Makale

Dostlara Çagrimdir!

Son bir aydir her oturup kalktigimda veya bir seyler düsünmeye basladigimda düsüncelerim geçmise kayip gidiyor. Özellikle de siyasi mücadele içinde geçen geçmisim gözlerimin önüne geliyor.

Özgürlük Yolu ile 1975 yilinda Diyarbakir Egitim Enstitüsü’nde okurken tanismistim. Her sey ayni sinifta okuyan Orhan Miroglu’nun, bir ögle tatilinde çay içmek için beni Özgürlük Yolu bürosuna davet etmesiyle baslamisti.

O zaman büroda tanisip, etkilestigimiz arkadaslarin bazilari Kazim Budak, Aydin, Bayram, Mesut, Siddik, Yusuf ve Mehdi Zana idi. Bu arkadaslar su anda ilk aklima gelenler tabii ki. Bu tanisma sonrasi memleketim Siirt’e döndüm ve Baki, Erdogan, Ilyas, Abdullah ve Muzaffer gibi arkadaslarla sohbetlerimizde Özgürlük Yolu’nu anlattim. Daha sonra Özgürlük Yolu dergisinin Siirt’te dagitimini yaptim ve bu arkadaslarin katilimiyla Özgürlük Yolu bürosunu Siirt’te açtik. Çalismalar gittikçe yogunlasmisti. Siirt’te Egitim Enstitüsü sinavlarinda yapilan usulsüzlükleri protesto mitinginin organizasyonunu yaptik ve organizasyona Avukat Mehmet Can’in katkilarini unutamam ki daha sonralari da bu katkilarini esirgememisti bizden. Siirt Egitim Enstitüsü’nün açilisi sonrasi yaptigimiz çalismalar sonucu aralarinda daha sonra DHKD kurulusunda da yer alacak arkadaslar Nihat, Tugrul, Gülcihan, Vasfi, rahmetli Sükran, rahmetli Gülnur ve DHKD kurucu üyesi ve saymani rahmetli Nedim Saracoglu ve su anda da özverisini esirgemeyen Gülperi Sevim’den olusan ciddi bir kitlemiz olustu.

Bu süreç hizli bir sekilde devam ederken, ben Diyarbakir’da bir sürelik tutukluluk surecinden sonra 1977 yilinda Siirt’te döndügümde, Erdogan, ben, Nedim, Nihat, Tugrul, Vasfi ve Muzaffer’in kurucusu oldugu DHKD kuruldu. DHKD’nin kurulusu, çalismalarimiza büyük ivme kazandirdi. Meslek örgütlerinde örgütlenmeye agirlik vermistik. TÖB-DER ve TÜM-DER’de o dönem çok basarili çalismalar yapan Hüseyin, Kerim, Ilyas, Mümtaz, Veysi, Çetin, Nafiz, Kaddur ve daha adini sayamadigim bir yigin fedakar arkadaslar sayesinde bu iki kurum uzun dönem bizim yönetimimizde kaldi.

Bu saglikli ve hizla gelisen süreç 12 Eylül fasist diktatörlükle kesildi. 12 eylül sorusturma ve cezaevi süreci içinde hiçbir arkadasimiza ve sempatizanimiza zarar gelmemesi için direndik. Iyi ki böyle yapmisiz. Tabii ki o günden bu güne çok badireler atlatildi. Cezaevi süreci, mültecilik yasami derken uzun zaman arkadaslarla iliskilerimiz kesildi. Daha sonra tekrar görüsebildigim arkadaslarimin farkli düsünceler içinde olmalarina ragmen hiçbirinin fasist bir düsünceye sahip olmadiklarini görmek beni çok sevindirdi.

40 yillik dostluklarimiz olustu. Simdi bu uzun dostluklarin hatirina arkadaslarimdan istegim var. Önümüzde önemli bir seçim var; 7 Haziran Genel Seçimleri. Bu seçimlere düsüncelerini paylastigim HAK-PAR (Hak ve Özgürlükler Partisi) 72 ilde seçimlere katiliyor.

Arkadaslarimin tümüne ricamdir; oyunuzu ve çevrenizdeki oylari HAK-PAR (Hak ve Özgürlükler Partisi) için kullanmalarini istiyorum. Inaniyorum ki arkadaslarim bu naçizane istegimi, oy kullanirken göz önünde bulunduracaklardir.

Haydi 7 Haziran’da oylar HAK-PAR’a !

Sahin Çetin (Cemalettin Korkmaz)

Sahin Çetin

Back to top button