En basit soru: PKK’nin istedigi tam nedir?
Bu soruyu belki en basta sormaliydim. Sormaliydik: PKK ne için savasiyor? Hakikaten, biri bana açiklayabilir mi?
Filmi geri saralim o zaman. En basa dönelim. Belki iki polisin susturucuyla öldürülmesine, belki Suruç’tan bile birkaç gün önceye. 11 Temmuz’da KCK’nin ‘çatismasizliga son’ açiklamasina. Ya da Bese Hozat’in 15 Temmuz’daki ‘yeni devrimci halk savasi’ yazisina.
Her seyden geçtim. Kürtlerin magduriyetinden de. Erdogan’in ve AKP’nin bütün hatâlarindan da. Dolmabahçe Mutabakatinin gerçekten bir mutabakat olup olmadigindan da. Müzakere masasini kimin tekmeleyip devirdiginden de. Sonuçta fiilî ateskesi kimin bitirdiginden de.
Havada uçusan bütün suçlamalardan da. Kendi kara mizah denemelerimden de. Kâh acaba bütün bunlari benimle ayni sarkastik, ironik tarzda mi kaleme aliyorlar dedirtecek kadar yapay, zorlama ve gerçek disi, kâh bazi imzacilari açisindan keske okumasaydim da bu isimleri görmeseydim dedirtecek kadar aci ve utanç verici bazi aydin bildirilerinden de.
Sifirdan, bos bir sayfa çeviriyor, açiyorum bir kredi. Yeni bastan baslayalim. Ikna olmaya ve simdiki pozisyonumdan vazgeçmeye hazirim. Diyelim ki karsimizda sadece ve sadece bir savas ilâni var. Bir bildiri: Devrimci halk savasini yeniden baslatiyoruz. O kadar. Baska bir açiklama mevcut degil. Ya da, sirf kendi içlerine dönük gerekçeler: ‘Seçimlerden sonra elimizdeki olanaklari yeterince degerlendiremedik’ vesaire.
Peki, onlari kendi tabaniniza anlatmaya devam edin. Bakin, ben disaridan biriyim. Clausewitz’in dedigi gibi, savas siyasetin baska araçlarla devami, uzantisidir. Dolayisiyla ben buradaki siyaseti görmek istiyorum. Benim anlayisima göre, partilerin net programlari olur. Tabii degisebilir de zaman içinde; ama bu degisikligin de net olmasi ve bilinmesi gerekir. Kâh orada kâh burada, kâh yukarida kâh asagida, önde, arkada, sagda, solda ve her yerde, her an degisen ve farkli tanimlanan, saglam kaziga baglanmayan bir program olmaz, olamaz. Keza, her mücadelenin, mücadele tarzinin ve/ya mücadele evresinin net hedef ve talepleri olur. Bu, her türlü savas için de geçerlidir. Sunlari istiyoruz, denir. Baska türlü denedik, olmadi. Olmayinca (tekrar) silâha sarildik. Falanca filanca kosullar gerçeklesirse sonlandirabilir, baris yapabiliriz.
Bu çerçevede, bana sadece sunu söyleyin: Bu asamada, tam ne için savasacaksiniz (savasiyorsunuz)? Önceki safhada, masada hangi hak ve talepleriniz vardi ki, bunlarin gerçeklesmemesi simdi savasmayi dogru ve mesru kiliyor? Savasmadan ulasamayacaginiz, savasarak ulasmayi umdugunuz, ulastiginizda savasmayi birakacaginiz hedefleriniz nedir? Diyelim ki çarpismalar sizin istediginiz gibi gitti.Hükümeti hangi noktaya getirdiginizde bitireceksiniz?
Bu soruyu, PKK kadar HDP’ye de soruyorum. Olimpos konusmayacagi gibi Kandil de benim gibi siradan Türkiye vatandaslariyla konusmaz; sadece gürleyip simsek ve gök gürültüsü yagdirir, eminim. Onun için HDP’ye dönmek en iyisi. — Selâhattin Demirtas, Figen Yüksekdag ve diger HDP liderleri; sizce PKK bu asamada tam ne istiyor ve ne için savasiyor? Bunu sizler, elbette PKK adina degil,sadece kendi yorumunuzla, kendi sözcüklerinizle, kendi anladiginiz kadariyla bana ve benim gibilere anlatabilir misiniz?
Ikinci olarak, 20-24 Temmuz arasi baslayan çatisma sürecinden öncelikle hükümeti sorumlu tutan, ‘her sey bir kisinin erken seçim hirsindan oluyor’ tarzi açiklamalara adlarini vermis olsun olmasin bütün aydinlara da soruyorum. Diyelim ki öyle; diyelim ki her sey Erdogan yüzünden oluyor. Peki siz,PKK’nin savas hedefleri nedir, anliyor ve anlatabiliyor musunuz? Bir yazi, tek bir yazi yazabilir misiniz örnegin, baska konulara girmeden, fazla lâf karistirmadan, benim gördügüm kadariyla talepleri sunlardir diye? Hak verip vermediginizi dahi sormuyorum. Sadece merak ediyorum; siz kendi kafanizda net misiniz? Istedikleri sunlardir, a – b – c diye özetleyip siralayabilir misiniz?
Sadece bir talepler platformu, lütfen. Bir de savasla iliskisi (yani neden bu hedeflere baska türlü varilamiyacaginin, aksine savasla varilabileceginin gösterilmesi).
Bu yapilsin, yeter. Her seyi bastan düsünecegim.
———————————————–
Serbestiyet-7 Agustos
Halil Berktay