstüne bomba yagdirilir. Savas için bütün olanaklara sahipken neden o masum insanlarin katir sirtinda kaskati kesilmis gencecik bedenlerin tasinmasini izlediniz.

Bu katliama dair baska iddialar da vardir ki devletin ve hükümetin sessiz kalmamasi ve arastirma yapmasi gerekmektedir. Kaçakçilik yapan bu insanlarin olay gecesi askerlerce baska bir tarafa dogru yönlendirildiklerine dair iddialar, MIT-PKK iliskilerine dair iddialar ve yeni anayasa yapim sürecinin bu olaydaki rolü… Sayin Basbakan’in bu iddialarla ilgili gazetecilere laf yetistirecegine, geregini yapmasini talep ediyoruz.

Degerli basin mensuplari;

Sikâyetçiyiz!

Her seyden önce devletin ve hükümetin tavrindan sikâyetçiyiz. Türk kamuoyu ve basinindan sikâyetçiyiz.

Bu felaket hangi Avrupa ülkesinde yasansaydi hükümet, en azindan içisleri bakani ve genelkurmay baskani istifa ederdi. Devlet yetkilileri sessiz kalmaz bir özür dileme geregi duyarlardi.

Bu noktada içisleri bakani ve genelkurmay baskani istifa etmelidirler. Cumhurbaskani ve Basbakan halkimizdan özellikle de Roboski köylülerinden özür dilemelidirler.

Bu olayin gerçeklestigi gün Türk kamuoyu ve Türk basini sessiz kaldilar. Nerdeyse aksam saatlerine kadar Türk basini olaya dair ne bir görüntü yayinladi ne de bir haber geçti. Bu durum basin ahlaki açisindan çok vahim bir durumdur. Öyle görünüyor ki basin, AKP hükümetinin oluru olmadan hiçbir seyden bahsedecek durumda degildir. Hakeza Türk kamuoyu sessiz kalmakla birlikte, Kürt halki yas tutarken onlar yeni yili kutlamanin heyecanina kapildilar.

Bir kez daha bilinmesini istiyoruz ki ülkedeki en büyük sorun Kürt sorunudur. Bu sorun ret, inkâr, baski, sürgün ve katliamlarla çözüme kavusturulamaz. Devlet bu inadindan vazgeçmelidir. Bunun için her seyden önce siyasi ve askeri operasyonlara son vermelidir. Yeni anayasa yapim sürecinde Kürtlerin varligi kabul edilmeli ve sorunun adil bir sekilde çözümü saglanmalidir.

01.01.2012

HAK-PAR Diyarbakir Il Örgütü
Diyarbakir ÇIRA Kültür ve Sanat Dernegi

Dengê Kurdistan

Back to top button