Makale

EKONOMIK VE SOSYAL KRIZIN TEMEL NEDENLERI VE ÇÖZÜM YOLLARI

Türkiye su dönemde büyük bir ekonomik kriz yasiyor ve bunun nedenleri iktidar bloku ve muhalefet arasinda yogun biçimde tartisiliyor.

Türkiye 1990’li yillarin sonunda, 2000’li yillarin basinda da böylesine derin bir ekonomik kriz yasamis ve bu kriz o dönemde iktidarda olan partilerin hizla yipranip baraja takilmalarina, AK Parti’nin de iktidara gelmesine yol açmisti.

Simdi AK Parti de benzer bir durumla karsilasacak mi, en azindan bu kriz onun 20 yil süren iktidarinin sona ermesine yol açacak mi? Önümüzdeki seçimler, eger bir kaza belaya ugramazsa ne olacagini görecegiz. Iktidar blokunun (AKP ve MHP’den olusan Cumhur Ittifaki) bir hayli yiprandigi açik. Bunun tek nedeni ekonomik kriz olmasa bile, onun önemli bir neden olduguna süphe yok

Muhalefetin ekonomik krize gösterdigi nedenler arasinda yolsuzluklar, kötü ekonomi yönetimi, örnegin izlenen faiz politikasi ve benzeri seyler var. Ama kanimca, 1990’li yillarin sonundaki ekonomik kriz gibi bu ikincisinin de asil nedeni söylenenler degil.

Bence Türkiye’nin yalnizca-son 20-25 yilda degil, son 50 yilda, hatta son yüz yilda yasadigi ciddi ekonomik ve sosyal krizlerin temel nedeni sunlar:

1- Kürt sorununa adil bir çözüm bulunmamasi ve bu konuda izlenen, siddete dayali yanlis politika;

2- Insan hak ve özgürlüklerinin çagdas standartlarda var olmayisi ve yine kitlelerin hak ve özgürlük taleplerinin siddetle bastirilisi.

Her iki nedenle de Türkiye baristan ve demokrasiden yoksun kaldi. Gelip geçen yönetimler Kürt halkinin ve emekçi kitlelerin özgürlük ve demokrasi taleplerini bastirmak için siddete basvurdular.

27 Mayis darbesi, ardindan gelen 12 Mart ve 12 Eylül fasist darbeleri bunun en belirgin örnekleridir. Tüm bu darbelerde mevcut parlamento ve hükümetler de feshedildi, yöneticiler zindana gönderildiler. Kürt aydinlari ve yurtseverleri, bunun yani sira ülkedeki solcu ve ilerici kesim; gençler, aydinlar, yazarlar, sendikacilar; yani emekçilerin temsilcileri cezaevlerine dolduruldu, iskenceden geçirildi. Idamlar ve yargisiz infazlar, kiyimlar birbirini izledi.

Militarizm güçlendi. Ülkenin kaynaklari silahlanmaya ve çatismalara gitti

Salt su son 50 yilda, Kürt halkina karsi yürütülen kirli savasta Yüz milyonlarca degil, trilyonlarca dolar harcandi. 60 bin dolayinda genç insanimiz ‘Kürt ya da Türk- bu savasta yasamini yitirdi. Kürdistan’da binlerce köy, onlarca kent ve kasaba yakilip yikildi, yerle bir edildi. Milyonlarca insanimiz köylerini kentlerini terk edip bölgedeki Diyarbakir, Van gibi büyük kentlere, daha çok da Bati’ya, Istanbul, Izmir, Ankara, Çukurova gibi merkezlere göç ettiler. Bu nedenle hem kendileri issizlik ve açlikla yüz yüze kaldilar, hem de söz konusu merkezlerdeki sosyal ve ekonomik sorunlar daha da büyüdü.

Yine bu nedenle, yani bölgede köyler bosaldigi, tarim ve hayvancilik yapilamadigi için, Türkiye’nin yani sira, birçok Ortadogu ülkesinin et, peynir, yag, yün gibi hayvan ürünleri deposu olan bölgede söz konusu üretim büyük ölçüde durdu ve Türkiye bu alanda da ciddi sikintilarla yüz yüze kaldi.

Iste Türkiye’de yasanan ekonomik ve sosyal krizlerin temel nedeni budur.

Eger Kürt halkinin hakli talepleri esitlik temelinde, yani adil biçimde çözülse’ki bize göre federal çözüm tam da böyledir- o zaman, Osmanli’nin son dönemi bir yana, Cumhuriyet döneminde Kürt halkiyla bunca sorun, çatisma yasanmaz, bunca kan dökülmez, ülkenin kaynaklari savasa ve siddete gitmez, trilyonlar ülkenin kalkinmasi için harcanir ve ülkeye baris gelirdi.

Bunun yani sira, temel insan hak ve özgürlükleri çagdas standartlarda, örnegin AB ölçülerinde benimsense; örgütlenme, düsünce, basin ve inanç özgürlükleri taninsa, emekçilere, solculara, ülkenin aydinlarina bunca zulüm yapilmaz, ülkede gerçek bir laiklik geçerli olur, inanç ayrimindan ve baskidan kaynaklanan Alevi sorunu ve benzer inanç sorunlari da olmazdi.

Türkiye’ye barisi ve demokrasiyi getirecek, ülkeyi ekonomik ve sosyal gelisme yoluna sokacak politika budur.

Böyle bir ülkede böylesine büyük ekonomik krizler yasanmaz ve kitleler issizlik ve yoksulluktan bunalmaz.

Ama tüm olup bitenlere, bunca aci tecrübeye ragmen ülkenin iktidar ve muhalefetteki baslica partileri, sasirtici biçimde isin bu tarafina hiç dokunmuyorlar. Kürt sorununda izlenen yanlis politikadan, bunun yol açtigi ekonomik ve sosyal yikimdan, kirli savasa giden yüz milyarlardan ve trilyonlardan söz etmiyorlar. Yüzyili askin süre emekçilere uygulanan agir baskilardan, insan hak ve özgürlüklerinin yoklugundan söz etmiyorlar.

Bu ülkede yasanan büyük ekonomik krizlerin de, diger temel sorunlarin da nedeni iste izlenen söz konusu yanlis politikalardir ve isin püf noktasi budur.

Baylar, bayanlar, gelin bu yanlis politikalardan dönelim, sorunlarimizi uygarca, esitlik ve adalet temelinde çözelim; öyle ki ülkeye özgürlük, baris ve demokrasi gelsin.

21 Haziran 2022

Kemal Burkay

Back to top button