Erdogan gösterdi: Baskanlik facia olur
Evet, bir tür baskanlik sistemine geçilmesi önerisi 1970’lerin sonlarindan itibaren zaman zaman ortaya atildi. 1980’lerin sonlarinda Basbakan Turgut Özal, 1990’larin sonlarinda da Cumhurbaskani Süleyman Demirel sözünü etti. Fakat öneri, hiçbir zaman bir hükümet tasarisi ya da seçim beyannamesi olarak gündeme gelmedi.
Erdogan Istanbul belediye baskanligindan beri bunu savundugunu söylüyor ama böyle bir öneri AKP programinda yer almadi. Basinda oldugu AKP hükümeti 2007 genel seçim beyannamesinde yapilacak yeni anayasayla parlamenter sistemi bütün kurum ve kurallariyla yerlestirme vaadinde bulunuyordu. Profesör Ergun Özbudun ve ekibinin Erdogan’in daveti üzerine hazirladigi, Eylül 2007’de açiklanan anayasa taslagi, bu vaade dayaniyordu.
Ne var ki Erdogan, taslagi hemen rafa kaldirdi. Denebilir ki o tarihten itibaren bütün gücü elinde toplamaya yöneldi. Ekim 2007’de cumhurbaskaninin halk tarafindan 5 yilligina iki kez seçilebilmesini öngören anayasa degisikligini halkoylamasina götürerek kabul ettirdi. Böylelikle 1982 askerÎ vesayet anayasasinin öngördügü sorumsuz ama yetkili cumhurbaskani halk tarafindan seçilir oldu. Aralik 2012’de AKP, muhalefet partilerinin karsi çikacagini bile bile, meclis Anayasa Uzlasma Komisyonu’na ‘Türk usulü baskanlik’ sistemi önererek, komisyonun dagilmasini sagladi. Anayasa uyarinca tarafsizlik yemini etmis olan Cumhurbaskani Erdogan simdilerde (son beyanina bakilacak olursa) ‘Meksika usulü’ baskanlik için AKP’ye oy isteme kampanyasi sürdürüyor.
Erdogan’in Latin Amerika ziyaretinde kesfettigi anlasilan Meksika usulü baskanlik, gerçekten ona uyar. Tek bir kez seçilebilen baskana 6 yil süreyle sinirsiz yetki verdigi için bu sisteme ‘6 yillik monarsi’ deniyor. Baskan hem devlet, hem hükümet baskani, hem de baskomutan (ama Erdogan’in iddia ettigi gibi ‘yasama organi baskani’ degil). Hem devlete, hem de üyesi oldugu partiye tam olarak hükmediyor. Yardimcisi yok. Bakanlari ve bütün bürokrasiyi tek basina atayip azledebiliyor. Iki meclisli bir parlamento var ama, sadece 1 Kasim ‘ 15 Aralik, 15 Nisan ‘ 15 Temmuz arasinda toplaniyor; yilin geri kalaninda parlamentoyu iki meclisten gelen 31 kisilik bir karma kurul temsil ediyor. Yasama, kanun yapma yetkisi esas olarak baskanin elinde. Partisinin kendisinden sonra baskanliga kimi aday gösterecegini dahi baskan belirliyor. Anlayacaginiz Erdogan idealindeki baskanlik sistemine yakinlasmis.
Peki, Erdogan baskanlik sistemine geçilmesini nasil savunuyor? Söyle: Gelismis ülkelerin ‘tamamina yakini’ parlamenter sistemle yönetildigi bir gerçek iken, o aksini iddia ediyor; (parlamenter sistemin besigi olan) ‘Ingiltere bile yari ‘ baskanliktir. Hakim unsur kraliçedir ’ diyor. Baskanlik sisteminin besigi olan ABD’nin parlamenter sistemi ’20, 30, 40 yil denedikten sonra tikanip baskanlik sistemine geçtigi’ni söylüyor. Bu inanilmaz, akil almaz laflara geçen gün bir de ‘baskanlik sistemi aslinda genlerimizde vardir’ eklendi. Ne demek istedigi açik: Biz Türkler sultanlikla yönetilmek üzere yaratildik!
Baskanlik sistemi tartismasinda, tam anlamiyla sözün bittigi yerdeyiz. Baskanlik sistemi siyasiler arasinda yüksek bir uzlasma kültürünün geçerli oldugu yerlerde yürüyebilir. Isterse ABD’den kopya edilsin, baskanlik sistemi Türkiye için facia olur. Erdogan’in performansi bunu ispatlamaya yeter, artar: Anayasa’yi fütursuzca çigniyor; bütün halkin degil, kendisine oy verenlerin cumhurbaskani gibi davraniyor; tüm muhalefeti ihanetle suçluyor; toplumu giderek daha endise verici bir sekilde kutuplastiriyor.
Yarin Erdogan (ya da bir baskasi) hangi türden olursa olsun bir baskanlik sistemiyle karsimiza çikacak olursa, basimiza gelebilecekleri tasavvur etmek dahi istemiyorum.
————————————————
Zaman-26 Subat
Sahin Alpay
