Dokunulmazliklarin kaldirilmasi(2)
Dokunulmazliklarin kaldirilmasina iliskin AKP’nin Meclis Baskanligi’na sundugu öneri, ‘geçici’ bir nitelige sahip. Buna göre, Anayasa geçici bir madde konulacak ve kanunun yürürlüge girdigi anda mevcut bütün dosyalar ilgili savciliklara gönderilecek. Böylece Anayasada dokunulmazligin kaldirilmasi için gerekli olan bütün sartlarin etrafinda dönülecek ve dokunulmazlik haklarindan mahrum edilen milletvekillerinin dogrudan yargilanmasina geçilecek.
Meclisin görüsecegi bu düzenleme tamamen hukuka aykiri. Bir kere, mevcut anayasa milletvekillerine ceza yargilamasinda bir muafiyet hakki tanimistir. Geçici bir madde ile milletvekillerine taninan bu hak ellerinden alinamaz. Zira ceza yargilamasinda süpheli, sanik ve hükümlülerin aleyhindeki bir düzenleme geriye yürütülemez.
Ikincisi, bir milletvekilinin dokunulmazliginin kaldirilmasi için takip edilmesi gereken bir prosedür var. Dosyalar ilk önce Karma Komisyon’da ele alinir. Ardindan Meclis Genel Kurulu’na gelir, tek tek görüsülüp karara baglanir. Genel Kurul’un iradesi dokunulmazligin kaldirilmasi yönünde tecelli ederse, o vakit hem dokunulmazligi kaldirilan milletvekili ve hem de baska bir milletvekili bu karara karsi 7 gün içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne basvurma hakkina sahip olur.
AKP’nin önerisi, bütün bu süreçleri tepetaklak ediyor. Vekillerin savunma ve itiraz haklarini ellerinden aliyor. Açik bir hukuk kuralidir: Hiç kimse bir fiili isledigi esnada tatbik edilmesi gereken usul kurallarinin aleyhindeki bir düzenlemeye tabi tutulamaz. Oysa Meclis’teki düzenleme tam da bunu yapiyor. Anayasanin 2. maddesindeki ‘hukuk devleti’ ilkesini, 38. maddesindeki ceza hukuku güvencelerini, 83 ve 85. Maddelerindeki vekillere taninmis haklari berhava ediyor. Ve bu yönüyle de hem hukukun evrensel degerlerini, hem ceza yargilamasinin temel prensiplerini ve hem de mer’i anayasayi ayaklar altina aliyor.
HUKUKUN KATLI
Aslinda hem iktidar, hem de muhalefet partileri söz konusu düzenlemenin açik bir hukuk ihlali teskil ettiginin farkindalar. Nitekim basina akseden sözleri de bunu kanitliyor. Mesela AKP’nin önde gelen hukukçularindan biri ‘Meclis’teki tüm süreçleri bir kerelegine by-pass edecegiz’ diyorlar.
CHP Genel Baskani, önerinin hukuka aykiri oldugunu bildiklerini ama yine de öneriyi destekleyeceklerini ifade ediyor.
MHP sözcüleri, dosyalari tek tek görüsmenin zaman alacagindan bahisle, hukuki açidan birtakim sikintilar tasisa da bu teklifin arkasinda duracaklarini belirtiyorlar. Yani herkes bile isteye hukuku katlediyor. Bu önümüzdeki günlerde üç önemli problem dogurabilir:
Her sey den önce, bu düzenleme bir kereye mahsus. Yasa geçecek, Meclis’teki bütün dosyalar savciliklara intikal edecek ve bu düzenlemenin hükmü bitecektir. Eger yasanin kabulünün ardindan bir milletvekili hakkinda tekrar bir dosya açilirsa bu yeni dosyaya ise mevcut hükümler uygulanacaktir. Böylece ayni anda ve ayni kisiler için iki farkli dokunulmazlik rejimi söz konusu olacaktir. Meclis’i bu denli absürd bir konuma düsmemeli.
Ikincisi, ilgili hüküm geregince dosyaya bakacak yargi mercileri, ceza muhakemesine göre milletvekillerinin aleyhine olan bu düzenlemenin geregini yerine getirmekten imtina edebilirler.
Ve üçüncüsü, vekiller gerek dosyalarinin görüldügü mahkemelerde ve gerek bireysel basvuru mekanizmasiyla Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) bu hükmün hukuksuzlugunu ileri süreceklerdir. Kanimca önüne böyle bir basvuru geldiginde AYM, hükmün hukuka aykiriligini tespit edecektir. Bu da yeni bir hukuk karmasasina ve tartismasina sebebiyet verecektir.
Hülasa göz göre hukuku çignemek herhangi bir sorunu çözmez. Aksine atilmasi düsünülen bu adim, sorunu hem boyutlandirir ve derinlestirir, hem de Meclis’in sayginligina büyük darbe vurur. Dolayisiyla en dogrusu, tez elden bundan vazgeçilmesidir.
Meselenin siyasi boyutuna da bir sonraki yazida deginecegim.
———————————————–
Yeni Yüzyil-27 Nisan
Vahap Coskun